Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Matematik Becerileri. Dört-beş yaşlarında 1’den 10’a kadar ezbere sayabilirler. 1-5 arası rakamları tanıyıp, söyleyebilirler. Beş altı yaşlarında çocuklar birden yirmiye kadar anlamlarını bilerek sayabilmekte ve bir grup nesneyi tek tek sayarak kaç tane olduğunu söyleyebilmektedir. 1433. 1 Dakika Okuma Süresi. 1.Sınıf Okuma Yazma Öğretimi İ Sesi Etkinlikleri. 1.Sınıflar için İlkokuma Yazma Öğretimi i sesi öğretiminde kullanılmak üzere, bir örneği verilen i sesi çalışmaları nın tamamını aşağıdaki linkten indirebilirsiniz. Okulöncesi etkinlikleri ve deney örnekleri bulunduran sitede aynı zamanda etkinlik örnekleri de yer almaktadır. Okul Öncesi Robotik Kodlama. Kasım 13, 2021. Hepsam. Anaokulu Etkinlikleri. Robotik kodlama çocukların zihinlerinin gelişmesi ve analitik düşünebilme yetenekleri kazanabilmelerini sağlamak için oldukça etkilidir. Ne kadar erken bu yetenekleri gelişirse hayatlarının devam eden kısımlarında bu yeteneği kullanmaları şansları Pdfdosyaları çıktı almayı kolaylaştırmak ve adım adım ilerlemek amacıyla harf bazında eklenmiştir. Tüm seti indirip çıktısını aldıktan sonra çocuğunuza kolayca öğretebileceksiniz. Hazırlama aşamasında 4-6 yaş çocuklarının gelişim özellikleri göz önüne alınarak hazırlandı. (daha&helliip;) Haberin Detayı merhabaokul öncesi öğretmenliği öğrencisiyim ve acil olarak ahlak gelişimi etkinlik örneği lazım yardımcı olabilirseniz çoooooook sevinirim. şimdiden teşekkürler=) zilha 28 Nisan 2011 De 20:50 Q5IrNjC. Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat Okuma yazmaya hazırlık aslında çok geniş bir şekilde bakılması gereken bir kavram. Belki adına “okuma yazmaya hazırlık” demek çok doğru değil. İlköğretime hazırlık olarak bakmalıyız buna. Çünkü ilköğretime hazırlık, ilköğretim için donanımlı hale gelmek aslında çocuğun okul öncesi dönemde ulaşması gereken en temel amaçlarından bir tanesi. Okul öncesi eğitimin bir çok amacı var tabi ki ama en temel olan iki tane amacı var aslında. Bir tanesi hayat başarısı, bir tanesi de çocuğu akademik anlamda donanımlı hale getirip bir üst eğitim kurumuna hazırlamak. Programda yer alan bütün etkinlikler ilköğretime hazırlıktır. Sadece okuma yazmaya hazırlık dediğimizde sınırlarını çok daraltmış oluyoruz. Bunun yanı sıra okuma yazmaya hazırlığı da sadece ses ve çizgi çalışmaları yapılan bir çalışma bütünü olarak değerlendiriyoruz. Oysa okuma yazmaya hazırlık çalışması demek aslında çocukların bütün sahip olduğu etkinliklerle tüm gelişim alanlarındadesteklenmesi demek. Sadece masa başında oturup ses ve çizgi çalışmalarını yapmak ya da bir takım kitap çalışması demek değildir. İlköğretime hazırlık üzerinde daha derinlemesine düşünülmesi gerek bir süreçtir. Aslında bizim ilköğretime hazırlıkğı nasıl anladığımıza çok iyi bakmamız lazım. Biraz daha çerçevesini genişleterek bakarsak zannediyorum ki okul öncesi dönemde çocukları, ilköğretime çok daha iyi bir şekilde hazırlayabiliriz. Burada aslında ilköğretime hazırlığın çocuğun bütün gelişim alanlarında çok yönlü desteklenmesiolarak tanımlanması daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Bakanlık tarafından da bu şekilde bakılıyor. 