Televizyon programlarıyla milyonları ekran başına toplayan Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Türkiye’nin en güvendiği isimleri arasında yer aldı. Eserleriyle son günlerde Z Kuşağı’nın ilgisini çeken Hatipoğlu, güvenilen ünlülerden biri oldu. 25-35 yaş gurubu en
Allbeings encapsulated within a border are forced to interact with each other and establish a special system with their own regulation rules. These regulation rules are called as order parameters.
Değerlihocamız Nihat Hatipoğlu da programında Ecrin ismi hakkındaki gerçekleri açıklamıştı. Ecrin in Kuran da geçtigi ayet: قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ (Kul mâ es elukum aleyhi min ecrin ve mâ ene minel
Nihat Hatipoğlu, 25 Nisan’da Çayırova’ya geliyor Bu alanda yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen İHA ajansıdır. Bu Kategorideki Diğer Haberler.
nihat hatipoğlu'na aşırı benzeyen albüm kapağı. şükela: tümü | bugün. az önce discogs 'ta dolaşırken birden önüme denk gelen albüm kapağı. albüm teddy wilson adlı amerikan jazz piyanistine ait. karşılaştırma görseli.
Birçokünlü ismin de yakalandığı salgın sebebiyle Türkiye'de de çok sayıda ölüm yaşandı. Ekranların sevilen dini programlarını yapan Ömer Döngeloğlu da geçen aylarda koronavirüs sebebiyle vefat etti. Durum böyle olunca Nihat Hatipoğlu'nun son paylaşımı herkesi korkuttu. Nihat Hatipoğlu'ndan endişelendiren paylaşım!
OSB0Nw. Kötü anlamlı veya anlamı yanlış bilinen isimlerecrin,aleyna,irem,ceylin Kötü anlamli veya anlami yanlış bilinen o kadar isim var ki.. bu konuya deginmek istedim. İşte o isimlerden bir kaç tanesi Aleyna ... Çocuklarına Kuran-i Kerim'de geçen bir isim koyma telaşında olan anne ve babalar, tercihlerini bazen Aleyna isminden yana kullanıyorlar. Aleyna her ne kadar Kuran’da geçsede, anlamsız bir isimdir! Kuran’da geçen her kelime isim olarak kullanılmaz. Aleyna gibi bize ait, bizim üzerimize, bize ' anlamına gelen saçma bir kelimeyide isim olarak koymakta bu yüzden mantıksız. Araplar Aleyna kelimesini zaten isim olarak kullanmıyorlar. Peki biz neden kullanıyoruz? Sadece kulağa hoş geldiği için mi? Koyduğunuz ismin Kuran’da geçmesine gerek yok, güzel anlamlı olması yeterlidir. Aleyna bu tarife uymadığı için koyulması önerilmiyor. Aleyna'nın geçtiği ayet إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَى İnne aleynâ lel hudâ Türkçe’de anlamı Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir. Aleyna'nın internette dolaşan manaları ise esenlik, Allah'ın iyi kulları,’. Fakat Aleyna kesinlikle esenlik’ veya Allah'ın iyi kulları’ anlamına gelmez! Bu anlamların nereden uyduruldugun açıklamak istiyorum. Arapların Esselâmü aleyna ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn’ diye bir sözleri vardır. Esenlik üzerimize ve Allah'ın bütün iyi kulları üzerine olsun’ demektir. Bade Anlam Şarap, içki, kadeh. şarkılardan da Bade'nin anlami anlasiliyor zaten güzeli Tek tek basaraktan Bade süzerekten Inci dizerekten Gel canım gel aman 2. Ercişli Emrah - Bade İçerler Nazınan Bade içerler nazınan Sohbet ederler sazınan Kırk ince belli kızınan Selvi han bağdadır bağda - Aşk Olmayınca Bade İçilmez Aşk olmayınca bade içilmez İçip içip nazlı yardan geçilmez Açılır çiçekler gönül açılmaz Ne değniyo'n dört yanını tor gibi gibi vs. vs. Belinay Çoğu sitede Belinay'in anlamı Peygamber Çiçeği’ olarak belirtilmiştir, fakat bu kesinlikle yanlıştır. Belinay Peygamber Çiçeği’ anlamına gelmeyen ve Kuran-i-Kerim’de yer almayan bir isimdir! Kuran Arapça yazıldığı için Kuran’da geçen her kelimenin, her ismin kökeni Arapçadır. Fakat Belinay’ın kökeni Türkçedir. Burdan anlaşıldığı gibi bu ismin Kuran’da geçmesi imkansız. Belinay aynı Selenay,Sevilay ve Doğanay gibi birleşik bir isim. Sevilay ismini örnek olarak