MikrokristalinSelüloz (MCC) bitki liflerinden odun hamuru olarak elde edilen a-selüloz seyreltik mineral asit ile hidrolize edilebilir. Fiziksel Veya Kimyasal Özellikleri Nelerdir? Fiziksel görünüm olarak ince beyaz neredeyse beyaz formda kristal toz özelliğindedir. Kokusu bulunmamaktadır. pH 5.0 ile 7.5 aralığındadır. Kuruyanıcı madde (katı) yanıcı madde yangınlarında ve başlangıç halindeki yangınlarda örtü olarak halı, kilim, branda, battaniye ve kum gibi maddeler kullanılırlar. Akaryakıt yangınlarında örtü olarak köpük, klor, azot, karbon amonyak gibi maddeler kullanılır Örtü olarak kullanılan malzemeler yanan cismin üzerinde Etileninçeşitli yöntemlerle polimerleştirilmesinden elde edilen, dayanıklı, parlak, birçok kimyasal Madde etkisiyle bozulmayan saydam katıya Polietilen denir. Plastik endüstrisinde genelde ismi kısaca P DOĞALGAZNEDİR? Doğalgaz yanıcı,kokusuz,renksiz ve havadan hafif bir gazdır.Metan,etan,propan azot ve az miktarda karbondioksit gazlarının birleşiminden meydana gelen bir enerji türüdür.Doğalgaz doğada bağımsız yataklarda,petrol yataklarının üstünde yada civarında bulunur.Doğalgaz hidrokarbonların karışımından meydana gelen bir gazdır.Çoğunlukla metan ihtiva eder Kömürdenelde edilen karbon monoksit ve H2 karışımından manyetik demirin katalitik etkisiyle hidrokarbonlara dönüşür. Elde edilen ürünlerden bir kısmı parafin mumudur. Bunlar çok beyaz olup, petrolden yapılan parafin mumlarından daha serttir. 50-55 karbon bulunduran sentetik parafinlerin molekül ağırlığı ortalama 750 Mazotveya diğer adıyla motorin, ham petrolden damıtma metoduyla elde edilen bir yakıt türüdür. Petrolden elde edilen 3. ana ürün olan motorin, benzinden 30 yıl sonra Rudolf Diesel tarafından bulunmuş ve dizel motorlarda kullanılmaya başlanmıştır. Benzin ve mazotun ikisi de, otomobil sanayinde araç motorunun lIKQf0N. İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın durmadan ilerleyişinin önündeki en büyük engellerden bir tanesi de enerji ve ham maddenin doğal kaynaklarla sınırlı olmasıdır. Siz değerli okurlarımıza bu sınırlamayı insanlık için büyük ölçüde kaldıran, hayatlarımızı hem iyi yönde hem de kötü yönde derinden etkileyen petrolü anlatmayı, bunu da olabildiğince geniş bir yönden ele almayı hedefliyoruz. İyi okumalar dileriz!Ham Petrolün Genel ÖzellikleriYazımıza başlarken petrolün önce ne olduğunu açıklamak doğru olacaktır. Petrol çoğunlukla sıvı hâlde bulunan, çeşitli renklerde bulunabilen, yağ kıvamında bir maddedir. Yoğun, kolaylıkla alev alabilen petrol, yeryüzünde doğal olarak bulunan katı, sıvı ve gaz hâldeki hidrokarbonların bir karışımıdır. Petrol kelimesi Latince "petra" ve "oleum" kelimelerinden türemiştir. Petra, Latince "kaya" anlamına gelirken, oleum kelimesi de "yağ" anlamına gelir. Ham petrolün rengi çıkarıldığı yere göre farklılık gösterebilir. Petrolün renginin değişkenlik göstermesinin sebebi, içeriğinde bulunan hidrokarbonların çeşitleri ve karışım oranlarındaki kaynaklardan gelen petrol örnekleri. Resimdeki petrol örnekleri soldan sağa sırasıyla Kafkaslar, Orta Doğu, Arabistan ve Fransa'dan gelmiştir. Wikimedia CommonsHam petrol içeriğine göre sınıflandırılır. Uçuculuğu ve akışkanlığı yüksek olan petrollere hafif petrol adı verilirken, ağır petrolün akışkanlığı azdır ve kolayca buharlaşmaz. Petrol içindeki kükürt elementinin miktarı da petrolün sınıflandırılmasında ayrı bir unsurdur. Kükürt içeriği az olan ham petrol kolayca arıtılabildiğinden tatlı petrol olarak adlandırılır. Buna karşın içeriğinde fazla kükürt bulunduran petrollerin arıtılmasında daha çok işlem gerektiğinden bu tip ham petrollere ekşi veya acı petrol KimyasıPetrol yukarıda da bahsedildiği üzere, bir hidrokarbon karışımıdır. Hidrokarbon olarak adlandırılan maddeler, esas olarak hidrojen ve karbon elementlerinden meydana gelmiş organik bileşiklerdir. Adlarını da