2006 okul öncesi eğitim programının geliştirilmesinde ve yaygınlaştırılmasında görev almış bir kişiyim. Programda ilköğretime hazırlığı biz çocuğun bütün gelişim alanlarında eşit şekilde desteklenmesi olarak ele aldık. Doğru bir ilköğretime hazırlık programı nasıl olmalıdır diye baktık. Okul öncesi eğitim programını oluştururken, ilköğretim birinci, ikinci, üçüncü sınıf Türkçe hayat bilgisi vematematik programlarını indirerek inceledik ve okul öncesi eğitim programını da ona göre oluşturduk. Bu nedenle Okul öncesi eğitim programı ile ilköğretim programı birbirinin devamı şeklinde. Çünkü biz ilköğretime çocuk yetiştiriyoruz. Bağımsızhareket edemeyiz. Burada aslında en önemli nokta şu Anaokulu öğretmenleri birinci sınıfa nasıl bir çocuk yetiştirecekler, bu çocuk hangi yeterliliklere sahip olmalı? Bunun ne kadar bilincindeler? İlköğretim öğretmenleri ise hangi yeterliliklere sahip, nasıl bir çocukla eğitime başlayacaklar? Bunun bilincindeler mi? Bunun üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor. Çünkü biz ana okul öğretmenleri olarak eğer ilköğretimdeki sistemi, bizden hangi yeterliliklere sahip bir çocuk beklendiğini bilmiyorsak çocukları okula ne kadarhazır hale getirebiliriz? Aynı şekilde eğer birinci sınıftaki okuma ve yazma sistemini çok iyi bilmiyorsak o zaman doğru bir okuma yazmaya hazırlık programından ya da ilköğretime hazırlık programından da bahsedemeyiz. İlköğretim programı 2005 de biliyorsunuz komple değişti. 2005’de çok yönlü bakabilen analiz sentez yapabilen esnek derinlemesine kapsamlı düşünebilen nesiller yetiştirebilmek amacıyla yeni bir program yürürlüğe kondu. Burada yapılan en köklü değişikliklerden bir tanesi okuma ve yazma sistemindeki değişiklik. Bizi yakından ilgilendiriyor çünkü okumada ses temelli cümle yöntemine geçildi. Yazmada ise bitişik eğik yazıya geçildi. Biz okul öncesi öğretmenleri olarak bunu çalışmalarımıza ne kadar uyarladık bu konuda birazcık çekincelerimiz var. 15senedir ilköğretime hazırlık konusu üzerinde çalışıyorum. Bu konuda yaptığım bir çok araştırma ve yazdığım bir çok kitap var, çalışmalarımın büyük bir bölümünün konusunu ilköğretime hazırlık çalışmaları oluşturuyor. Yaptığım araştırmalar ilköğretime hazırlık konusunda okul öncesi eğitimcilerin yeteri kadar donanımlı olmadıklarını gösteriyor. Aslında bu sempozyumda belki sonuç bildirgesinde konması gereken en önemli maddelerden bir tanesi şu olabilir anaokul öğretmenlerinin ilköğretim birinci sınıfokuma ve yazma sistemini öğrenmeleridir. Ama ne için öğrenmeleri? Okulöncesinde çocuklara okuma ve yazma öğretmek için değil kesinlikle okul öncesinde okuma ve yazma öğretimi yok. Bakanlığın da böyle bir hedefi yok. Programda da yok. Okul öncesi eğitim programında çocukların ilköğretim birinci sınıfta çok hızlı bir şekilde okuyup yazabilmesi için gerekli olan temel becerileri kazandırması var. Neden çok hızlı okuması ve yazması gerekiyor. Çünkü biliyorsunuz Türkiye’de bütün sınavlar hızlı okumak okuduğunu doğru olarak anlamak üzerine kurulmuştur. Akademik başarının