alıyorum. Sevilay sevilen ay, ay gibi sevil’ anlamına gelir. Belinay ise belinmek+ay kelimelerinden birleştirilmiştir. Eski bir kelime olan belinmek’, bölünmek’ anlamına yüzden Belinay da belinen ay, bölünen ay, ay gibi belin, ay gibi bölün’ anlamını taşır. Berre/Berra Peygamber Efendimiz"in, güzel manalı olan bazı isimleri daha güzeliyle değiştirdiği de olmuştur. Mesela Peygamberimiz, "iyi insan, kusursuz kimse, günahsız" anlamına gelen Berre/Berra ismini Zeynep"e çevirmiştir. Bu ismi taşıyanın zihninde, kendini beğenme gibi bir mana oluşabilir. Bu da ismi taşıyan kişinin karakterini olumsuz yönde etkileyebilir. Buğlem Internette yazan anlami Cenneti müjdeleyen melek Gerçek anlami eski bir kızılderili dilinde 'bereket yüklü bulut' Cemre Peygamberimiz bazı isimleri anlamlarının kötülüğünden dolayı değiştirirken ateş parçası manasına gelen Cemre'yi de güzel kız manasına gelen Cemile'yle değiştirmiş. Ceylin Çoğu yerde Ceylin’in anlamı Cennet kapısı’ olarak belirtilmiştir. Fakat Ceylin Kuran-ı-Kerim’de geçmeyen ve Cennet kapısı’ anlamına gelmeyen bir isimdir! Cennetin sekiz kapısı vardır Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen ve Zikir-İlim kapısı. Gördüğünüz gibi Ceylin bu kapılar arasında yer almıyor. Ceylin Ingiliz bir isim olan Jaylin’in Türkçeleştirilmiş halidir. Jaylin sakin’ manasına gelen bir isimdir. Ceylin veya Jaylin ismini koymak bir Müslüman için uygun değildir. Ceyl Farsçada 'yengeç' demek. Ceylin'in baska bir anlami yengeç yuvasi. Ecrin Bu aralar popüler olan Ecrin’in anlamı çoğu yerde Allah’ın hediyesi’ olarak geçiyor. Fakat Ecrin’in anlamı Allah’ın hediyesi’ değil! Ecrin isminin kökeni Arapça olan ecr’ kelimesinden gelir. Ecr ücur, ücret’ demektir, ve Ecrin de ücret’ demektir. Ücret kelimesini ecret’ olarakta yazabiliriz, ama bu kelimenin telaffuzu daha zor olduğu için tercih edilmiyor. Değerli hocamız Nihat Hatipoğlu da programında Ecrin ismi hakkındaki gerçekleri açıklamıştı. Ecrin’in Kuran’da geçtigi ayet قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَا أَنَا مِنَ الْمُتَكَلِّفِينَ Kul mâ es’elukum aleyhi min ecrin ve mâ ene minel mutekellifînmutekellifîne Türkçe’de anlamı De ki Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben olduğundan başka türlü görünenlerden de değilim. Eflal Internette yazan 'Cennetteki bir meyve ağacı' anlami kesinlikle yanliş! Eflal 'Yara, zarar, bozukluk'demektir. Eflin Eflin'in anlami çogu sitede 'Cennet kapisi' olarak geçiyor, fakat bu kesinlikle dogru degil. 8 Cennet kapisi var, isimleri söyle Salat, Cihad, Reyyan, Sadaka, Hac, Af, Eymen, Zikir-ilim Efl Farsçada 'Gurub etmek, batmak' demektir. Eflin bu kelimeden türetilmiştir. Efnan Internette Efnan’ın anlamı Cennetteki güzel gözlü kız’ olarak belirtilmiş. Bu biçilen anlam tamamen yalandan ibarettir. Efnan Cennetteki güzel gözlü kız’ anlamına gelmez! Efnan Arapça bir kelime olan Afnan’ın Tùrkçe karşılığıdır. Efnan’ın Afnan’ın anlamı ince dallar,çeşitler, şubeler’. Efra Anlam gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi. vesveseli adam. 3. Başının saçı tamam olan kimse Efra Alper Tunga'nın lakabı değildir, Efrasiyap Alper Tunga'nın lakabıdır Efsa Efsa’nın anlamı çoğu sitede Cennet ırmağı’ olarak geçiyor. Cennete dört ırmak var Tesnim, Selsebil, Kevser ve Kafur. Gördüğünuz gibi Efsa Cennet ırmaklarından biri değil! Bu ortaya biçilmiş anlam kim tarafından uyduruldu, çok merak ediyorum.. Efsa Farsça olan afsūn kelimesinden gelir. Afsūn Türkçemize Efsun olarak geçmiştir ve sihir, büyü,hile, ’ gibi anlamlar taşır. Efsa ise sihirbaz, büyücü, hileci’ demektir. Her ne kadar kulağa hoş gelse de, Efsa koyulmaması gereken bir isim. Sihir, büyü ve hile gibi olaylar İslamiyetçe men'edilmiş ve büyük günahlardan sayılmıştır. Efsun Anlam 1. Sihir, büyü, üfürük 