Zikir, kalpleri doyuran, iştahların aç gözlülüğünü gideren, susuzları suya kandıran, akılları hedefine ulaştıran bir ibâdettir. Zikir kul için uyanıklıktır, şuurdur, bilinçli olmaktır. Zikir takvaya ulaştırır, takvayı öğretir, takvaya arkadaş eder. Zikir şuurları diri tutar, gönülleri gafletten korur.
KurbanBayramı, Hz. İbrahim (as)’ın Allah adına tevhid mücadelesinde ve en çok sevdiği oğluna karşı Allah’ın çektiği imtihandaki başarısının sonucudur, Allah’ın
Zikir için abdest şart olmamakla birlikte abdestli yapılan zikirler bir kat daha güçlü olacaktır. Namaz ritüeli eğer bir zikir olarak ele alırsak bu durumda elbette abdest ritüeli de farz olur. Maide suresinin 6.ayeti abdestti namaz için şart koşmaktadır. Ancak dediğim gibi sesli ve düşsel zikirde bu şart söz konusu değildir.
Tesbihile zikir hemen hemen aynı gibi görünsede ikiside gizli en azından alelen yapılmamalı örnek vermek gerekirse okumuş inşat amelesiyiz doğrıdır bazı nedenlerden dolayı :) Nedenini ögrenmek özel talebe girer ;)
21 günde evlenme duası 21 Taha Suresi evlilik 100 de 100 tutan aşk duası Acilen evlenmek için dualar bekarlara evlilik duası birini kendine deli divane aşık etme duası Biriyle evlenmek için dua etmek Bismillah 20 duası Bismillah 20 duası okuyanların yorumları Bu dua sayesinde evlendim cuma günü yapıldığında Çok etkili
RüyadaMeleklerden Haber Almak İçin Dua Okumak etiketi ile işaretlenmiş en alakalı rüya tabirlerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. 99 Rüyada Dua Okumak Rüyada dua okumak, rahatınızı kaçıran şeyleri etrafınızdan uzaklaştıracağınızın bilgisini vermektedir.
MawcTVD. Zikir Haberleri - Zikir Haber - Türkiye'nin en kapsamlı haber sitesi. Son dakika haberleri ve en güncel haberler Son Dakika Haberler© 2022
Son dakika zikir haberleri ile ilgili Milliyet'e eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan zikir gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan zikir haber sayfamızda...Zikir haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 448 zikir haberi Duası Okunuşu ve Anlamı Sekine Duası Arapça Okunuşu, Türkçe Anlamı ve Fazileti Nedir?Sekine duası Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın geçen isimlerinden oluşan duadır. Sekine sure değildir. Kur'an'da farklı surelerden geçen ayetlerden oluşur. Bu duada Allah'ın isimleri zikredilir. Sekinenin Türkçe anlamı huzur, sükûnettir. Fazileti oldukça çok olan Sekine duasını kişiyi huzura, ferahlığa erdirmesi için okuması tavsiye edilir. Dileklerin gerçekleşmesini isteyen kişiler Sekine duasını okuyabilirler. Sekine duası Arapça okunuşu, Türkçe anlamı ve fazileti ile ilgili detaylı bilgilere içeriğimizden Duası Tesbih Nasıl Çekilir? Namaz Sonrası Tesbih Duası Okunuşu ve AnlamıTesbih nasıl çekilir? Tesbih çekilirken ne söylenir? Tesbih çekilirken hangi dualar okunur? Tesbih çekmenin önemi nedir? Namazdan sonra tesbih çekmek terk edilebilir mi? Tesbih çekmenin faziletleri nelerdir? Namaz dışında hangi dualar tesbihte çekilir? Günlük tesbihatlar nelerdir? Tesbih çekmek ve tesbih nasıl çekilir yapılması gerektiği faziletlerinin neler olduğu konusundaki tüm bilgileri sizler için ile İlgili Hadisler ve Ayetler Nelerdir? Kur’an-ı Kerim’e göre ölüm ahiret yolculuğunun başlangıcıdır. Her ne kadar insanoğlu bu dünyada yaşamını yitirmiş olsa da öteki dünyaya olan göçü başlamıştır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde ve Kur’an’da ölüm ile ilgili ayetler yer almaktadır. Ölüm ile ilgili hadisler ve ayetlerle ilgili detaylı bilgilere ulaşmak için içeriğimize göz ile İlgili Ayetler ve Hadisler Namazın Önemini Anlatan Ayetler ve Hadisler Nelerdir? İslam’ın 5 şartından biri olan namaz Müslümanlar için günde 5 vakit farz olarak emredilmiştir. Dinin direği olarak kabul edilen namaz sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı şeklinde kılınır. Namazın önemini vurgulayan ayetler Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde de geçmektedir. Namazın önemini anlatan ayetler ve hadisleri merak ediyorsanız “Namaz ile İlgili Ayetler ve Hadisler” içeriğimize göz Nasıl Yapılır? Namaz Tesbihatı ve Okunan DualarGüne 5 vakit namaz Müslümanlara farz kılınmıştır. Namazlar sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olarak günde 5 vakit kılınır. Namazdan sonra okunan dualar ve tesbihat yapmak oldukça sevaptır. Tesbihat Allah'a yapılan zikir ibadetidir. Tesbih çekerek veya elle yapılabilir. Her ikisi de sünnettir. Tesbihatta uzun uzun dualar edilir. Tesbihatlarda Arapça dualar veya Kur'an-ı Kerim'den sureler okunur ve tesbih çekilir. Tesbihat nasıl yapılır? Namaz tesbihatı ve okunan dualar ile ilgili detaylı bilgilere içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Fazileti ve Diyanet MealiSad suresi, Kur’an-ı Kerim’in 38. suresidir. Sure toplam 88 ayetten oluşur. Sad suresi Mekke’de inmiştir. Mushaftaki sıralamada otuz sekizinci, iniş sırasına göre de otuz sekizinci olmaktadır. Sure adını 1. ayetteki “Sad” harfinden almıştır. Surede Hz. Davud’un kıssalarına yer verildiğinden dolayı Davud suresi olarak da bilinmektedir. Sad Suresi okunuşu, Türkçe anlamı, fazileti ve diyanet meali ile ilgili detaylı bilgilere içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti, Tefsiri ve Diyanet Mealiİnsan Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 76. suresidir ve toplamda 31 ayetten oluşur. Medine döneminde