buradan almaktadırlar. Hidrokarbonların ne olduğunu anlatmak için basit yapılı metan ve oktan bileşiklerini ele metan molekülünün şematik gösterimi. Merkezdeki siyah atom karbonu, çevresinde bulunan beyaz atomlar hidrojeni temsil CommonsBir oktan molekülü. Yukarıdaki gösterimle aynı şekilde, beyazlar hidrojeni, siyahlar karbonu temsil CommonsMetan, tek karbon atomunun çevresine bağlanmış dört hidrojen atomundan oluşurken; oktan, sekiz karbondan oluşur ve on sekiz hidrojen atomuna sahiptir. Bu doğrultuda, metan ve oktan aynı zamanda sırasıyla CH4 ve C8H18 olarak gösterilebilirler. Metan, oda sıcaklığı olan 25°C'de gaz hâldeyken, oktan bu sıcaklıkta sıvı haldedir. Bu iki molekülün birbirinden farklı özelliklere sahip olmasını sağlayan şey esasında molekül yapıları ve bağ kurduğu atomlardır. İşte, dünyamızda metan ve oktan gibi birbirinden oldukça farklı, çok sayıda hidrokarbon bileşiği doğal olarak bulunmaktadır. Petrol, bu hidrokarbon bileşiklerinin zengin bir karışımıdır. Parafinler, naftenler, olefinler ve aromatik bileşikler petrolü oluşturan ana hidrokarbon çeşitleridir. Petrolün içinde hidrokarbonların yanında aynı zamanda azot, kükürt ve oksijen gibi bileşenler de bulunur. Petrolün içeriğindeki hidrokarbon ve diğer bileşiklerin çeşitleri ve bulunma oranları, çıkarıldığı yere göre büyük ölçüde değişkenlik gösterirken, elementlerin bulunma oranı pek değişmez. Ortalama bir ham petrolün ağırlıkça %83-87'si karbon, %12-15'i hidrojen elementinden meydana gelir. Azot, oksijen ve kükürt N, O, S elementleri ise petrolde genellikle ağırlıkça %5'ten az miktarlarda Nasıl Oluşur, Nerelerde Bulunur?Petrolün Oluşum SüreciPetrolün ne olduğunu artık biliyoruz. Petrolün oluşumu da oldukça önemli bir konudur. Çoğunlukla organik moleküllerden meydana gelen petrol, doğal süreçlerle oluşan bir ham maddedir. Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak... Daha fazla gösterAslında maddi destek istememizin nedeni çok basit Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik. Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz. Destek Ol Okyanuslar, sayısız canlı çeşidine ev sahipliği yaparlar. Biyoçeşitliliği oldukça yüksek olan okyanusların en önemli canlılarından biri planktonlardır. Plankton, okyanuslarda yaşayan birçok türün ana besin kaynağı olan ve birçoğunun boyutu mikroskobik seviyelerde olan canlıların genel ismidir. Okyanuslarda yaşayan bakteriler, protozoalar, arkeler, diatomlar, mavi-yeşil algler ve delikliler, planktonlara birer örnektir. Plankton ismi, bu canlıların ekolojik nişine göre verilmiş genel bir isimdir. Mikroskop altında görülen Uzay Ajansı'na ait EnviSat uydusunun okyanus rengini görüntülemek amacıyla kullandığı METIS aracı ile 10 Haziran 2006'da çektiği bir resim. Resimde Norveç kıyılarında bir alg patlaması görülmektedir turkuvaz renginde.Wikimedia CommonsPlanktonlar okyanuslarda bol miktarda bulunurlar. Bunu daha iyi görebilmek için şu görseli incelemek yeterli olacaktırNASA'nın elde ettiği, dünya çapındaki planktonları gösteren resim. Resimde 1998 ile 2004 yılları arasında, kuzey yarımkürede ölçülen klorofil derişimi gösterilmekte. Bir plankton çeşidi olan fitoplanktonlar fotosentez yaparlar ve klorofil içerirler. Bu sebeple klorofil derişimini ölçmek, okyanuslarda ne kadar fitoplankton olduğunu anlamamızı CommonsGünümüzden yaklaşık 541 milyon yıl önce başlamış olan paleozoik dönemde, plaktonlar okyanuslarda bol miktarlarda Planktonlar öldüklerinde, kalıntıları okyanusun dibine çöker. Çökelen bu kalıntıların üstü, bakterilerin oksijenli solunumla parçalama hızından çok daha hızlı bir şekilde çamur, silt gibi materyallerle kaplanır. Bunun sebebi okyanusların derinliklerinde, suda çözünen oksijen miktarının oldukça az oluşumunun ilk aşaması diyajenez taşlaşma adı verilen bir süreçtir. Bu süreçte üstü kum ve silt ile kaplanmış organik