2. Sihirbazların tuzağı 3. Hile ile yapılan kötü işler Efsun İslâmiyetçe men'edilmiş ve büyük günâhlardan sayılmıştır. Eliz Anlam 1. Tekme, çifte 2. Sıçrama 3. El izi Elvin 'Renkler, rengarenk, renkli, gökkuşağının renkleri' demek. Internette biçilen 'Cennet çiceği'anlami kesinlikle doğru değil! Esila Çoğu anne ve baba isim koyarken iki şeye dikkat ediyor kulağa hoş gelmesine ve Kuran-i-Kerim’de geçmesine. Bu yüzden son zamanlarda Esila ismi ön planda. Fakat Esila Asila’yla karıştırılıyor. Asila Kuran’da geçen ve akşam’ anlamına gelen bir kelimedir. Araplar Asila kelimesini isim olarak kullanmıyorlar. Esila ise Kuran’da geçmeyen ve anlamsız olan bir isimdir! Asila'nın geçtiği ayet وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًا Vezkurisme rabbike bukreten ve asîlâ Türkçe’de anlamı Sabah akşam Rabbinin adını an Ikra Anlam 1.Oku’ diye emretmek 2. Selam göndermek 3. Kiraya vermek Irem Irem = Cennet bahçesi. Evet, lk okuyuşta iyi güzel gibi gözükse de değildir aslında! Irem, Allahın sevmediği yalan Cennettir. Allah'a isyan ederek Cennet'e benzetmek iddiasiyle İrem bağını yaptırmış, bu bağdaki köşke girmeden kavmi ile yani taraftarlariyle birlikte gazaba uğramış, çarpılmış. Allahın gazabına uğramış bir yerin ismini koymak hiç doğru değil. Isra Isra Kuran-ı-Kerim’in 17. suresi. Resulullah'ın Kur'an-ı Kerim'den sonra en büyük mucizesi olan Hz. Peygamberimiz’in miraç gecesi anlatıldğı bu sure Türkçemize Esra’ olarak geçmiştir. Orjinal bir isim arayışında olan anne ve babalar kızlarına bazen Isra ismini veriyorlar. Isra’nın Araplar tarafından kullanılan bir isim olması bu tercihin sebebi olabilir. Ama atladıkları bir nokta var Evet, Araplar bu isimi Isra olarak yazıyor, fakat Esra olarak telaffuz ediliyor! Yazıldığından farklı okunan bir fonetik yapıya sahip olan bir isim son derece zor olduğu için de zaten biz Türkler hem Esra yazıyoruz hem de Esra olarak telaffuz ediyoruz. Isra ismini kızlarına koyan Türkler ise bu isimi Isra’ olarak telaffuz ediyorlar, bu yanlıştır. Esra aynı zamanda Isra’dan daha fazla anlama sahip olan bir isimdir, asma filizi, Tanrı’nın yardımı, çol çiçegi, çok çabuk’ gibi. Esra Isra’ya tercih edilmesi gereken bir isimdir. Furqan ve Maida sureleri yerine nasıl Furkan ve Maide'yi kullanıyorsak, Isra’ nın yerine de Esra kullanılmalı. Jülide Jülide Farsça bir kelimedir ve 'dağınık, perişan, karma karışık' demektir. Lara Anlam mitojisinde adı geçen ölüm perisi. Sır tutamadıgı için dili kesilmiştir. Lina Lina isminin Türkçe yazılışı budur Line. Nasıl Aisha'nın yerine Ayşe, Mohammed'in yerine Muhammed/t, Khadija'nın yerine Hatice koyuyorsak, Lina'nın yerine de Line koymamiz lazim. Line Kuran-ı Kerim'in 59. suresi olan Haşr Suresinde geçiyor ve 'hurma ağacı' anlamına geliyor. Melis Melis Melisa'nin kisaltılmışı sanılıyor çoğu zaman. Bu yüzden 'Yunan mitolojisinde geçen bir rahibenin adı, Bir tür kokulu bitki, bal, sevgili' gibi anlamlar yaziliyor Melis için, fakat bu anlamlar Melisa'nin anlamlari.. Melis'in degil! Gerçek anlam 1. Şişman ve tenbel olan kişi 2. Bir şeyi şiddetle tutmak Merza Merza'nın sitelerde yazan anlamı 'Meleklerin kraliçesi'.. Fakat Merza 'mariz' kelimesinden gelir ve 'hastalıklar, illetler, hastalar' anlamına gelir! Minel Çoğu sitede Minel’in anlamı Cennetteki inci tanesi olarak geçiyor. Bu anlamı okuduğumda resmen şok oldum.. Minel kesinlikle Cennetteki inci tanesi’ değildir! Bu anlamı maalesef bir kaç şahıs tarafından uydurulmuştur. Minel Kuran-i Kerim’de geçen, fakat tek başına hiç bir ifade etmeyen bir kelimedir! Minel kelimesinin anlamını anlamak için bir kaç örnek veriyorum. Iki tane cümle Ben böceklerden korkmuyorum’ ve Bu Allah’tan gelen bir iyilik’. Bu cümlülerdeki den’ ve tan’, Minel’in Arapçadaki manasıdır. Yani Minel’in bizim