indirildiğine inanılmaktadır. Sure adını 1. ayette yer alan “insan” teriminden alan bir suredir. Surede insanın yaratılması ve inanan insanların cennetle mükafatlandırılacağından bahsedilmektedir. Bunun dışında Allah’a ve onun emirlerine inanmayan insanların durumu da İnsan Suresi içerisinde yer almaktadır. Sure içerisinde Müslümanların Allah’ın verdiği nimetlere şükretmesi öğütlenmektedir. Bu kapsamda İnsan Suresi, Müminler için oldukça önemli anlamlar içermektedir. Okuması oldukça faziletli sureler arasında yer almaktadır. İnsan Suresi okunuşu, Türkçe anlamı, Arapça yazılışı, fazileti, tefsiri ve diyanet meali ile ilgili detaylı bilgilere içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Diyanet MealiToplamda 99 ayetten oluşan Hicr suresi, Kur’an-ı Kerim’in 15. suresidir. Surenin geneli Mekke’de inmiştir. Yalnızca surenin Medine’de inmiştir. Sure adını 80. ayette geçen Hicr kelimesinden almıştır. Hicr Medine’nin kuzeyinde eski dönemde Semud kavmi'nin yaşadığı yerin adıdır. Okuması oldukça faziletli surelerdendir. Hicr Suresinde Allah'ın varlığından, birliğinden ve peygamberlerden söz edilmektedir. Hicr Suresi okunuşu, Türkçe anlamı, Arapça yazılışı, fazileti ve diyanet meali ile ilgili detaylı bilgiye içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Tefsiri, Fazileti ve Diyanet MealiKur'an-ı Kerim'in 21. suresi olan Enbiya Suresi toplam 112 ayettir. Enbiya Suresi 321. sayfada başlayıp, 330. sayfada ise bitmektedir. Enbiya Türkçe anlamı, peygamber’ demektir. Mekke’de indiğine inanılan sure peygamberlerin dini yayma sürecinden ve çeşitli özelliklerinden bahsettiği için bu ismi almıştır. Mekkeli paganların inançlarını eleştirmektedir. Enbiya ne demek, Enbiya Suresi kaç sayfa, son sayfası, kaçıncı cüz olduğunu, okunuşu, Türkçe anlamı, tefsiri, fazileti ve diyanet mealini merak edenler detaylı bilgiye içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve Diyanet MealiA’raf Suresi Mekke döneminde indirildiği düşünülen ve okunduğunda da farklı faziletleri içerisinde barındıran bir suredir. Surenin ismi, içerisinde yer alan 46. ve 48. Ayetler ile bağlantılıdır. Bu bağlamda A’raf, “Cennet ve Cehennem arasında kalan dağ” anlamına gelmektedir. Bu kelime, sure içerisinde el-A’raf şeklinde geçirilmiştir. A’raf Suresi, içerisinde bazı peygamberler hakkındaki kıssalara yer verilmektedir. Bunun yanı sıra çok sayıda dini hüküm ve emir de kullara aktarılmaktadır. A’raf Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 7. sırada bulunmakta ve toplamda 206 ayetten oluşmaktadır. A’raf Suresi Türkçe okunuşu, anlamı, konusu, Arapça yazılışı, fazileti, diyanet meali ile ilgili bilgilere içeriğimizden Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve MealiKur'an-ı Kerim'in 20. suresi olan Taha toplamda 135 ayetten oluşturmaktadır. Adını 1. suredeki Tah-Ha kelimesinden alan surenin Medine'de indiğine inanılmaktadır. Bazı hadis kaynaklarında yer alan bilgiye göre Hz. Ömer’in bu sûre vesilesiyle Müslüman olduğu rivayet edilir. Surede insanlara önderlik etmesi için peygamberlerin görevlendirildiği belirtilmiştir. Taha Suresi okunuşu, Türkçe anlamı, Arapça yazılışı ve meali ile ilgili detayları merak ediyorsanız içeriğimize göz Suresi Okunuşu ve Türkçe Anlamı Elemtera Suresi Arapça Yazılışı, Tefsiri, Fazileti ve Diyanet MealiKur'an-ı Kerim'in 105. suresi olan Fil Suresi toplam 5 ayetten oluşur. Namaz sureleri arasında yer alır. Okuması oldukça faziletli olan Fil Suresi Kabe'yi yıkmak isteyen Ebrehe'nin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. Halk arasında elemtera suresi olarak da bilinir. Sıkıntıdan kurtulmak isteyen kişilerin genellikle okuduğu ve ezberlediği dualardandır. Fil Suresi Okunuşu ve Türkçe Anlamı içeriğimizden elemtera suresi Arapça yazılışı, tefsiri, fazileti ve diyanet meali ile ilgili detaylara SURESİ OKU Yasin'i Şerif Arapça Okunuşu, Türkçe Anlamı, Diyanet Meali, Fazileti ve TefsiriMüslüman alemi için en önemli surelerden birisi de Yasin Suresi'dir. Mekke döneminden inen Yasin Suresini okumak faydaları ve fazileti oldukça çoktur. Toplamda 83 ayetten oluşan bu sure genellikler mevlitlerde okunmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in kalbi olarak nitelendirilen Yasin Suresi adını ilk ayette geçen “Ya-Sin” harflerinden almaktadır. Kur-'an-ı Kerim'in 36. suresi olan Yasin, başlıca insanın sorumlulukları, vahiy, Hz. Muhammed, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, öldükten sonra dirilme, kıyamet, hesap ve ceza konusu edilmektedir. İslam aleminde vefat eden kişinin arkasından okunur. Yasini Şerif Türkçe tefsiri, Arapça yazılışı, fazileti, diyanet meali için "Yasin Suresi Okunuşu Ve Anlamı" içeriğimize göz ile Başlayan Kız Bebek İsimleri 2022 Z Harfi ile Başlayan Kız İsimleri ve Anlamları Nelerdir?Anne ve baba adaylarının en çok kafasını kurcalayan konulardan birisi de isim seçme. Yeni doğacak bebeklerinin isminin en güzel ve en anlamlı olmasını isterler. Bunun için ebeveynler derin bir araştırma içerisine girerler. Bazı aileler geleneksel isimleri vermek isterken bazıları da popüler, modern, keşfedilmemiş, nadir bulunan ve değişik isimler vermeyi tercih etmektedir. Anne ve baba adayları bunun dışında çocuklarının hayat boyu taşıyacağı isimlerin anlamlarına dikkat eder. Z harfi ile başlayan kız isimleri ve anlamları nelerdir? “Z ile Başlayan Kız Bebek