kalıntılardaki protein, yağ ve karbonhidrat, bakteriler tarafından oksijensiz solunumla çürütülürek hümik ve fulvik asit gibi organik maddelere dönüşür. Söz konusu organik tabaka kalınlaşıp taşlaştıkça yoğun ısı ve basınç açığa çıkar. Çürüme sonucu ortaya çıkan yeni organik maddeler, bu ısı ve basınç ile kerojen adı verilen maddeye dönüşür. Kerojen, tortul kayaçlarda bulunan kahverengi, siyah tonlarında bir maddedir. Kerojen içeren tortul kayaçlar. "Oil shale" petrol kayası, şeyl adı verilen, kil, kum ve kalsitten oluşan bu kayaçların gözenekleri kerojen ile doludur. 450–500°C gibi sıcaklıklara ısıtıldığında, bu büyük kayaların içindeki kerojen petrole dönüşür. Günümüzde petrol rezervlerinin giderek azalmasından dolayı bu yöntem ile petrol üretimi de kullanılmaya CommonsKerojen oluşumundan sonra, çökme ve birikmenin etkisiyle sıcaklık ve basınç artmaya devam eder. Kerojen bu yüksek basınç altında, 60°C'den yüksek sıcaklıklara ulaşıldığında kimyasal olarak parçalanmaya başlar. Bu evreye katajenez parçalanma evresi adı verilir. Bu aşamada söz konusu organik tabaka üzerine etkiyen sıcaklık 50 ila 150°C arasında değişirken, basınç da 1500 bar gibi değerlere ulaşabilir. Bu basınç değeri atmosfer basıncının yaklaşık 1480 katı kadardır! Tüm bu etkiler altında kerojenin parçalanmasıyla ortaya petrol ve doğal gaz çıkar. Ancak şunu da belirtelim, petrol, doğal gaz, kömür gibi maddelerin oluşum süreçleri benzerdir. Yer kabuğuna gömülen organik tabakanın hangi fosil yakıtı oluşturacağı içeriğindeki hidrojenin karbona atomik oranı ile ilgilidir. Karbon atomu oranı yüksek olan kerojenden kömür, antrasit gibi fosil yakıtlar oluşurken, hidrojen oranı yüksek veya karbona yakın olan kerojenden petrol ve doğal gaz oluşur. Bu atomik oran, ağırlıkça oran ile karıştırılmamalıdır. Kömür, doğal gaz ve farklı kerojen tiplerini başka bir yazımızda daha kapsamlı bir şekilde anlatmayı ve katajenez evrelerinden sonra gelen son evre metajenezdir. Metajenez evresinde, yer kabuğu içinde oldukça ilerlemiş olan organik tabaka artık petrol, magmanın etkisi altında daha da yüksek sıcaklık ve basınçlara maruz kalır. Metajenez evresinde, katajenez ile oluşan petrolden geriye metan gazı ve karbon kalıntısı RezervleriDünya üzerinde pek çok bölgede petrol rezervleri bulunmaktadır. Jeolojik yaşına göre farklı coğrafyalarda birçok bölgede petrol çıkarılmaktadır. Dünya üzerindeki rezervlerin petrol miktarını gösteren haritayı aşağıda görebilirsiniz Energy Information Administration verilerinden yola çıkılarak hazırlanmış ispatlı petrol rezervlerinin 2017'deki durumuna ait bir harita milyon varil cinsinden. Wikimedia CommonsPetrol söz konusu olduğunda hepimizin aklına gelecek ilk sorulardan biri genellikle "petrolün ne zaman tükeneceği" sorusudur. Petrol kesinlikle sınırlı bir kaynaktır ve tükenmektedir. Petrolün aşağı yukarı ne zaman tükeneceğine dair bir tahminde bulunulabilir ancak kesin bir yanıt vermek pek de mümkün sayılmaz. Bunu başlıca dört sebep altında inceledikRezerv Arayışı Her geçen gün ülkeler petrol ve doğal gaz gibi önemli enerji kaynakları arayışına devam etmektedir. Bu arayış sonucunda da her sene dünya üzerinde yeni petrol rezervleri keşfedilmektedir. Üretim ve Tüketim Hızı Ülkelerin ve şirketlerin petrol çıkarma ve ürüne dönüştürme hızları devamlı surette değişkenlik gösterir. Örneğin Norveç gibi bazı ülkeler buldukları rezervler hakkında uzun dönemli planlar yaparak üretim ve tüketim hızlarını sınırlandırırken, Venezuela ve Libya gibi ülkeler de ekonomilerini tamamen petrol üzerine kurarak, rezervlerini hızla Teknolojik gelişmeler Bilimsel araştırmalar ve yenilikler devam ettikçe, bunların bir sonucu olarak her gün yeni teknolojiler geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Petrol gibi ham maddeler, bu teknolojik gelişmelerden oldukça etkilenir. Petrol kayası veya