temelinde de bu yeterlilik yatıyor. Bu nedenle de eğer çocuk mekanik okumadan anlayarak okumaya çok hızlı bir şekilde geçerse o zaman akademik başarısı da bundan çok olumlu bir şekilde etkileniyor. Şimdi okuryazarlık nasıl gelişiyor buna çok kısa değinmek istiyorum. Okuryazarlık yaşamın içindedir. Aslında çok ayrı bir yerde görmememiz lazım. Okur yazarlık konusunda farkındalık yaratarak bilinç geliştirmek gerekir. Şu anda eğitimde bütün kademelerde gelinennokta öğrenmeler arası ilişki kurmak son derece önemlidir. Öğrenmelerin bilinenden bilinmeyene doğru, somuttan soyuta doğru olması önemlidir. O zaman ben çocuklarla çizgi çalışması yapmadan önce hayattaki yazıyı fark ettirmeliyim. Kendi yaşamlarının içindeki yazıyı göstermeliyim. Sokakta yürürken tabelalarda yazı var, çocuk çikolata yiyor üzerinde yazı var. Öncelikle bu konuda farkındalık yaratmak gerekir. Yazı neden gerekli okumak neden gerekli bunun üzerinde durmalıyım. Öncelikle çocuklarımasa başına oturtup çizgi çalışmaları yaptırmak değil aslında benim hedefim o en son aşama çünkü çocuğun neyi ne kadar yaptığını benim görebilmem ve portfolyosuna koyabilmem gerekiyor. Bu nedenle onlara da ihtiyaç var ama hayatın ilk sahnesini yaşamadan son sahnesine geçtiğiniz zaman filmde arada kopukluklar oluyor ve kalıcı öğrenmeler oluşmuyor. Bu nedenle de okuma yazmaya aslında hayatın içindeki bir etkinlik olarak bakmak lazım. Çocuk öncelikle neden okuyacağını neden yazacağını öğrenmelidir. Okur yazarlık konusunda farkındalık ve bilinç geliştirdikten sonra çalışmalarımızı yaparsak, çocuklarda o zaman daha fazla başarıyı yakalayabiliriz diye düşünüyorum. Yazıyı fark ettirdikten sonra amacımız, çocukları oturtup direk kağıtlar üzerinde çizgi çalışmaları yaptırmak değildir. Önce bütün kol kaslarını bilek ve parmakları çalıştıracak jimnastik hareketlerini yapmak gerekir. Ardından düzgün kalem tutma ve kalemi doğru kullanma becerilerinin geliştirilmesi gerekir. Oysa biz okul öncesinde 500 sayfalık çizgi çalışması yaptırıyoruz. Ama çocuğa kalemi nasıl tutması ve kalemi nasıl doğru kullanması gerektiğini öğretmiyoruz. İşte yazma becerisinin temelinde yaşamdan örnekler sunmak var, serbest çizgi çalışmaları yapmak var. Çünkü bitişik eğik yazıdabiliyorsunuz ki yuvarlak hatlı çizgiler esastır. Ve çalışmalarınızın çok büyük bölümünü %85’ini yuvarlak hatlı çizgiler oluşturmalıdır. Ama bu şu demek değil yatay çizgiye, eğik çizgiye, dik çizgiye hiç yer vermeliyim. Bazen bunu çalışmayalım deniliyor. buna katılmıyorum. Çünkü eğer biz yaşamın içinden alıyorsak çocuğu okuryazar olarak yetiştirmek istiyorsak bilinçlendirmek istiyorsak o zaman bizim ne yapmamız gerekiyor. Öğrenmeleri yaşamla birleştirmemiz gerekiyor. Yaşamda dik çizgi var, eğik çizgi var. Yapılarda, nesnelerde, çocuğun bütün çevresinde var. Yani çocuğun olaya bakış açısını çok geniş tutmalıyız. Neden yazı yazmalıyım? Bilincini çocukta geliştirerek öğrenme motivasyonunu sağlamalıyız. Neden bitişik eğik yazıya geçildi ? Bu konu üzerinde tabiî ki çok fazla çalışma var. Bir nedeni; düşünce hızında yazabilmektir. En önemli nedenlerinden biri de; yazı bir