İsimleri” içeriğimizden detaylı bilgi ile Başlayan Erkek Bebek İsimleri 2022 Z Harfi ile Başlayan Erkek İsimleri ve Anlamları Nelerdir?Bebeklerine kavuşacağı anı dört gözle bekleyen anne ve baba adaylarının en çok üzerinde durduğu konulardan birisi de isimler. Erkek bebek bekleyen çiftler isimler ve anlamları hakkında derin bir araştırma içerisine giriyor. Bebeklerinin hayat boyu taşıyacağı isme karar verirken zorlanıyorlar. Aileler keşfedilmemiş, nadir bulunan ve değişik isimleri tercih ediyor. Aileler ismin yanı sıra anlamlarına da dikkat ediyor. Z harfi ile başlayan erkek isimleri ve anlamları nelerdir? “Z ile Başlayan Erkek Bebek İsimleri” içeriğimizden detaylı bilgi alabilirsiniz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daveti üzerine gittiği Soçi'den Türkiye'ye dönerken uçakta; KPSS'nin iptal edilmesiyle ilgili "Biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra ben ÖSYM Başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık" Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin'in davetiyle gittiği Soçi'den dönerken uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İletişim Başkanlığı'nin internet sitesine yayınlanan açıklamaya göre Erdoğan, "Son duruma ilişkin bilgi verebilir misiniz? FETÖ parmağı var mı? Sosyal medya tarandığında, bakıldığında resmi olarak parmağı olmasa da hükümetle gençleri karşı karşıya getirmek isteyen bir FETÖ'cü grubun varlığı çok aşikar görülüyor" sorusuna "FETÖ'cü grup mu desek, 6'lı masa mı desek, bir de masanın altı var, yedi" yanıtını verdiği kaydedildi. Yazılı açıklamaya göre, Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü "ÖSYM, ŞAİBELERİ DE ORTADAN KALDIRARAK YOLUNA DEVAM EDECEK" "Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra ben ÖSYM Başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık. Bu atamayla beraber de hemen ekibini en güzel şekilde kurması için talimat verdik. Üst düzey de bir ekip oluşturduk ve bu ekiple çalışmalarına anında başladılar. Atamayı yaptığımız gibi çalışmayla da hemen ertesi sabah çıktı basın toplantısını yaptı ve önümüzdeki ayın 17'sinde de süreci başlatma kararını aldık. Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek.""EŞİM ULUDERE'YE GİTTİ. DOLAYISIYLA BİZİM NEREDE BİR FIRSATÇILIK VAR, O FIRSATÇILIK ANI GELDİĞİNDE ONLARLA BİR ARAYA GELMEK GİBİ BİR YAKLAŞIMIMIZ YOK" Erdoğan, Irak'ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesindeki saldırıya ilişkin şunları söyledi "Biliyorsunuz ben Uludere'deki o olayda ebediyete irtihal eden bütün kardeşlerimizin aileleriyle bir araya geldim. Şırnak'ta Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılışında o ailelerle görüşmelerimi yaptım. Bizzat eşimi de Uludere'ye gönderdim. Eşim Uludere'ye gitti, oradaki ailelerle yerinde görüşmeler yaptı. Dolayısıyla bizim kalkıp da nerede bir fırsatçılık var, o fırsatçılık anı geldiğinde onlarla bir araya gelmek gibi bir yaklaşımımız yok. Biz bütün vatandaşlarımıza karşı her türlü yapmamız gerekenleri yaptık, yapıyoruz ve bundan sonra da aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz. Bizim vatandaşlarımıza karşı hak noktasında evelallah bir sıkıntımız yok, buna inanıyoruz." Recep Tayyip Erdoğan Vladimir Putin Güncel Haberler
En faziletli zikir hangisidir? Allah’ı zikretmenin en güzel şekli nedir? Peygamberimizin okuduğu ve tavsiye ettiği zikirler var mı? Allah’ı zikretmenin fazileti ile ilgili Allah’ı anma, hatırlama, ona dua ve ibadet etmek anlamlarına gelir. Günlük okunacak zikirler ve anlamları SÜBHANALLAHİ VE BİHAMDİHİ ZİKRİ Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki “Her kim günde yüz kere Sübhânallâhi ve bihamdihi» “Allah’ı hamd ile tesbih ederim” derse o kimsenin hataları deniz köpüğü kadar da olsa dökülür, yâni mağfiret olunur.” Hadîs-i şerîfi, Buhârî Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’dan rivayet etmiştir. Buhârî, Deavât, 65 Bu hâdis-i şerîf mü’minler için büyük bir tebşîrdir, yani müjdedir. Yine Ebû Hüreyre’den rivayete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz “İki kelime vardır ki Rahman Teâlâ’ya sevgili, lisanda hafif, mîzanda da ağırdırlar. Bunlar SÜBHANALLAHİ VE BİHAMDİHİ SÜBHANALLAHİL AZİM ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhânallâhi ve bihamdihi sübhânallâhi'l azîm. Anlamı Allah’ı hamd ile tesbîh ederim, büyük Allah’ı tesbîh ederim.» kelimeleridir.” Buhârî, Deavât, 65 Yine Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki “Rabbini zikredenle etmeyenin hâli diri ile ölünün hâli gibidir.” yani Rabbini zikreden kimse diridir, Rabbini zikretmeyen kimse de ölüdür. Buhârî, Deavât, 66 Bu hadîs-i şerîf ehl-i zikr için pek büyük bir tebşîrdir. Zikrullahın envâı çoktur. Meselâ Lafza-i celâl, kelime-i tevhîd ve sâir esmâ-i hüsnâ ile zikir olduğu gibi, Kur’ân tilâveti, hadîs-i şerîf kırâati, din ilimleri öğrenmek dahi hep zikrullahtan ma’dûddur. Zira, hayatta olan kimsenin zahiri nûr-i hayâtın parlamasıyla ve bâtını nûr-ı ilim ve idrâkiyle süslendiği gibi, zikrullah eden zâtın dahi zahiri amel-i sâlih ve tâat nûruyle, bâtını da ma’rifet-i sübhâniyye nûruyla süslenir. Zikrullah etmeyen kimse ise her ne kadar dünyâ işiyle meşgul olsa da onun zahiri ibâdetten uzak ve muattal olduğu gibi bâtını da bâtıldır. Fakat kalbi uyanık ve zâkir olan kimse dünyâ işi ile meşgul olsa da yine kalbi zâkirdir. Nitekim âyet-i celîlede böyle insanların vasfında “Öyle ricâl vardır ki ticâret satış onları Allah’ın zikrinden alıkoymaz.” buyrulmuştur. Nûr sûresi, 37 Yine Buharî’nin Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’dan rivâyet ettiğine göre Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır. “Allah Teâlâ Hazretlerinin husûsi bazı melekleri vardır ki, yüryüzünde elh-i zikri aramak için dolaşırlar. Ne vakit ki Allah’ı zikreden bir cemâat bulurlarsa birbirlerine nidâ ederek Geliniz aradığınız buradadır» diyerek orada toplanırlar. Ve o mevkii kanatlarıyla semâya kadar çevirirler. Sonra Allah Teâlâ Hazretleri, o ehl-i zikrin ahvâl ve akvâlini, o meleklerden daha ziyâde kendisi bildiği halde onlara hitaben – Kullarım ne söylüyorlar? der. Melekler; – Seni tesbîh ve tekbîr ediyorlar. Sana hamdediyorlar. Seni temcîd ediyorlar. Allah Teâlâ – Beni hiç görmüşler mi? der. Melekler de – Hayır yâ Rabbi Zâtına kasem ederiz ki hiç görmemişler, derler. Allah Teâlâ – Pekiyi, beni görselerdi nasıl olurlardı? Melekler – Eğer Seni görselerdi sana daha çok ibâdet ederler; seni bütün kudretleriyle temcîd ederler, seni bütün kuvvetleriyle tesbîh ederlerdi, derler. Allah Teâlâ – Kullarım benden ne istiyorlar? der. Melekler – Senden cenneti istiyorlar, derler. Allah – Orayı görmüşler mi? der. Melekler de – Hayır, yemin ederiz ki hiç görmemişler. – Pekiyi görselerdi nasıl olurlardı? – Eğer görselerdi oraya daha fazla düşkün olurlardı, orayı daha fazla arzu ederlerdi, oraya daha fazla rağbet ederlerdi, derler. Allah Teâlâ – Pekiyi nelerden Allah’a sığınıyorlar? Melekler – Cehennemden, derler. – Pekiyi onu hiç görmüşler mi? – Hayır, Vallahi hiç görmemişler. – Pekiyi ya bir görselerdi nasıl olurlardı? – Eğer bir görselerdi ondan daha çok kaçarlar, daha fazla korkarlardı. Bunlardan sonra Allah Teâlâ şöyle buyurur – Sizi şâhid tutarım ki, ben bu kullarımı mağfiret ettim. İçlerinden bir melek şöyle der – Yâ Rabbi, filan onlardan değildir, o bir işi için onların arasına gelmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur – Madem ki beraber duruyorlar, onlarla beraber oturanlar şekavetten uzak olurlar.” Onları da mağfiret ettim. buyurur. Buhârî, Deavât, 66 ZİKİRLE İLGİLİ HADİSLER Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyuruyor Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh» zikrini çok ediniz. Zîrâ, o, cennetin hazînesidir.” Buhârî, Deavât, 50 “Sana arşın altındaki cennet hazinesinden bir kelime söyleyeyim mi? LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Anlamı Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.» kelimesidir. Kul bunu söyleyince Kulum hakkı teslîm etti ve benden onu selâmette kılmamı istedi» der.” LA İLAHE İLLALLAH ZİKRİ “Ben bir söz biliyorum ki kul onu kendisine ölüm gelince söylerse ruhu cesedinden çıkarken ruhuna bir başka ferahlık geldiğini görür. Ve o söz kıyamette onun için nur, aydınlık olur. O söz Arapça Türkçe Okunuşu Lâ ilâhe illallah. Anlamı Allah’dan başka ilah yoktur.» sözüdür.” Bkz. İbn Hanbel, I, 37; Râmûzü’l-ehâdis “Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- “İmânınızı dâima yenileyiniz” buyurdu da “– Yâ Rasûlallah imânımızı nasıl yenileyeceğiz?” diye suâl olundu. Cevaben Lâ ilâhe illallah» zikr-i şerifini çok yapınız, buyurdu. İbn Hanbel, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657 “– Bir kul ihlâs ile Lâ ilâhe illallah» derse, bu hiç bir hicaba takılmadan yükselir. Allah’a vâsıl olunca Allah bunu söyleyene nazar eder. Allah bu tevhîd getirene nazar etdi mi onu rahmetine dâhil etmesi Allah’ın hakkıdır.” Tirmizî, Deavât, 86 “Yâ Muâz, günde kaç defa Allah’ı zikrediyorsun? On bin defa” Lâ ilâhe illallah” diyerek mi? Bak sana bazı kelimeler öğreteyim, bu onbin defa demenden senin için daha kolaydır. Şöyle de “Allah’ın kelimeleri adedince Lâ ilâhe illallah. Yarattıkları adedince Lâ ilâhe illallah, Arş ağırlığınca Lâ ilâhe illallah. Semâlar dolusu lâ ilâhe illallah. Bunlarla berâber bunların mislince lâ ilâhe illallah. Bunlarla beraber bunların mislince Allahu ekber. Bunlarla beraber bunların mislince elhamdülillah”. Böyle dersen ne bir melek sevabını yazmağa takat getirebilir, ne de bir başkası.” Ali el-Müttâkî, I, 442/1910 “Dünyâ lezzetini ve eğlencesini terkedip de gençliğiyle beraber Allah’ın tâatına yönelen gence Allah Teâlâ yetmiş iki sıddîkin ecrini verir ve ona şöyle hitâb eder “Ey şehvetini terkederek gençliğini benim uğrumda feda eden genç! Sen benim yanımda bazı meleklerim gibisin!” Tirmizî, Zühd, 53, Tuhfetü’z-Zakirîn, 241 “Ne ben, ne de benden evvelki nebiler SÜBHANALLAHİ VELHAMDÜLİLLAHİ VELA İLAHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhanallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Anlamı Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür.» tesbîhinden daha efdal bir kelime ile tesbîh etmemişlerdir.” Ali el-Müttâkî, no 2015 “Yâ Hafsa! Çok konuşmaktan sakın. Söylenen şey zikrullah olmadıkça kalbi öldürür. Fakat Allah’ın zikrini çok yap. İşte bu kalbi diriltir.” Ali el-Müttâkî, no 1896 Allah Teâlâ şöyle buyuruyor “Ey Âdem oğlu, fecirden ve asırdan sonra bir saat beni zikret, bunların arasına ben kefilim.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 6055 SÜBHANALLAH, ELHAMDÜLİLLAH VE ALLAHU EKBER DEMENİN FAZİLETİ Bir gün, başta Ebû Zer olmak üzere muhacirlerin fakir olanları Peygamber Efendimiz’e gelerek şöyle dediler “Yâ Resulallah, varlık sahipleri yüksek dereceleri ve dâimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyor. Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz. Onlar köle âzat ediyor, biz edemiyoruz.” Sahabîleri dinleyen Peygamberimiz, onların gönlünü şu müjdesiyle aldı “Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz. Meğer ki, sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra otuz üçer kere Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahu ekber’ derseniz, tamamı 99 eder. Yüzün tamamında da, Lâilaheillallahü vahdehu lâ şerika leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa, affolunur.” Müslim, Mesacid 146; Ebû Dâvud, Vitir 2 SÜBHANALLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhanallah. Anlamı Allah noksanlardan münezzehtir. ELHAMDÜLİLLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Elhamdülillah. Anlamı Şükür Allah’adır, Allah’a şükürler olsun, hamd Allah’adır. ALLAHU EKBER ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Allahu ekber. Anlamı Allah en büyüktür. Allah her şeyden üstündür, uludur, azametlidir. ESMAÜL HÜSNA ZİKRİ “Muhakkak ki Allah Teâlâ’nın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları bellerse cennete girer.” اَللّٰهْ Allah Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan zâtın husûsî ve en kapsamlı ism-i şerifi. اَلرَّحْمٰنُ er-Rahmân Bütün mahlûkâta merhamet eden, hepsine de nîmetler veren. اَلرَّح۪يمُ er-Rahîm Pek ziyâde merhamet edici, bilhassa mü’minlere rahmet eden. اَلْمَلِكُ el-Melik Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi. اَلْقُدُّوسُ el-Kuddûs Hatâdan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten münezzeh/çok uzak ve pek temiz. اَلسَّلَامُ es-Selâm Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan, her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran, Cennet’teki bahtiyar kullarına selâm eden. اَلْمُؤْمِنُ el-Mü’min Gönüllerde îman ışığı yakan, kendine sığınanlara eman verip onları koruyan, rahatlatan, güven veren, vaadine güvenilen. اَلْمُهَيْمِنُ el-Müheymin Kâinâtın bütün işlerini gözetip yöneten ve koruyan. اَلْعَز۪يزُ el-Azîz Yenilmeyen yegâne gâlip. اَلْجَبّٰارُ el-Cebbâr Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan, yaratılmışların hâlini iyileştiren, irâdesini her durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, hüküm ve iradesine karşı gelinmek ihtimali bulunmayan. اَلْمُتَكَبِّرُ el-Mütekebbir Her şeyde ve her hâdisede büyüklüğünü gösteren, azamet ve yüceliğini izhâr eden. اَلْخَالِقُ el-Hâlık Her şeyin varlığını ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri, hâdiseleri tayin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan vâr eden. اَلْبَارِئُ el-Bâri’ Eşyâyı ve her şeyin âzâ ve cihazlarını birbirine uygun bir hâlde yaratan, bir örneği olmaksızın canlıları yaratan. اَلْمُصَوِّرُ el-Musavvir Tasvîr eden, her şeye bir şekil ve hususiyet veren. اَلْغَفَّارُ el-Ğaffâr Mağfireti pek bol olan. Dilediği kullarını da günahlardan koruyan. اَلْقَهَّارُ el-Kahhâr Her şeye, her istediğini yapacak surette gâlib ve hâkim. اَلْوَهَّابُ el-Vehhâb Çeşit çeşit nimetleri devamlı bağışlayıp duran. Her zaman, her yerde ve her şeyi karşılık beklemeden çok çok ve bol bol veren. اَلرَّزَّاقُ er-Rezzâk Yaratılmışlara, faydalanacakları şeyleri ihsân eden, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren. اَلْفَتَّاحُ el-Fettâh Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, iyilik kapılarını açan, hakemlik yapan. اَلْعَل۪يمُ el-Alîm Her şeyi hakkıyla ve çok iyi bilen. اَلْقَابِضُ el-Kâbıd Sıkan, daraltan, rızkı daraltan, canlıların rûhunu alan. اَلْبَاسِطُ el-Bâsıt Açan, genişleten, rızkı bollaştıran, ruhları bedenlerine yayan. اَلْخَافِضُ el-Hâfıd Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan, zillete düşüren. اَلرَّافِعُ er-Râfi’ Yukarı kaldıran, yükselten, yücelten. اَلْمُعِزُّ el-Mu’izz İzzet ve şeref veren, ağırlayan. اَلْمُذِلُّ el-Müzill Zillete düşüren, hor ve hakîr eden. اَلسَّم۪يعُ es-Semi’ Hakkıyla işiten. اَلْبَص۪يرُ el-Basîr Hakkıyla gören. اَلْحَكَمُ el-Hakem Hükmeden, hakkı yerine getiren, hükmünü eksiksiz icrâ eden. اَلْعَدْلُ el-Adl Mutlak adâlet sahibi, aşırılığa meyletmeyen. اَللَّط۪يفُ el-Latîf En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan, yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip, sezilmez yollarla karşılayan. اَلْخَب۪يرُ el-Habîr Her şeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan. اَلْحَل۪يمُ el-Halîm Suçluların cezâsını vermeye gücü yettiği hâlde onlara yumuşak davranan ve cezâlarını geriye bırakan. Allah, gazabda acele etmez, mühlet verir, yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri affeder, ısrar edenler hakkında ise artık hüküm kendisine kalmıştır. اَلْعَظ۪يمُ el-Azîm Bütün büyüklüklerin sâhibi. Zâtının ve sıfatlarının mâhiyeti anlaşılamayacak kadar ulvî. اَلْغَفُورُ el-Ğafûr Mağfireti çok olan, bütün günahları bağışlayan. Allah, istediği kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. اَلشَّكُورُ eş-Şekûr Kendi rızâsı için yapılan sâlih amelleri, daha ziyâdesiyle karşılayan, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden. اَلْعَلِيُّ el-Aliyy Her hususta, her şeyden yüce olan. Her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve hükmü altında olan. اَلْكَب۪يرُ el-Kebîr Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen, bütün büyüklükler kendisine mahsus