şeyl olarak bilinen tortul kayaçlardaki kerojeni yüksek sıcaklıklarda ısıtarak yapay sıvı petrol elde etme teknolojisinin gelişimi buna bir sebepler Dünya üzerinde siyasi, ekonomik ve kültürel pek çok değişim yaşanmaktadır. Bazı petrol rezervlerini kontrol etmek amacıyla verilen savaşlar, darbeler ve terör olayları ne yazık ki bu sebeplerin başında gelir. Tarihe şöyle bir bakıldığında Yom Kippur Savaşı, İran Devrimi, 2003 Irak Savaşı, Arap Baharı gibi pek çok olayda petrol fiyatlarının büyük değişimler geçirdiği Bu durum farklı petrol rezervlerinin tüketilme hızını etkiler. Ülkelerin izlediği politikalar da oldukça önemli bir unsurdur. Ülkelerin birbirlerine uyguladıkları ambargolar ve petrole dair yasal düzenlemeler bu politikalara birer örnektirler. Örneğin, çevreci bir politika izlemeye başlayan bir ülke, karbon salınımlarını azaltmayı hedefleyebilir. Halkı ve şirketleri elektrikli arabalar ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneltecek yasal düzenlemeler, vergi indirimleri gibi politikalar petrolün kullanımını azaltıp, ülkenin rezervlerini korumasına yardımcı olacaktır. Öte yandan bir ülkeye çeşitli sebeplerle ekonomik ambargo uygulamak, ambargo yapılan ülkenin petrol satışlarını ve rezervlerini tüketme hızını doğrudan etkiler. Bunun bir örneğini, ABD'nin İran'a uyguladığı ambargolarda bu sebeplere rağmen, yine de petrolün ne zaman tükeneceğine dair bir tahmin yapmak için üretim ve tüketim oranlarını kullanırsak karşımıza şöyle bir sonuç gelecektir2019'da, dünyanın toplam petrol üretimi 2018'e göre 2,2 milyon artarak günde ortalama 100 milyon 750 bin varile yaklaşırken, tüketim oranı da yine 2018'e göre 1,4 milyon artarak günde 100 milyon 770 bin varil gibi değerlere gelmiştir. Bu üretim ve tüketim hızlarına karşın, 2018 yılında dünya çapındaki ispatlı petrol rezervlerinde ortalama trilyon varil petrol olduğu belirlenmiştir. Bu da şu anlama gelir Dünya çapında petrol içerdiği kesinleşmiş rezervlerin 2019'daki tüketim hızımızla yaklaşık 47-50 senelik bir ömrü çapında sıvı yakıt üretim ve tüketim grafiği. Grafik 2015'ten başlayıp, 2020 ve 2021'e dair tahminleri az önce de belirttiğimiz üzere, bu veriler gerçeği tam olarak yansıtmayabilir. Yukarıda verilen sebepler dolayısıyla petrolün tükenme hızı değişkenlik gösterdiğinden, ömrüne biçilen seneler de elbette değişecektir. Saydıklarımızın üzerine pek çok sebep eklenebilir. Bundan dolayı da dünya genelindeki petrol rezervlerinin ne zaman tükeneceği konusunda kesin yorumlarda bulunmak, bilimsel olmamakla beraber gerçeği kesin olarak yansıtmaz. Ancak tahminlerin gerçeğin çok da uzağında olduğunu söyleyemeyiz. Petrol hızla tükenmekte. Elimizdeki veriler ışığında sürekli tahminler yaparak, enerjimizin tek başına yüzde 34'ünü karşılayan6,9 petrolün tükenmesine ne kadar süre kaldığını devamlı güncellemeliyiz. Petrol macerasının sonuna geldiğimizde insanlık olarak enerji kaynakları konusundaki tercihlerimizi çoktan değiştirmiş olmalıyız. Aksi takdirde hem ülkemizde hem de dünya çapında büyük bir enerji krizinin patlak vermesi Nasıl Çıkarılır?Petrolü Aramak ve BulmakYer altındaki petrolü çıkarabilmek için önce petrolün nerede olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu işle jeologlar ve jeofizikçiler ilgilenmektedir. Petrolün nerelerde bulunabileceğine dair yapılan araştırmalarda kullanılan yöntemler, petrolün arandığı yere göre değişir. Dünya Küresi Pembe, 20 cm, Işıklı Çocuklarımızın odalarını süsleyen “Işıklı Pembe Dünyam Küre” hem bir eğitim materyali hemde şık bir aksesuar olarak kullanabilirsiniz. Harita Türü Çocuklar İçin Siyasal Çap 20 santimetre Işık Durumu Işıklı ₺ Satın Al Tüm Ürünler Petrolün jeolojik araştırmasında havadan fotoğraflama ve haritalandırma yöntemleri kullanılır. Bu sayede jeologlar petrol araştırılacak bölgeye dair genel bir bilgi edinmiş olurlar. Bundan sonra