tarafimizdan isim olarak konulması son derece komik ve saçmadır. Minel’in anlamını anlamsızlığını anlamak için size Minel’in geçtigi bir ayeti sunuyorum بَرَاءَةٌ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ إِلَى الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ Berâetun minallâhi ve resûlihî ilellezîne âhedtum minel muşrikîn. Türkçede anlamı Müşriklerden, ahd aldığınız kimselere Allah'tan ve O'nun resûlünden bir beraattir. Nilda Nilda son zamanlarda hakkında en çok soru aldığım isimlerden biri. Bazı sitelerde Nilda’nın anlamı Cennet kapısındaki meleklerden birinin adı’ olarak geçiyor. Nilda her ne kadar kulağa hoş gelen bir isim olsa da, anlamı bu değil... Nilda Ispanyol/Italyan kökenli bir isimdir ve 'savaşa hazır olan kadın, kadın asker' gibi anlamlar taşır. Iddia edildiği gibi Cennet kapısında bir melek değil! Nira Nira Ibranice bir isim ve 'dokuma tezgâhı' demektir. Internette yazan anlami ise 'Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel'. Bu anlam uydurulmuş bir anlam tabii... Sanem Anlam 1. Kâfirlerin, önünde ibadet ettikleri heykel, put. 2. Çok güzel olan Sare Anlam 1. Susuzluk 2. Cemaat, topluluk 3. Ihtiyaç 4. Oldu Sare Hz. İbrahim'in birinci hanımının ismi değildir, Sara’dır o Selcen Internetteki bazi isim sözlüklerinden anlami 'Cennetteki kuş ve çiçek ismi' olarak geçiyor, fakat bu anlam dogru degil! Selcen 'ruhu güçlü, kuvvetli olan' demektir. Sidelya Bu isimin internette yazan anlami Cennette açan çicek. Fakat Sidelya ismi Kuran'da geçmeyen bir isimdir. Bu isimin kökeni Latincedir ve 'yıldız çiçeği' anlamına gelir. Sude Anlam 1. Ezilmiş, dövülmüş,sürülmüş 2. Terleyen 3. Boyalı, sürmeli Suden Bazı insanlar yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Suden’in anlamı bazı sitelerde Peygamber efendimizin Cennetteki en çok sevdiği ağaç’ olarak belirtilmiş. Fakat Suden kesinlikle Hz. Peygamberimiz’in Cennetteki en sevdiği ağaç değil! Kuran’da her geçen kelimenin isim olarak konulmaması gerektiğinin en iyi örneklerden biri Suden kelimesidir. Evet, Suden Kuran’da geçiyor, ama başıboş, sorumsuz’ gibi kötü bir anlam taşıyor. Bu yüzden Suden önerilmeyen bir isim. Suden’in geçtigi bir ayet أَيَحْسَبُ الْإِنْسَانُ أَنْ يُتْرَكَ سُدًى E yahsebul’insânu en yutreke suden Türkçe’de anlamı İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? Talya Talya, daha doğrusu Thalia, Yunan mitolojisinde bir tanrıça. Bir Müslümanım çocuğuna koyduğu isimin Islam dinine uygun olması gerekiyor. Talya hem başka bir dinin tanrıçası olduğu için hem de Allahın tek olduğunu inkar ettigi için , Islam’a uygun olmayan bir isimdir! Talya Talia ismiyle ayni anlama gelmez Tuana Tuana’nın anlamı çogu insan tarafından beğeniliyor, çünkü bu ismin anlamını Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası’ sanıyorlar. Fakat Tuana Cennet bahçesine düşen ilk yağmur damlası’ anlamına gelmiyor! Kuran-i Kerim'in Arapça yazıldığını herkes biliyor. Tuana ise Arapça kökenli bir isim olmadığı için Kuran’da geçemez ve cennet ile ilgili bir anlam taşıyamaz! Tuana’nın gerçek anlamları ay ışığı, güçlü, kuvvetli’
Sohbetleriyle dikkat çeken Cübbeli Ahmet Hoca, isim vermeden Nihat Hatipoğlu'nun televizyon programını ti'ye aldı. Haberin devamını okumak için tıklayın. Son Dakika » Güncel » Cübbeli Ahmet Hoca, Nihat Hatipoğlu ile Dalga Geçti Haber Yayın Tarihi 0404 YORUMLAR 94 İslam güzellikleri Senin ne haddne nihat hocamızın hakkında önce kendine bak sahtekar hoca .sen anca kendini ve kendin ibiler kandırabilirsin... Cevap Yaz 0 0 Yayından Kaldır meryem ben Allah diyoki hz kuranda yabanci kadinlara bakmayin he nihat hatipoğlu yabanci kadinlarin karşisinda oturup konuşuyo haramdir haram Cevap Yaz 0 0 Yayından Kaldır meryem ben Cubbeli ahmed hoca efenfiye saygim var doğru konuşur