kültürü taşır. Kültürü bir sonraki nesle taşır. Düzgün yazabilmenin çok önemi vardır. Bir toplumda bir kültürde yazı çok önemli bir mirastır. Bir toplumu toplum yapan temelözelliklerden bir tanesidir. Bu nedenle bitişik eğik yazı ama şu söyleniyor çocuklar isimlerini yazmasınlar mı öğrenmesinler mi dik olarak yazıyorlar nasıl olacak ilköğretim de bu. Çok güzel oluyor çocuk dik yazıyı ve eğik yazıyı aynı anda öğreniyor dik harfleri ya da eğik harfleri aynı anda öğreniyor. Bütün okuma kitaplarının arkasına baktığınız zaman hem dik büyük harf hem eğik büyük harf vardır. Rakamlarda aynı şekildedir. Çocuğun bir adaptasyon problemi yok aslında yeter ki biz eğitim ortamını doğru bir şekilde sunabilelim, düüzenleyebilelim. Burada tabiî ki yazma çalışmalarına başlarken okul öncesi eğitimde üç boyutlu çalışmalarla başlamak, arkasından diğer çalışmalara geçmek önemlidir. Sistem olarak okul öncesi dönemde okuma yazmaya hazırlık da mutlaka birinci sınıftaki sisteme paralel olmalıdır. Birinci sınıftaki okuma sisteminde altı grup ses vardır. O zaman okul öncesindeki öğretmenlerimiz de bu altı grup sesin sırasına göre ses çalışmalarını yapmak durumundadır. Okul öncesi dönemde bütün sesleri vermenizi aslında beklemiyoruz. Okul öncesi dönemde önemli olan seslerin çok verilmesi değildir, az ve öz olarak mantıksal ilişkiler içinde verilmesi önemlidir. Yani “ELAT” grubu ve sırası ile başlanmalıdır. Ve burada özellikle şunu vurgulamak istiyorum. Okul öncesinde daha çok bir ses verilirken örneğin E sesi bunu başlangıç seslerine vurgu yapılır. Oysa ilköğretim birinci sınıf okuma sisteminde aynı ses kelimenin sonunda da yer alabilir aynı ses kelimenin ortasında da yer alabilir. Yani ben çocuğa şunu söylemek istiyorum. E dediğimde sadece kelimelerin başındaki E gelmesin aklına bu E sesini ben kelimenin sonunda da kullanabiliyorum ortasında da kullanabiliyorum. Eğer ben çok yönlü bakabilirsem benim çocuklarım da çok yönlü bakabilir. Eğer benderinlemesine düşünebilirsem benim çocuklarımda bir konuda derinlemesine düşünebilir. Çünkü siz okuma yazma sistemine sadece masa başı çalışmalardan çıkarıp bütün hayatı boyunca öz bakım becerilerinden sosyal becerilere varana kadar bir bütün olarak bakarsanız o zaman doğru bir okula hazırlık programı yada okuma yazmaya hazırlık programını uygulamış oluruz. Şimdi burada okul öncesi eğitimde ilköğretime hazırlığı etkileyen faktörler var. Bu faktörler tabiî ki fiziksel faktörler örneğin çocuğun görme becerisi, işitme becerisi, sağ el sol el tercihi, cinsiyet farklılığı bunların hepsi çocuğun ilköğretimdeki başarısını etkiliyor. Yine duygusal faktörler, sosyal faktörler, çevresel faktörler, zihinsel faktörler çocuğun ilköğretimde ne kadaradapte olabileceğini yada ne kadar adapte olamayacağını pozitif başlayıp başlayamayacağını belirleyen etkenler arasında. Bunları eğitimcilerimizin eğitim süreci boyunca dikkate almaları son derece önemlidir. Yapmamız gereken bir başka şey de çocukların dinleme becerilerini geliştirmek. Hayat başarısı yüksek olan yada akademik başarısı yüksek olan insanlara baktığınızda ya da hızlı okuyup yazan kişilere