jeofizikçiler dört ana metot ile petrol aramalarına devam ederlerSismik Metot Bu jeofizik yönteminde dinamit patlamaları veya titreşim cihazları olan kamyonlar vasıtasıyla yere şok dalgaları gönderilir. Yansıyan dalgalar toprağın karakterine göre değişir. Gelen sismik veriler sismograf ve bilgisayarlar yardımıyla ölçülür ve yorumlanır. Bu sayede petrol içermesi ihtimali yüksek olan bölgeler belirlenebilir. Eğer denizde araştırma yapılıyorsa, sıkıştırılmış hava veya akustik şok dalgaları denizin derinliklerine gönderilerek, yansıyan veriler hidrofon gibi cihazlar yardımıyla ölçülür petrolün yeri tespit Metot Araştırma yapılan bölgelerdeki yerin jeolojik yapısındaki değişimler gravimetre cihazıyla ölçülebilir. Gravimetrik analiz ile petrol bulunma olasılığı yüksek olan bölgeler analiz Metot Manyetik şiddeti ölçmeye yarayan manyetometre aletiyle, yer kabuğu boyunca manyetik düzensizlikler ölçülebilir, bu sayede de petrol bulunan yerler açığa araştırma kuyusu açma Adından da anlaşılacağı üzere, petrol bulunma ihtimali yüksek olan bölgelerde önceden belirlenmiş noktalara kuyular açılarak petrol olup olmadığı direkt olarak belirlenebilir. Ancak bu yöntem diğer yöntemlere göre masraflı olmakla beraber petrol bulunma ihtimali çokça yüksek bir bölgeyse, kullanışlı petrol aramalarını gösteren basit bir GlossaryPetrol SondajıPetrol bulunduktan sonra, sıra petrolün çıkartılmasına gelir. Petrolün bulunduğu rezervden çıkarılabilmesi için çeşitli sondaj işlemleri uygulanır. Bulunan petrol denizde veya okyanusta ise bir petrol platformu kurulur. Petrol sondajı ve çıkartılması işlemleri, petrol ve doğal gaz mühendisliği kapsamına girer. Petrol ve doğal gaz mühendisleri, ham maddeye ulaşmak için gerekli sondaj tekniklerinin uygulanması, ham maddenin güvenlik ve çevre standartlarına uygun bir biçimde çıkarılması ve belli bir düzeye kadar da işlenmesinden sorumlulardır. Petrol ve doğal gaz mühendisleri aynı zamanda petrol rezervlerinin araştırılması ve istenilen yere taşınmasıyla petrol platformları ve karadaki petrol kuyularında sondaj işlemi esasında aynıdır. Bu işlem çelik kule benzeri yapılarla gerçekleştirilir. İskele olarak adlandırılan bu yapıların içerisinde sondaj donanımı bulunur. Donanımın ucunda bulunan matkap yeri delerek petrolün bulunduğu rezerve ilerler. Sondaj işlemi genelde aşama aşama gerçekleştirilir. Her bir aşamada açılan deliğin çapı giderek azalır. Rezerve ulaşıldığında matkap kuyudan çıkartılır. Uzunluğu binlerce metreyi bulabilen bu derin kuyuların içi betonla kaplanır veya yerine göre çelik boru sistemleri kullanılır. Kuyu açıldıktan sonra petrol artık çıkartılmaya Kolombiyası'nın kuzeyindeki bir petrol sondaj CommonsKuzey Denizi'ndeki bir petrol CommonsSondajda kullanılan üç dişli matkaba bir CommonsKarada Petrol İstihsaliPetrol için kuyu açıldıktan sonra sıra onu çıkartacak bir sistem kurmaya gelir. Karada petrol istihsalinde çıkartılmasında at başı adı verilen mekanik sistem kullanılır. Sistem, genelde elektrikle çalışan bir motor yardımıyla çalıştırılır. Motor, krank adı verilen parçayı döndürür. Dönmekte olan krank da kiriş adlı uzun parçayı hareket ettirir. Bu yüzden bu kirişe hareketli kiriş de denilir. Kirişin ucuna monte edilmiş büyük parça ise at başıdır. Petrol çıkarma sistemi de Türkçe takma adını bu parçadan petrol çıkarma sisteminin elemanları. Fotoğraf Wyoming'deki bir petrol kuyusuna CommonsAt başına bağlı olan pompa çubuğu, krankın her bir dönüşüyle aşağı ve yukarı hareket eder. At başı aşağı hareket ettiğinde, pompa çubuğu da kuyunun içinde aşağı iner. Kuyunun rezerve yakın kısmında bir tane sabit vana bulunur. Çubuğun ucunda da hareketli bir vana bulunur. Çubuk aşağı inerken hareketli vana açık, sabit vana da kapalıdır. At başı yukarı hareket ettiğindeyse çubuk yukarı çıkar. Bu sefer hareketli vana kapanır, sabit vana açılır. Bu