nihat hatipoğluna ssygim hic yok kadinlarin karşinda konuşuyo na mahrem ya Cevap Yaz 0 0 Yayından Kaldır esra Herkes önce kendine baksın lütfen seven öyle Seviyo onu ,biz onu çok çooook seviyoruz Cevap Yaz 0 0 Yayından Kaldır mmmp Nihat hocanın adını anarak reklam yapma önce kendini sorgula sen çok izleniyo diye adınımı karalicaniz çok beklersiniz Cevap Yaz 0 5 Yayından Kaldır CÜBBESİZ İkinizde insanların inançları üzerinden para kazanıyormusunuz? evet hemde büyük paralar kazanıyorsunuz. Cübbeli demekki diğerine göre daha aza kazanıyor, kıskanmış olmalı asıl mesele bu. Cevap Yaz 11 22 Yayından Kaldır osmanLı Nihat hatipogLu itikatı ehLi sünnetir cübbeLi ahmed hocada düzgün biridir. cübbeLi hoca biraz itina gösterse iyi olur Cevap Yaz 18 14 Yayından Kaldır murat kendıne bak önce onu bunu eleştrıysun sankı kendısı peygamber dinin bır numaralı düşmanısın Cevap Yaz 3 24 Yayından Kaldır erkan ay dede - Cevap Yaz 1 2 Yayından Kaldır belooooo başlatacam sizin dalevereci hocalarınıza adamları putlaştırdınız gitti peygamberide putlaştırdınız tek büyük tek gerçek allahu tealadır ve onun gönderdiği kitap kuranı kerim hadisler şunlar bunlar çoğu uydurma tek yol gösterici gerçek kuranı kerimdir başka şeyede inanmam az akıllı olun açın okuyun araştırın şu zırvalayan adamların peşinden koşmayın allah akıllı insanı sever koyunları değil Cevap Yaz 6 18 Yayından Kaldır
Merhabalar, Dini İsimler köşemizde bu sayfada Aleyna İsminin Anlamı Nihat Hatipoğluna göre Aleyna ismi caiz midir? Çocuğa Aleyna ismi koyulur mu? Aleyna ismi günah mı? Kuranı Kerim’de Aleyna var mı? Aleyna İsminin Anlamı Nihat Hatipoğlu Yorumu Şu Şekilde Hz. Muhammet aşırı övgü ve aşırı yergi içeren isimleri sevmemiştir ve değiştirmiştir. Mesela adamın birisinin dedelerinden gelme bir ismi varmış. Bu adama karga derlermiş. Hz. Muhammed bu adamla gidip konuşmuş ve sen karga değilsin, sen insansın diyerek ismini değiştirmiştir. Örneğin günahsız, tertemiz anlamına gelen aşırı övgü içeren isimleri de “günahsız insan olmaz” diyerek değiştirmiştir. AbdulUzza gibi putperestlik aşılayan yada hatırlatan isimlere de müdahale ederek değiştirdiği bilinmektedir. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran’da geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kur’an-ı Kerim’de geçen her kelime Bu Kuran’da geçiyor isim olur” mantığıyla çocuklara verilmemelidir. Yukarıda Aleyna İsminin Anlamı Nihat Hatipoğlu’na göre caiz midir değil midir fikrini sunmuş olduk.
"Ey Allah’ın Resulü, kıyamet ne zaman kopacak?" Peygamberimiz şöyle cevap verdi "Bu hususta kendisine sorulan zat yani, peygamber soru sorandan daha bilgili değildir." Doğrudur. Peygamberimizin buyurduğu gibi kıyametin zamanı gizli tutulmuştur. İlan Kerim, Hz. Peygamber’in kıyametin zamanının tayiniyle ilgili konuşmayacağını bildiriyor "Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. Onu bilip söylemek nerede, sen nerede? Onun nihai -kesin- bilgisi yalnız Rabbine aittir." Nai’at 42-43* *Ê *Kıyamet; evrenin bozulması, her şeyin altüst olması, káinatın ölmesi ve sonradan yeniden dirilmesi anlamına gelir. Kuran-ı Kerim, kıyametle ilgili birçok isim kullanır. Yevmül Kıyame diriliş günü, es-Saa saat, Yevmül Ahir son gün, Yevmüddin ceza günü, Yevmül Fası karar günü, Yevmüt-Teğabun kusurların ortaya çıktığı gün, el-Karia şaşırtan felaket sadece bunların bir kısmıdır. Hem hayatın sona ermesi, hem de yeniden diriliş. Biz buna kıyamet Kerim ve sahih hadisler, kıyametin küçük ve büyük alametlerinden bahseder. Álimler genellikle -uzun yıllardır- küçük alametlerin bir kısmının meydana geldiğini söylerler. Biz de bu yazıda káinatın ön dengesinin bozulması anlamındaki küçük alametlerden bir kısmına değinelim ve soralım Saat yakınlaşıyor mu yoksa?1- İnsanlar ölümü arzulayacak