baktığınızda iyi bir dinleme becerisine sahip olduğunu görüyoruz. Okul öncesi eğitiminde gerek dinleme becerisi gerek görsel algı becerisi okuma yazmanın temelinde olan çok önemli iki temel beceridir. Oysa bu çalışmaların çok planlı şekilde yapılmadığını, göz ardı edildiğini görüyoruz. Önerilerimiz bu çalışmalarında sıklıkla ve belirli bir plan dahilinde uygulanması yönünde. İlköğretime hazırlık demek sadece büyük yaş grubunda yapılan çalışmalar bütünü demek değildir. Çocuğun anaokuluna devam ettiği süreyi kapsar. Aslında çocuk üç sene gidiyorsa bir ana okuluna üçseneye, iki sene gidiyorsa iki seneye, bir sene gidiyorsa bir seneye yayılmalıdır. Çünkü kazandırmak istediğimiz temel beceriler aslında ilköğretim programının temelinde olan sekiz beceriye bizi ulaştıracak, alt yapı hazırlayacak öncesi dönemde amacımız çocuğa okuma yazma öğretmek değildir. Çocuğun okumayı ve yazmayı çok hızlı bir şekilde öğrenebilmesi için gereken temel becerileri kazandırmaktır. Harfleri gösterelim mi öğretelim mi konusunda çeşitli tartışmalar var. Haftanın bir ya da iki gününü ana okullarında çocuklarla oyun oynayarak geçirmeye çalışıyorum..Hayır, ben çocuklarla yaptığım hiç bir çalışmada harfleri göstermiyorum. Harfleri yazdırmıyorum. Ancak harfleri hızlı bir şekilde yazabilmesi için düzgün bitişik eğik yazabilmesi için gereken bütün bilek kaslarını bu çalışmaları ve çizgi çalışmalarını yapıyorum bir şekilde. Çünkü eğer harfleri gösterirsek çocuklar çok hızlı mantıksal ilişkiler kurabildikleri için ikinci dönem çok hızlı bir şeklide okumaya geçebilirler. Ve biz bu süreci çok hızlandırmış oluruz. Sonrasında nasıl destek olacağımızı bilemediğimiz için yanlışlar yapabiliriz. Yani okul öncesi öğretmeni şunu bilmelidir. Ben okuma yazma öğretmek konusunda uzman değilim. Birinci sınıf öğretmeni de okul öncesi eğitimcisi değil. Herkesin uzmanlık alanı farklıdır. Okuma yazma öğretmek çok ciddi ve o uzmanlık gerektiren bir iştir. Okul öncesi eğitimin amacı eğlenerek öğrenmektir. Okuma yazma öğrenmek ise, okul öncesi dönemdeki gibi, eğlenerek öğrenilmeyecek kadar ciddi bir iştir. Entegrasyon çalışmaları yapılıyor devamlılığı varsa tabi ki düşünülebilir. Ama Türkiye’nin geneline baktığınız zaman şu anda Türkiye buna hazır mı ve buna ihtiyacımız var mı? Soruları üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gerekiyor. Ayrıca Türkçe okunduğu gibi yazılan bir dildir. Çocuklar okuma ve yazmayı hızlı bir şekildeilköğretimde öğreneceklerdir. Panik olmamızı gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Bu dönemde çocukların oyun oynamaya ihtiyaçları vardır. Onların oyun haklarını ellerinden alarak, onları masalara mahkum ederek okuma yazmaöğretmek okul öncesi eğitimin esaslarına uygun değildir. Okul öncesi dönemde çocukların duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının göz ardı edilerek, hayat başarılarının gelişimine yeterli katkı yapmak yerine, akademikbaşarıya odaklanmak, eğitimciler olarak önemle üzerinde düşünmemiz gereken bir konudur. Tabi burada ailelere de çok büyük görevler düşüyor. Hiçbir zaman aileleri biz çocukların dışında algılamıyoruz