sayede rezervdeki petrol yukarı çıkar ve hareketli vananın kapanmasıyla da yüzeye doğru taşınır. Kuyunun içindeki hareketi şematik olarak şu şekilde gösterebilirizPetrolün rezervden yukarıya kuyu içerisinde sistemi esasında basit bir tulumbaya benzetebiliriz. Suyu kuyudan çıkarmak için kullanılan basit el tulumbalarıyla petrol kuyuları temel anlamda aynı mantıkla çalışırlar. Sistemi biraz daha iyi canlandırabilmek adına, şu basit görselleri incelememiz yeterli olacaktırBasit, elle çalışan bir su tulumbası. Basit, elle çalışan bir su tulumbası. Kol aşağı indikçe su yukarı CommonsDenizde, Okyanusta ve Göllerde Petrol İstihsaliDeniz ve okyanuslarda sondaj için petrol platformlarının kurulduğundan bahsetmiştik. Petrol platformları, petrol bulunan bölgede su üzerine kurulan yapılardır. Platformların birden fazla çeşidi olmakla beraber, suda yüzen, yapay bir adacığa oturtulanlar ve okyanus tabanına oturtulanlar olarak üç çeşide ayrılabilir. Bunun haricinde platformlar sondaj süresi, yüksekliği, kullanım amacı gibi pek çok unsura göre başka çeşitlere Brezilya'daki bir petrol platformunun üstten CommonsPlatformlar birden fazla işleve sahip kompleks yapılardır. Hem petrolün çıkartılmasında hem de kuyunun açılmasında petrol platformları kullanılır. Bu operasyonları gerçekleştirecek personelin kaldığı ve ihtiyaçlarının sağlandığı kısımlardan tutun da, helikopter pistine kadar pek çok kısmı bulunur. Bazı petrol platformlarında, denizin altından çıkarılan petrolü belirli bir düzeye kadar işleyebilecek ekipmanlar da vardır. Ancak bu ekipmanlar sınırlı olmakla beraber, birazdan anlatacağımız petrol rafinerilerindeki ekipmanlar ve işlemler kadar karmaşık SaflaştırılmasıPetrolün yerin derinliklerinden, geniş çeşitlilikte ürünlere dönüştürülmesi serüveninin artık sonuna gelmiş bulunuyoruz. Rezervden çıkarılan ham petrolün günlük hayatta kullandığımız ürünlere dönüştürülebilmesi için arıtılması ve saflaştırılması gerekir. Ham petrol, rafineri İngilizce Refinery adı verilen tesislerde işlenerek benzin, dizel, jet yakıtı, asfalt gibi pek çok ürüne dönüştürülür. Petrolün Rafineriye GelişiPetrol az önce bahsettiğimiz şekillerde çıkarıldıktan sonra kara ve deniz yoluyla rafinerilere taşınır. Karadan taşımada yük trenleri ve kamyonlar kullanılır. Deniz yoluyla taşımada ise büyük petrol tankerleri kullanılır. Bu gemiler petrolü çıkarılan noktalardan rafinerilerin limanlarına getirir. Tankerlerden boşaltılan ham petrol, boru hatlarıyla rafineriye yollanır. Rafinerilere gelen ham petrol, işleme sokulacakları zamana kadar depolama tanklarında Boğazı'ndan geçen bir petrol Gerçekleşen İşlemlerPetrol rafinerileri, büyük alanlara yayılmış karmaşık üretim tesisleridir. Bu kısımda rafinerilerde hangi işlemlerle ürünlerin elde edildiğini oldukça genel bir şekilde ele almayı hedefledik. Bu sayede rafineri ve petrokimya sanayisindeki genel kavramları açıklamak İzmit Rafinerisi'nden bir GünlüğüRafinerilerdeki ünite operasyonları ve ünite proseslerinden sorumlu kişiler kimya mühendisleridir. Kimya mühendisleri ham maddelerin çeşitli birçok ürüne dönüştürüldüğü tesislerin tasarımı, kurulumu, işletilmesi ve geliştirilmesinden sorumlu mühendislerdir. Rafinerilerin işletilmesinde kimya mühendisliği disiplininin geliştirdiği teknolojiler kullanılır. Kimya mühendisliği ve Türkiye'deki gelişimi hakkında daha fazla bilgi için şu makalemize göz işlemleri genel olarak ele almadan önce şu iki resme göz atalım Rafinerideki işlemleri genel olarak gösteren bir akış şeması Türkçe.Rafineri Prosesleri - Bilsen BeşergilRafinerideki işlemleri genel olarak gösteren bir akış şeması İngilizce.Wikimedia Commonsİki görsel de karman çorman ve anlaması zor bir şema gibi görünebilir. Ancak bu işlemlere genel olarak baktığımızda ve neden yapıldıklarını anladığımızda göründüğü kadar zor olmadığını fark petrol rafineriye