hale gelecek Buhari, fiten 25, Müslim, fiten 53-54.Yaşam çekilmez hale gelecek, vefasızlık, dengesizlik hassas insanları ümitsizliğe sürükleyecek. "Yerin altı, üstünden daha hayırlı" diyecek hale İslami ilimler ortadan kalkacak, cehalet artacak Buhari, fiten 4.Gerçekten de her bilen veya bilmeyenin dini hususlarda cesurca konuştuklarına şahit Depremler çoğalacak Buhari, fiten 25.Belki de yıkıcı ve tahrip edici her türlü deprem çoğalacak. Manevi depremler, psikolojik depremler, aileleri tahrip eden depremler, sadakat değerini ve daha nicesini kökten yıkan Cinayetler çoğalacak, fitneler meydana gelecek Buhari, fiten 4; Müslim fiten 18.Her gün gazete sayfalarında ürperten, iğrendiren cinayetlerle muhatap olmuyor muyuz? Bilezikleri için ninesini öldüren torun, babasını ve kardeşini öldürüp cesedi başında kahvaltı yapan ruh hastaları, bir otopark için birbirlerini kurşunlayan mafya grupları ve daha nice Zina açıkça işlenecek ve günahlar aleni işlenir hale gelecek. Günahların saklanmaması, övünülerek sıkılmadan anlatılması, dengenin bozulduğuna işaret değil mi? Gayrimeşru ilişki ve yaşantının çoğalmadığını kim iddia edebilir?6- Emanet Peygamber’e kıyamet ne zaman kopacak diye soran kişiye Hz. Peygamber şöyle cevap buyuruyorlar "Emanet ehil olmayana bırakılınca kıyameti bekle."Bu haber gerçekleşti mi? Yoksa henüz vakti var mı? Aslında bunun cevabını vermek için sağa sola, yani etrafımıza bakmamız yeterlidir. Birçok görevin, kurumun, müessesenin başında ehil insanlar mı, yoksa kayırılanlar mı var! Sanıyorum hiçbirimiz, gönlümüz rahat bir şekilde "Emanetler ehillerin elinde" diyemeyiz. Dün de böyleydi, bugün de böyle. Hiç kuşkunuz olmasın, yarın da böyle olacaktır. Hz. Ömer hassasiyeti gelişmedikçe "emanetler pazarlanmaya" devam Ayak takımı sefil insanlar yükselecekler. Müslim İman, Nevevi, 1/163.Hz. Peygamber, "Rüveybide" konuşmaya başlayınca kıyamet beklenecek buyuruyor. Soruluyor "Rüveybide" ne demek diye. Peygamberimiz şöyle buyuruyor "İnsanlar adına konuşan sefiller." İman Ahmet, Müsned, 15/37-38.8- Ancak birbirlerini tanıyanlar selamlaşacaklar. Ahmet, Müsned, 5/333İnsanlar arasında güven ve sıcak ilişkiler kaybolacak. İnsanlar bir ortama girdiğinde -eğer tanıdık kişi yoksa- sadece bakışacaklar ve en basit bir sevgi sözcüğünü, selamı bile Yalan yere şahitlik çoğalacak, doğru şahitlikten kaçınılacak Fethül bari 5/ 261; Nevevi, 2/8182.10- Ani ölümler çoğalacak Heysemi, mecme, 7/325.Belki trafik kazaları, belki sel ve depremler, belki yaygın hastalıklar, belki anarşi kastedilmiştir. Ama ani ölümlerin çoğaldığı bir vakıa. Kıyametin bugün dünyanın geçmiş ömrüne kıyasla daha da yakınlaştığını söylemek mümkündür. İnsanlığın kıyametle randevusunun yaklaştığına dair yazacaklarımız daha devam Hafta içi her sabah saat arasında canlı yayında Star TV’de sorularınızı ÖĞRENELİMKefenin beyaz olması şart mı?Yılmaz DİNÇ/MANAVGATSünnettir. Ama şart değildir. Beyaz bulunmazsa başka renkten kumaş da kefen gayrimeşru haram ilişki yaşıyor. Boşanmayı isteme hakkım var mı?Didem T./İSTANBULÖncelikle eşinizi bu çirkin halden kurtarmaya çabalayınız. Boşanma meselesine gelince, böyle bir kocadan boşanmayı isterseniz dinen sorumlu olmazsınız. Buna hakkınız vardır. Komşum evli olmasına rağmen káğıt üzerinde bekár görünüp ailesinden kalan maaşı alıyor, bu sakıncalı mı?Talip YALÇIN/MANİSAEvet, devleti ve kurumlarını aldatmak suretiyle alınan maaş ve diğer gelirler haramdır. Babam, teyzemin kızıyla evlenmemi vasiyet etti, sonra da vefat etti. Bu vasiyeti tutmak zorunda mıyım?Ali UTKU/İZMİRBabanızın vasiyeti sizin açınızdan yerine getirilecek nitelikteyse yerine getiriniz. Ama teyze kızınızla uyum sağlayamayacaksanız, bu evlilik yürümeyecekse, sevmiyorsanız, babanızın vasiyetini yerine getirmek zorunda değilsiniz.