olan. اَلْحَف۪يظُ el-Hafîz Yapılan işleri bütün tafsilâtıyla tutan, her şeyi belli vaktine kadar âfât ve belâlardan saklayan, koruyup gözeten. اَلْمُق۪يتُ el-Mukît Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen. اَلْحَس۪يبُ el-Hasîb Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin, bütün tafsilât ve teferruatıyla hesabını iyi bilen, her şeye ve herkese her ihtiyacı için kâfi gelen, onları hesaba çeken. اَلْجَل۪يلُ el-Celîl Celâdet, azamet ve heybet sâhibi, celâl sıfatları ile muttasıf. اَلْكَر۪يمُ el-Kerîm Keremi, lütuf ve ihsânı bol, her türlü fazilete sahip olan. اَلرَّق۪يبُ er-Rakîb Bütün varlıklar üzerinde gözcü, bütün işler murakabesi altında bulunan. اَلْمُج۪يبُ el-Mücîb Kendine duâ edip yalvaranların isteklerini işitip cevab veren, onları cevapsız bırakmayan. اَلْوَاسِعُ el-Vâsi’ Geniş ve müsaadekâr. Allah’ın ilmi, ihsânı, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniştir ve her şeyi kaplamıştır. اَلْحَك۪يمُ el-Hakîm Bütün emirleri ve işleri hikmetli, yerli yerinde ve sağlam olan. اَلْوَدُودُ el-Vedûd İyi kullarını seven, onları rahmet ve rızâsına erdiren. Sevilmeye ve dostluğa lâyık yegâne varlık. اَلْمَج۪يدُ el-Mecîd Zâtı şerefli, efâli güzel olan, her türlü övgüye lâyık bulunan. اَلْبَاعِثُ el-Bâis Ölüleri diriltip kabirlerinden kaldıran; gönüllerde saklı olanları meydana çıkaran. اَلشَّه۪يدُ eş-Şehîd Her zaman ve her şeyi gözlemiş olarak bilen, her yerde hâzır ve nâzır olan. اَلْحَقُّ el-Hakk Fiilen var olan, mevcûdiyeti ve uluhiyeti gerçek olan, varlığı hiç değişmeden duran. Hakikaten vâr olan yalnız O’dur. اَلْوَك۪يلُ el-Vekîl Usûlüne uygun şekilde, kendisine tevdi edilen işleri en güzel şekilde neticelendiren, güvenilip dayanılan, tevekkül edilen. اَلْقَوِيُّ el-Kaviyy Çok kuvvetli, her şeye gücü yeten, kudretli. اَلْمَت۪ينُ el-Metîn Çok sağlam, kuvveti çok ve şiddetli olan. اَلْوَلِيُّ el-Veliyy İyi kullarına dost olan, yardım eden. اَلْحَم۪يدُ el-Hamîd Ancak kendisine hamd ü senâ olunan, bütün varlığın diliyle biricik övülen, medhedilen. اَلْمُحْص۪ي el-Muhsî Her şeyin sayısını ve miktarını tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen. اَلْمُبْدِئُ el-Mübdi’ Mahlûkatı maddesiz ve örneksiz olarak ilk baştan yaratan. اَلْمُع۪يدُ el-Mu’îd Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan. اَلْمُحْي۪ el-Muhyî Hayat veren, can bağışlayan, sağlık veren. اَلْمُم۪يتُ el-Mümît Canlı bir mahlûkun ölümünü yaratan, öldüren. اَلْحَيُّ el-Hayy Dâimâ diri; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten. اَلْقَيُّومُ el-Kayyûm Gökleri, yeri, her şeyi ayakta tutan. Bir şeyin kıyâmı, yani, bir varlık sâhibi olarak durabilmesi neye bağlı ise, onu veren. Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden. Her şey Hak ile kâimdir. اَلْوَاجِدُ el-Vâcid Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, müstağnî; istediğini, istediği vakit bulan. Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiç birinden mahrum olmayan. اَلْمَاجِدُ el-Mâcid Kadr ü şânı büyük, kerem ve semâhati bol. اَلْوَاحِدُ el-Vâhid Tek. Zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla şerîki/ortağı, nazîri/benzeri ve dengi bulunmayan. اَلصَّمَدُ es-Samed Hâcetlerin bitirilmesi, ızdırapların giderilmesi için tek merci’, ihtiyaç ve dileklerde kendisine müracaat edilen, arzu ve bütün istekler kendisine sunulan, kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan. اَلْقَادِرُ el-Kâdir İstediğini, istediği gibi yapmaya gücü yeten. اَلْمُقْتَدِرُ el-Muktedir Kuvvet ve kudret sâhipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden. اَلْمُقَدِّمُ el-Mukaddim İstediğini ileri geçiren, öne alan. اَلْمُؤَخِّرُ el-Muahhir İstediğini geri koyan, arkaya bırakan. اَلْاَوَّلُ el-Evvel Her varlıktan mukaddem olan, başlangıcı olmayan. اَلْاٰخِرُ el-Âhir Varlığının sonu olmayan. اَلظَّاهِرُ ez-Zâhir Âşikâr olan, kat’î delillerle bilinen. اَلْبَاطِنُ el-Bâtın Gizli olan; duyu organları ile idrâk edilemeyen, mâhiyeti bilinemeyen. اَلْوٰالى el-Vâlî Mahlûkatın işlerini yoluna koyan, bu muazzam kâinatı ve her an meydana gelen hâdisatı tek başına tedbîr ve idare eden, kâinâtın hâkimi. اَلْمُتَعَال۪ى el-Müteâlî Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek yüce ve pek münezzeh. İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın. اَلْبَرُّ el-Berr Kulları hakkında kolaylık isteyen; iyilik ve bahşişi çok olan, vaadini yerine getiren. اَلتَّوَّابُ et-Tevvâb Kullarını tevbeye sevkeden, tevbeleri çokça kabûl edip, günahları bağışlayan. اَلْمُنْتَقِمُ el-Müntekım Suçluları, adâleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran. اَلْعَفُوُّ el-Afüvv Affı çok. Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden, kökünden kazıyan. اَلرَّؤُۧفُ er-Raûf Çok re’fet ve şefkat sâhibi. مَالِكُ الْمُلْكِ Mâlikü’l-Mülk Bütün mülkün mâliki ve hâkimi. Allah Teâlâ mülkün hem sâhibi, hem hükümdârıdır, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm Hem büyüklük ve azamet, hem de fazl u kerem sâhibi. اَلْمُقْسِطُ el-Muksit Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan. Adâlet sâhibi. Mazlûma acıyıp zâlimin elinden kurtaran. اَلْجَامِعُ el-Câmi’ İstediğini, istediği zaman, istediği yerde toplayan. Birbirine benzeyen, benzemeyen ve zıd olan şeyleri bir araya getirip tutan. Kıyâmet günü hesâba çekmek için mahlukatı toplayan. اَلْغَنِيُّ el-Ğaniyy Çok zengin ve her şeyden müstağnî. اَلْمُغْن۪ي el-Muğnî İstediğini zengin eden, tatmin eden. اَلْمَانِعُ el-Mâni’ Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere mâni olan. اَلضَّآرُّ ed-Dârr Elem ve zarar verici şeyleri yaratan. اَلنَّافِعُ en-Nâfi’ Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan, fayda veren. اَلنُّورُ en-Nûr Âlemleri nurlandıran; istediği sîmalara, zihinlere ve gönüllere nûr bahşeden, nûr kaynağı. اَلْهَاد۪ى el-Hâdî Hidâyeti yaratan, yol gösteren, murada erdiren. اَلْبَد۪يعُ el-Bedî Örneksiz, misalsiz, acîb ve hayret verici âlemler îcad eden. Zâtında, sıfatında, fiillerinde, emsâli görülmemiş olan. اَلْبَاق۪ي el-Bâkî Varlığı devamlı olan, sonu olmayan. اَلْوَارِثُ el-Vâris Servetlerin geçici sâhipleri elleri boş olarak yokluğa döndükleri zaman servetlerin hakikî sâhibi olan. اَلرَّش۪يدُ er-Reşîd Bütün işleri ezelî takdîrine göre yürütüp, bir nizam ve hikmet üzere âkıbetine ulaştıran; her şeyi yerli yerine koyan, en doğru şekilde nizâm veren. اَلصَّبُورُ es-Sabûr Çok sabırlı. Buhârî, Deavât, 68; Tirmizî, Deavât, 83; Hâkim, I, 62 HASBÜNALLAHÜ VE Nİ’MELVEKÎL ZİKRİ Türkçe Okunuşu Hasbünallahü ve ni'melvekîl. Anlamı Allah bana yeter. O ne güzel vekildir.» Zikri bütün korkan kimselerin emniyetli sığınağıdır. Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 3715 Kuvvet-i îmân ve îkan ile bu zikr-i şerîfin tekrarına ve tilâvetine devam olunsa, mal ve can üzerine gelmesi melhuz olan musibet ve tehlikelerden insanı mahfuz kılar. Arapça Türkçe Okunuşu La ilahe illallahü halimül kerim la ilahe illallahül aliyyül azim... Bu zikr-i şerîfe devam edilirse biiznillahi teâlâ şiddet ve musibetler ferahlık ve sürûra tebdil olunur. Anlamı Başka bir ilâh yok; ancak el-Hakîm, el-Kerîm Allah var. Başka bir ilâh yok; ancak el-Aliyyü’l-Azîm Allah var. Başka bir ilâh yok, ancak yedi semânın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah var.” LA HAVLE VE LA KUVVETE İLLA BİLLAH TESBİHİ Arapça Türkçe Okunuşu Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Anlamı Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taatle kuvvet bulmak ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır» kelime-i tayyibesi doksan dokuz illete devâ olur. Bu illetlerin en hafifi hüzün ve kederdir. Hâkim, I, 727 ALLAH’I ZİKRETMEK Arapça Türkçe Okunuşu İzâ merartüm bi-riyadı’l-cenneti ferte’û. Kalû ve me riyadu’l cenneti kâle halikûz zikr. Anlamı Cennet bahçelerine uğradığınız zaman meyvelerinden istifade ediniz” buyurmakla, “Cennet bahçelerinin nereler olduğu” sual olundu. Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- de “– Allah’ı zikretmek için teşekkül eden halkalardır” buyurdu. Tirmizî, Deavât, 82/3510 “Kelime-i Tevhîd, yani Lâ ilâhe illallah» kelime-i azîmesi asl-ı îmânı tevlîd etdiği için zikirlerin efdali Elhamdülillah» diyerek Cenâb-ı Hakk’a hamdetmek de, O’nun sonsuz ni’metlerini artırmaya medar olduğu için duâların efdalidir.” Tirmizî, Duâ, 9/3383 EN FAZİLETLİ KULLAR “Kıyamette Allah yanında en faziletli olan kullar, Cenâb-ı Hakk’ı çok zikredenlerdir.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no 1279 ALLAH’I ÇOKÇA ZİKREDİN Arapça Türkçe Okunuşu Eksirû zikrallâhi hattâ yekülû mecnûn. Anlamı “Cenâb-ı Hakk’ı zikre o kadar ihtimam ediniz ki, münafıklar sizi gördükleri zaman İşte mecnûnun biri» desinler.” İbn Hanbel, III, 68 “Muhakkak her şeye cilâ verecek bir âlet vardır. Kalbin cilâsı ise Allah’ı zikretmektir. Azâbdan necat için zikrullah gibi bir şey olamaz. Velev ki kılıncın kırılıncaya kadar Allah yolunda muharebe edesin.” Ali el-Müttâkî, no 1848 “Benim gözlerim uyur, lâkin kalbim uyumaz.” Buhârî, Menâkıb, 24 Yani “zikrullahtan bir lahza gâfil olmaz.” “Zikrin hayırlısı hafî olanı, rızkın hayırlısı da kâfi mikdarda olanıdır.” İbn Hanbel, I, 172 “İki dudaktan dışarı çıkan bir söz yayılır” ifadesine göre, dil ile yapılan cehrî zikir, insanın sağ ve solunda bulunan meleklerle, ondan hiç ayrılmayan şeytan tarafından işitileceğinden dolayı, hafî zikir kadar efdal olamaz. “Allah’ı zikretmek kalplerin şifasıdır.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4330 Cenâb-ı Hakk’ı kalb ile zikretmek, hased, riya, kibir gibi emrâz-ı kalbiyyeyi izâle edip kalbi Allah’ın sevdiği vasıflarla ihya etmesi cihetiyle bizzat şifâdır. “Zikir sadakadan hayırlıdır.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4350 “Şeytan Âdemoğlunun kalbine nüfuz için istilâ eder. Fakat kul kalbiyle Cenâb-ı Hakk’ı zikredince ümidsiz olarak geri çekilir. Kul Allah’ı unutur unutmaz hemen kalbini istilâ ederek vesvese vermeğe başlar.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4972 “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki Ey Âdemoğlu! Sen beni zikrettiğin müddetçe bana şükretmiş olursun. Beni unuttuğun müddetçe hakkımı unutmuş, nankörlük etmiş olursun.” Heysemî, X, 82 “Hiçbir cemâat zikrullah için cem’ olup dağılmadı ki, zikirleri sebebiyle Cenâb-ı Hakk tarafından af ve mağfiret ile tebşîr olunmasınlar, kendilerine “Zikrinizden dolayı mağfiret olunmuş olarak kalkınız” denilmesin. Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 7777 Arapça Türkçe Okunuşu Men eksera zikrâllâhi bere-e minennifâkı. Anlamı Allah’ı çok zikreden kimse nifaktan beri olur.» Beyhakî, Şuab, I, 414 Yâni kesret-i muhabbetinden dolayı Allah’ı çok zikreden ve kalbi zikrullah’tan hiç gafil olmayan kimse münâfıklıkdan uzak olur. ALLAH’IN SEVDİKLERİ Arapça Türkçe Okunuşu Men eksera zikrâllâhi ehabbehûl'l teale. Anlamı Allah’ı çok zikreden kimseyi Allah Teâlâ sever.» Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 8510 “Zikir, farz olmayan oruçtan efdaldir.” Ali el-Müttâkî, no 1859 “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki “Bir kul, beni zikredeceğinden dolayı kendi ihtiyacını istemeye fırsat bulamazsa ben ona ihtiyâcını istemeden evvel in’âm ve ihsan ederim.” Ali el-Müttâkî, no 1873 “Cenâb-ı Hakk’ın âyet-i celîlesini, sonsuz ni’metlerini ve ahvâl-i âhireti tefekkür gibi ibâdet olamaz. Kalblerinizi de murakabeye alıştırınız.” Ali el-Müttâkî, no 5709, 44135 “Cenâb-ı Hakk’ın velîleri o kimselerdir ki görüldükte Allah hatıra gelir.” Heysemî, X, 78 “Cenâb-ı Allah’ı sevmenin alâmeti Allah’ı zikretmeyi sevmektir. Allah’ı sevmemenin alâmeti Allah -azze ve celle- Hazretleri’nin zikrini sevmemektir.” Beyhakî, Şuab, I, 367 “Cenâb-ı Allah’ı kullarına sevdiriniz ki, Allah da sizi sevsin.” Taberânî, VIII, 90 Yani, Cenâb-ı Hakk’ın dünyâda ihsan ettiği sıhhat, a’zâ ve cevârıh, rızık ve maîşet gibi sayılıp bitirilmesi mümkün olmayan sonsuz ni’metleri ile, mevt, kabir, haşr, hisâb, sırat hengâmelerinde mü’minler için va’d eylediği rahmetlerini, bunlardan gafil bulunan kullarına hatırlatarak ve öğüt vererek muhabbetlerini uyandırmaya sa’y ve gayret ediniz. “Cenâb-ı Allah’ın senin vesilenle bir kimseyi hidâyete ulaştırması, senin için üzerine güneş doğan her şeyden daha hayırlıdır.” Hâkim, III, 690 Yani ondan hâsıl olacak ecir o kadar büyüktür. “Tezkiye-i nüfûs ve tasfiye-i kulûb için insanlara, ümmetime tebliğ için sünnetimi beyân eden kırk hadîs-i şerif hıfz edip mahallinde sarfeden kimseyi kıyamet gününde şefaatime dâhil ederim.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no 8637 “Beyt-i Mükerremi elli defa tavaf eden kimse günahlarından çıkar, temizlenir, anasından doğduğu gün gibi olur.” Tirmizî, Hac, 41/866 “Bir kimse Cenâb-ı Hakk’ı zikreder de, haşyetullah’tan dolayı göz yaşları yere dökülünceye kadar ağlarsa Allah Teâlâ ona kıyamet gününde azâb etmez.” Hâkim, IV, 289 “Bir kimse kesret-i muhabbetinden dolayı Cenâb-ı Hakk’a kavuşmayı isterse Cenâb-ı Allah da ona kavuşmayı sever.” Buhârî, Rikâk, 41 Bu muhabbet ekseri mü’minlerde mevte yakın bir zamanda zuhur eder. “Kul, ubûdivyet vazifelerini ifâda ihmalkâr davranırsa; yani her ibâdetini kâfi miktar yapmayıp azaltırsa ve kusur ederse Cenâb-ı Allah onu gam ve kedere mübtelâ eder.” Ali el-Müttâkî, no 6788 “Bir kimse bütün arzusu dünyâ olarak sabahlar ve bu arzu üzere uyanırsa Cenâb-ı Allah onun işini perişan edip rahatını selb eder.” “Dünyâ sevdâsıyle kalblerinizi meşgul etmeyiniz. Böylece kalblerinizi Cenâb-ı Hakk’ın zikrinden ve muhabbetinden muattal hâle getirmeyiniz.” Beyhakî, Şuab, VII, 361 “Tahkikan sabah namazıyla güneş doğma vakti arasındaki rızıkların taksim zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına manî’ olur.” Ahmed, I, 73 “Cum’a günü ibâdet ve ezkâr ile mü’minlerin kalbi mesrur olacak bir bayram günüdür.” Beyhakî, Şuab, III, 394 “Ölüm alâmetleri zuhur eden hastalarınız üzerine Yâsin-i Şerîfi kıraat ediniz.” Ebû Dâvûd, Cenâiz, 19-20 “Üzerinde ölüm alâmetleri zahir olan hastalarınızın yanlarında kelime-i tevhidi tekrar ile kendilerine telkîn ediniz.” Müslim, Cenâiz, 1 Yalnızca telkîn edilir, söylemeleri için zorlanmaz. SON SÖZ CENNETE GÖTÜREBİLİR “Son sözü Lâ ilâhe illallah» kelime-i tayyibesi olan bir mü’min cennete gider.” Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15-16 “Lisânıyle Allah Teâlâ’yı zikrederken kalbiyle Allah’a isyan eden kimseye yazıklar olsun.” “Lisâniyle Cenâb-ı Allah’ı çok zikredip de ameliyle Allah’a âsî olan kimseye yazıklar olsun.” Ali el-Müttakî, no 43738 “Kim bir şeyi severse onu çok zikreder.” Beyhakî, Şuab, I, 388 Yani, Cenâb-ı Hakk’ı çok zikir etmeyen kimse onu sevdiği iddiasında kâzibdir; yalancıdır. İslam ve İhsan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi'den Türkiye'ye dönüşte Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Yazarı Mehmet Acet ile Yayın Koordinatörü İbrahim Günay'ın da aralarında bulunduğu uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. KPSS MESAJI BOŞTA BULUNSAK BUNU SEÇİME KADAR SATACAKLARDI SORU KPSS iptal kararınızın detayını merak ediyoruz. Bununla birlikte son duruma ilişkin bilgi verebilir misiniz? FETÖ parmağı var mı? Sosyal medya tarandığında, bakıldığında resmi olarak parmağı olmasa da hükümetle gençleri karşı karşıya getirmek isteyen bir FETÖ’cü grubun varlığı çok aşikar görülüyor. CEVAP FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar. Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı. Çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra, ben ÖSYM başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen, 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık. Bu atamayla beraber de hemen ekibini en güzel şekilde kurması için talimat verdik. Üst düzey de bir ekip oluşturduk ve bu ekiple çalışmalarına anında başladılar. Atamayı yaptığımız gibi çalışmayla da hemen ertesi sabah çıktı basın toplantısını yaptı ve önümüzdeki ayın 17’sinde de süreci başlatma kararını aldık. Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek. "BİZE DÜŞEN HAYIRLI OLSUN DEMEK" SORU Siz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken sürekli Bay Kemal’ ifade
hayırlı haber almak için zikir