geldiğinde ilk önce bir tuz gidericiye girer. Bu aşamada ham petrolün içinde bulunan ve rafinerideki diğer ekipmanlara zarar verebilecek aşındırıcı maddeler çöktürülerek atık su arıtımına gönderilir. Tuz gidericiden çıkan ham petrol bir buhar kazanına girer. Buhar kazanında petrol oldukça yüksek sıcaklıklara ısıtılır. Bu aşamadan sonraysa ham petrol atmosferik damıtma distilasyon kolonuna beslenir. Bu ünite, ham petrolün ayrımsal damıtma işlemiyle kısımlarına ayrıldığı ünitedir. Dolayısıyla ham petrol distilasyon ünitesi olarak da bir distilasyon Encyclopedia of Chemical EngineeringPetrolün kimyasından bahsederken içeriğinde hangi maddelerin olduğundan bahsetmiştik. Petrolün içeriğindeki hidrokarbonlar, damıtma kolonlarında kaynama noktası farkına göre ayrılırlar. Bu kolonların içinde yüksek kaynama noktasına sahip hidrokarbon bileşikleri dibe doğru inerken, düşük kaynama noktasına sahip hidrokarbon bileşikleri yukarı doğru yükselirler. Aşağı doğru inildikçe kaynama noktası ve yoğunluk artarken, yukarı çıktıkça azalır. Cabir bin Hayyan'ın damıtma işlemi için ilk kez imbiği kullanmasından bu yana geçen bin küsür yılda insanlığın kat ettiği mesafe gerçekten fazladır. Günümüzde damıtma teknolojileri hızla ilerlemekte, her yıl yeni teknolojiler geliştirilmekte, fikirler damıtma kolonunun çalışma prensibini gösteren görsel. Buhar kazanından çıkan ısıtılmış ham petrol, damıtma kolonunun altından beslenir. En tepesinden gaz hâldeki hidrokarbonlar olan propan ve bütan elde edilirken, dibinden asfalt ve fuel oil gibi kaynama noktası yüksek maddeler elde ForumAtmosferik damıtma sonucu ham petrolden pek çok distilat elde edilir. Bu distilatlar rafineri boyunca boru hatlarıyla başka ünitelere taşınır ve pek çok işlemden geçer. Bu üniteler yukarıdaki akış şemalarında gösterilmektedir. Ham petrol distilatlarından elde edilen nihai ürünler şu şekilde sıralanabilirKaynama noktası 30°C'den düşük olan ürün Bu ürünler bileşiklerinde 1 ile 4 arası karbon atomu içerir. Esas olarak propan C3H8 ve bütandan C4H10 oluşan bu gaz karışımına LPG liquefied petroleum gases adı verilir. Propan ve bütanın yanında metan ve etan da bulunur. LPG'nin Türkçe açılımı "sıvılaştırılmış petrol gazları"dır. LPG günümüzde pek çok yerde yakıt olarak kullanılmaktadır. Kaynama noktası 30-200°C arası olan ürün Bu kaynama noktası aralığındaki ürün benzin adını verdiğimiz sıvı hidrokarbon karışımıdır. 5 ile 12 karbon arası karbon atomu içeren hidrokarbonlara sahip olan benzin otomobillerde kullanılan noktası 90-200°C arası olan ürün 12-16 karbon atomu içeren hidrokarbonlara sahip bu distilata nafta adı verilir. Nafta adlı bu sıvı hidrokarbon karışımı, günlük hayatta kullandığımız pek çok şeyin ham maddesi olan plastiğin yapımında kullanılır. Naftadan yazımızın ilerleyen kısımlarında noktası 180-260°C arası olan ürün Günlük hayatta gaz yağı adı verilen, uçaklarda jet yakıtı olarak kullanılan kerosen, 10-16 arası karbon atomu içeren hidrokarbonlardan meydana gelen bir sıvı noktası 250-350°C arası olan ürün Hidrokarbon bileşiklerinde 14-20 arası karbon atomu içeren bu karışım dizeldir. Dizel de tıpkı benzin gibi günlük hayatta kullanılan bir yakıttır. Kaynama noktası 300-370°C arası olan ürün 20-50 arası karbon atomu içeren hidrokarbon karışımı olan bu distilattan petrol türevi yağlayıcı sıvılar elde edilir. Kaynama noktası 370-600°C arası olan ürün Hidrokarbon bileşiklerinde 20-70 arası karbon olan bu ürün fuel oil adı verilen ağır yakıttır. Bu yakıt çeşidi gemiler, fabrikalar ve doğal gaza erişimi olmayan bölgelerde merkezi ısıtma sistemleri için yakıt olarak noktası 600°C'den fazla olan ürün Bu ürün bileşiklerinde 70'ten fazla karbon atomu içerir. Kalıntı residue olarak adlandırılan bu kısım, atmosferik damıtma kolonunun dibinde kalır. Bu kalıntı dip akım olarak da adlandırılır tekrar işlemden geçirilmek için