Medine'de bıraktığım sevgililer... Bir vefat yıldönümü ve hatıralar Cumartesi günü ikindi sonrasıydı. Medine'deki Baki mezarlığına girdim. Hayli kalabalık vardı. Sağ tarafta ehl-i beyt'in büyüklerinin mütevazı mezarları vardı. Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve diğerleri. Karşımda Hz. Peygamber'in diğer kızlarının, onların yanı başında ise Hz. Peygamber'in eşlerinin mezarları duruyordu. Üzerlerinde kubbe, mermer vs. yoktu. Baş taşlarında isimleri yazılı değildi. Yerden yükseklik 2-3 santimden fazla değildi. Mezarları da yaşamları gibi mütevazıydı. Toprakla bütünleşmişti. Biraz ilerledim. Orada Hz. Peygamber'in oğlu Hz. İbrahim'in mezarı, maliki mezhebinin kurucusu İmam Malik'in mezarı ve diğerleri. Bazı araştırmacılara göre 10 bin, diğerlerine göre 30 bin civarında sahabe Peygamberimizin arkadaşları oraya uzanmışlar. Mezarlarında sessizce dirilecekleri günü bekliyorlar. Abartısız, isimsiz olarak. Yürüyüşüme devam ettim. Mezarlığın sonuna doğru. Sol yanda Medine'deki yağma günlerinde orayı müdafaa ederken şehit düşen 'Harre Şehitleri' biraz ötesinde Hz. Peygamber'in sütannesi Hz. Halime sağ yamaçta ise 3. halife Hz. Osman'ın mezarı yer alıyordu. Ne kadar mütevazı. Ne kadar sessiz. Abartısız. Ne kadar narin. Ne kadar kimsesiz. Ne kadar sahipsiz. mezarı başında dakikalarca durdum. Tıpkı şehid olduğu gün gibi sanki. Toprağın altında; saçı, sakalı, yüzü bembeyaz 83 yaşındaki şehit halifenin orada aynen öyle uzandığını hissediyorsunuz. Sanki hiç bozulmamış vücuduyla. Sanki Kuran okurken, başına vurulan kılıçla kanının aktığı gün gibi. Orada duamı edip, Fatihamı okuyup aşağıya indim. Mezarlığa büyük bir sessizlik hâkimdi. Oradaki binlerce insanda derin bir haşyet -ürperti ve vakar- hali var. Herkes nerede, kimlerin arasında olduğunun farkında. Yürüyen herkes, başına konmuş güvercinleri ürkütmemek için sanki adımlarını sessizce atıyor. Ayakkabısını eline almış, mezarlığı çıplak ayakla dolaşan da var, gözyaşları içinde dolaşan da. Bu tarifsiz bahçeyi, bir cennet vadisi gibi adımlayan da var. Kabataslak bir hesap yaptım. Hz. Peygamber'den bu yana üç milyona yakın insan gömülmüş bu mezarlığa. Ama mezarlık onların tümünü içine almış. Ve ta derinlere taşımış. İzahı zor bir hal. Tarifi imkânsız bir mezarlık. Babamın mezarı başında Hz. Osman'dan aşağı doğru yürüdüm. Bir parsel sonra, ikinci parselde, Medine'de vefat eden babamın -Haydar Hatipoğlu- mezarı var. Onun yanına gittim. İlk gün olduğu gibi duruyor. O da diğerleri gibi abartısız, sessiz, sakin oraya uzanmış. En çok sevdiği yerde, en çok sevdiğinin, âşık olduğunun yanında. Rahmetli babam her baba gibi bizleri çok severdi. Ama Hz. Peygamber'i bizden daha fazla sevmişti. Hadis kitabını yazdığı gün Mezarının başına oturdum. Uzun yıllar öncesini düşündüm. Siirt, Uşak, Afyon, İzmir il müftülüğü yaptıktan sonra Diyanet'te Din İşleri Yüksek Kurulu üyeliği yaptığı yılları. İşte o yılların orta bölümünde kendisine Hz. Peygamber'in hadislerini derleyen altı hadis Kütübü Sitte kitabından birisi olan İbni Mace'yi terceme ve şerh yorumlama için talepte bulunuldu. Tereddüt etti. Hakkını verebilir miyim diye. Uzun uzun düşündü. Sonra istihareye rüyada bir şey görebilir miyim diye dua etmek yattı. Ertesi sabah tercemeye başladı. Bize rüyada ne gördüğünü hiç anlatmadı. Bu konularda ketumdu. Gizlerdi. Ben, onun her gece teheccüt -gece uykudan uyanılıp kılınan nafile bir namaz- namazını kıldığını çok sonraları öğrenmiştim. Sonraları yakın bir sevdiği bana rüyasını anlattı. "Efendimizin yanında kitabın müellifi olan İbn Mace lakablı büyük hadis âlimini görmüş. O, kitabını efendimize iletmiş Efendimiz de kitabı rahmetli babama verip bu işi Haydar'a verdik demiş" rüya böyle. Kitabı yazarken çoğu kez ona kâtiplik yapardım. O söyler, ben yazardım. Çoğu kez ağladığını görürdüm. Tam on ciltlik eseri 8 yılda bitirdi. Bazen onun sabah namazından önce uyanıp yazdığını görürdüm. Odasına kapanmış. Gündüz il müftüsü olduğu için vakit ayıramıyor, gece ise yazdığı için uykusuz kalıyordu. Sabah namazı vakti seccadesine el sürerdim, secde yeri ıslaktı. Gözyaşlarından ötürü. Tarifi imkânsız bir peygamber aşkı vardı. Hz. Peygamber'in vefatını yazdığı gün Kitapta Hz. Peygamber'in vefatı bölümünü yazacaktık. Bir-iki sahifelik bu bölümü tam bir ayda bitirdik. Hz. Peygamber'in vefatını anlatırken her ayrıntıda duruyor, devam edemiyor başını önüne eğip ağlıyordu. Sessizce kalkıyordu. "Hz. Peygamber vefat etti" cümlesini yazmaya tahammül edemiyordu. Bu nasıl bir sevdaydı bilmiyorum. Hiç bilemeyeceğim. Çünkü son yıllarında Peygamberimizin adını söylerken yutkunuyordu. Mutlaka gözleri yaşarıyordu. Medine'de ölmekle ilgili hadis Hiç unutmadığım bir gündü. Şöyle bir hadis vardı kitapta. Hz. Peygamber buyuruyorlar "Kimin gücü yeterse Medine'de ölsün. Bana komşu olsun Çünkü ben Medine'de ölene mutlaka şefaat ve şehadet edeceğim." Bu hadisi yazdırdı. Ben hemen heyecanlanıp sordum. Baba dedim, Medine'de ölsün ne demek! İnsan ölmeyi dilemekle ölmez ki! Gözlerimin içine baktı. Bu tür konuları konuşurken ilk kez gülümsediğini hatırlıyorum. "Oğlum" dedi "Çaresiz bir hastalığı olursa ve Medine'de ise orada kalsın" demek olabilir. Gözlerinin içinin güldüğünü gördüm. Çünkü o da bunu istiyordu. Ve istediği oldu. Ankara Etlik semtindeki son vaazında "Hakkınızı helal edin. Bu sefer Hz. Peygamber'e misafir kalacağım" demişti zaten. Sevgiliyle vuslat var Ve son haccında bütün Türk hacılara Arafat'taki genel duayı yaptı. Ayrılmak istemediği Medine'den ayrılacaktı. Dönüş zamanı geldi. Havaalanına giderken Yeşil Kubbe'ye döndü ve şöyle dedi - Efendim! Hani ben sizinle kalacaktım. Yine beni istemediniz. Yine beni gönderiyorsunuz. Medine havaalanında uçağı beklerken -ki Türkiye'ye dönüşünü birkaç kez ertelemişti- oturduğu yerde, hacıların kucağında, ey Hayy olan Rabbim diyerek vefat etti. Uçuş kartı alındığı için de pasaportu bulunsa cenazesi Türkiye'ye gönderilecek bir raporla. Ama pasaport bulunamadı. Uzun süre aranmasına rağmen. Uçak kalktı. Pasaport cebindeydi. Bulamadıkları pasaport. Sanki gizli bir el aldı ve sonra yerine koydu. Çünkü orada Medine'de, Hz. Peygamber'in mezarına 200 metre uzaklıkta toprağa uzanması gerekiyordu. Uzun yıllar hadis ilmine olan hizmeti, Hz. Peygamber aşkı ve dini ilimlerindeki vukufiyeti ona bu güzel sonu hazırladı. Manevi makamlar ilmin kefaretidir Bazen kişi ilminin karşılığını işte böyle alır. Nebi'ye misafir olarak. 1986'da babam İzmir il Müftüsü iken Mısır'a beni ziyarete geldi. O dönemde özel eğitim için oradaydım. El-Ezher'ın âlimleriyle ilginç bir sohbeti olmuştu. Mısırlı âlimler Prof. Dr. Abdülvedud Çelebi ve arkadaşları bir Türk âliminin ilmini tartmak istemişlerdi. Kendilerince. Tabakat, usul ve fıkıh kitaplarının mütalaasıyla başlayan, elfiye'ye kadar uzanan ilmi -dinibir sohbetin sonunda Mısırlı âlimler Arapça dilbilgisi ve dini ilimler sahasında karşılarında çok güçlü mahir bir âlimi gördüklerinden dolayı olsa haylice hayret etmiş ve Türkiye hakkındaki kanaatlerini değiştirmişlerdi. Prof. Abdülvedud hoca daha sonra bu izlenimini 'el-Cumhuriye' adlı gazetede, köşesinde dile getirmişti. Özetle şöyle demişti "Biz Türkiye'nin İzmir il Müftüsü ile tanıştık. Türkiye'de bu seviyede âlimlerin olabileceğini zannetmiyorduk. Muktedir bu âlimle tanışmamıza ülkemizde eğitim gören oğlu vesile oldu. Medine Mezarlığı'ndan ayrılırken Rahmetli babamın ve komşularının mezarlarının başında bütün bunlar gözümün önünden geçti. İşte dünya bu. İşte bütün dünya bu. İşte uğruna birbirimizi hırpaladığımız, hırpani dünya bu. İşte ölesiye sevdiğimiz dünya bu. İşte hiçbirimize mülk olmayacak dünya bu. Sonumuz toprak. Mütevazı evimiz orada bizi bekliyor. Amelimizle orayı mamur edebiliriz ancak. İmanımız bizim cennet ve cehennemimizin ebediliğine, amelimiz ise nasıl karşılık göreceğimize belge olacak. Bu duygularla orayı terk ettim. 23 Mayıs 1995 babamın vefat tarihiydi. Dün gibi. Üzerimde çok hakkı vardır. Manen, muhabbeten ve ilmen. Çok müftü ve vaiz yetiştirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Din İşleri Yüksek Kurulu'nda çalıştığı yıllarda önemli fetvalara ve kararlara imza attı Hatta birçok önemli kararı o yazdı. İnanmadığı hiçbir karara imza atmadı, bilakis muhalefet şerhi yazdı. Gerekirse bunu başka gün yazarım. Fatihanızı almak için paylaşmak istedim. Rabbım ona ve bütün vefat eden yakınlarınıza rahmet etsin. İyi muamele etsin. Ahirette makamlarını yükseltsin.
nihat hatipoğlu kuranda geçen isimler