başka bir üniteye kaynama noktaları ve çıkan ürünler farklı kaynaklara göre değişiklik gösterebilir. Bunun sebebi de yukarıda ismi geçen ürünlerin birer karışım olmasıdır. Bu karışımların kaynama noktaları, içindeki hidrokarbonların birbirine oranına göre değişkenlik gösterir. Bir atmosferik damıtma kolonu ve çıkan ürünlerin basit gösterimi. Bu ürünler kolondan satılmaya hazır hâlde çıkmazlar. Pek çok işlemden distilasyon kolonundan çıkan ham petrol kısımları, başka saflaştırma işlemleri için diğer ünitelere gönderilir. Yukarıda sayılan ürünler ancak bu ünitelerdeki işlemler sonucunda kullanılabilir ürünlere dönüşürler. Örneğin yukarıda bahsettiğimiz kalıntı adı verilen kısım, vakum distilasyon kolonuna gönderilerek yeniden işlenir. Bu kolonda basınç atmosfer basıncının altına düşürülür. Böylece içerideki sıvının daha düşük sıcaklıklarda kaynaması sağlanır. Vakum kolonundan çıkan distilatlar, çeşitli işlemlerden geçirilerek asfalt, cila İng "wax", petrokok gibi ürünlere Bir vakum distilasyon kolonu soldaki büyük yapı.Rafinerilerde atmosferik distilasyon ve vakum distilasyon kolonu dışında çok fazla ünite bulunur. Bu ünitelerde distilatlar ileri düzeyde kimyasal ve fiziksel işleme tabi tutularak az önce saydığımız ürünler üretilir. Bu ünitelere örnek olarak koklaştırma, rejenerasyon, alkilasyon, reforming, kükürt giderme üniteleri örnek olarak Ancak rafineriler büyük ve kompleks yapılar olduğundan bu ve diğer işlemleri açıklamaktansa, yazımızı daha kısa ve öz tutarak damıtma işlemlerini açıklayıp, çeşitli diğer işlemlerden geçerek üretilen ürünleri sıralamakla Petrol Şirketi'ne ait Galveston Bay Public MediaPetrolden Elde Edilen ÜrünlerRafineriden çıkan ham petrol ürünleri kullanıma hazırdır. Günlük hayatta çok uzun süredir kullanılan fosil yakıtlar olan benzin, dizel, jet yakıtı gibi yakıtlar dünyanın dört bir tarafına ihraç edilir. Çıkan yan ürünlerden olan kükürt direkt satılabilir. Asfalt yol yapımında kullanılırken, elde edilen gazlar da yakıt veya ham madde olarak kullanılır. Mekanik tüm araç gereçlerde kullanılabilen cila ve yağlar da ham petrolden elde edilebilir. Ancak petrolden elde edilen ürünler sadece bu saydıklarımızla sınırlı değildir. Rafinerilerde ham petrolden üretilen ürünlerden biri de naftadır. Nafta kelimesi birçok Orta Doğu dilinde petrol, yanıcı madeni yağ anlamına gelen bir kelimedir. Farsça'daki "neft" kelimesi buna örnektir. Ancak naftanın günümüzdeki anlamı az önce de anlattığımız üzere, saflaştırılmasıyla elde edilen, sarı, şeffaf bir görünümü olan nafta, günlük hayatın neredeyse her bölümünde kullandığımız plastiklerin ham maddesidir. Plastikler hakkında daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz. Rafinerilerde üretilen nafta, petrokimya fabrikalarına gönderilerek pek çok plastiğin üretiminde CommonsPetrokimyaPetrokimya fabrikaları tıpkı rafineriler gibi büyük ve karmaşık yapılardır. İçlerinde distilasyon kolonları, kimyasal reaktörler gibi pek çok ünite barındırırlar. Petrolden elde edilen nafta ile polietilen, polipropilen, polivinilklorür PVC gibi pek çok plastik üretilir. Bu plastikler de, kullanılacağı yerlere satılarak hayatımızın her yerindeki ürünlere dönüşürler. Otomobillerden tutun da poşetlere kadar çok geniş bir kullanımı olan plastikleri, başka bir yazımızda geniş bir şekilde ele almayı planlıyoruz. Petkim'in İzmir'deki petrokimya fabrikalarından bir Basın BülteniSonuçPetrolün ne olduğu, nerelerde bulunduğu, nasıl çıkarıldığı ve petrolden elde edilen ürünler hakkında sizlere genel kapsamda bilgiler sunmayı hedefledik. Bunu yaparken de olabildiğince bilimsel verilerden yararlandık. Petrolün çevre ve ekosistem ile ilişkisini, Türkiye'deki durumunu inceleyeceğimiz gelecek makalelerimize dek sağlıcakla ve bilimle kalın! Düzeltmeler Ufak yazım hataları düzeltildi.

petrolden elde edilen beyaz yanıcı madde