eğitimin dışında algılamıyoruz. Öncelikle, Ailelerinokul öncesi eğitim kurumlarına okuma ve yazma öğretmeleri yönünde baskı yapmamaları gerekir. Ailenin çocuklarının ilköğretime hazırlanması sürecinde görevleri vardır. İlköğretime başlamadan önce görme yetisinin kontrol ettirilmesi, işitme yetisinin kontrol ettirilmesi, yine eğitim süreci içinde okuldaki etkinliklere katılım önemlidir. Ancak okulun programından bağımsız olarak harf öğretmek, yazdırmak gibi yanlışlar yapılmamalıdır. Çünkü yapılan bir yanlış ilköğretimde çok zor telafi ediliyor. Bu nedenle de herkesin uzmanlık alanını yapması lazım. Okul öncesi eğitimcilerinin ilköğretim birinci sınıftaki okuma yazma sistemini öğrenmelidirler. Ancak çocuklara okuma yazma öğretmek için değil, çocukların ilköğretimde hızlı bir şekilde okuma yazma öğrenmesi için gerekli temel becerileri nasıl kazandıracağını öğrenmek ve planlamak için. Doğru hazırlık çalışmaları yapmak için öğretmenlerimizin bu konuda bilgi sahibi olması gerekir. Bu konuda bakış açımızın bence daha net olması gerekiyor. Okuryazarlık çok aktif bir süreç ve oyunla gerçekleşmesi gerekiyor. Bu nedenle de mutlaka okuryazarlığa hazırlıkta çocuğun bilinçli bir şekilde eğitilmesi lazım. Çocuğun ilköğretimde daha hızlı bir şeklide okuma ve yazmayı öğrenebilmesi için mutlaka bir çok çalışma vardır. Ancak, özellikle görsel algı, dikkat, nefes, ritim, ses çalışmalarının yapılması çocuğun ilköğretimde yazma becerisini yine daha hızlı bir biçimde kazanabilmesi içinde yine dikkat, çizgi, labirent, görsel algı çalışmalarının okul öncesi eğitim döneminde yapılması gerekiyor. Sonuç olarak şu noktalara vurgu yapalım Okul öncesinin hedefi okuma ve yazma öğretmek değildir. Okul öncesinde görev yapan öğretmenler programlarını okul öncesi eğitimin hedeflerini dikkate alarak hazırlamalıdırlar. Okul öncesi eğitimde amaç çocuğun ilköğretimde okumayı ve yazmayı daha hızlı öğrenebilmesi için gerekli olan ön becerileri okula hazırlığın ne olduğunu ve nasıl olması gerektiği konusunda yeterli bilgiye sahip olmalıdır. Ses ve çizgi çalışmalarını doğru bir şekilde uygulayabilmekiçin ilköğretim programındaki okuma yazma sistemi hakkında doğru bilgiye sahip olmalıdır eğitimcilerimiz. Okuma yazmaya hazırlık etkinliği adı altında sadece kitap çalışmaları yaptırılmamalıdır. Bütün etkinliklerde sanatta, dramada, Türkçede yapılan bütün çalışmalar okuma yazmaya hazırlığın içine adapte edilmelidir. Okul öncesi dönemde çocukların oyun hakları elinden alınmamalıdır. Okuma yazma öğretilmemelidir. Kaynak MÜFETTİŞLERİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİNİN TEFTİŞİNDE DİKKAT ETTİKLERİ HUSUSLAR​ Eğitim Planı var mı? -Aylık Eğitim Planı, yeni okul öncesi eğitim programına uygun mu? -Plandaki kazanım ve göstergeler yaş gruplarının gelişim özelliklerine uygun ve her bir gelişim alanından seçilerek açık olarak yazılmış mı? -Aylık Eğitim Planında, yeni programın Ek5’inde belirtilen kavramların, kazanımlar ile ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği, -Belirli Gün ve Haftalar listesinden Ek7, kutlanması gereken günlerin ve haftaların yazılması, -Aylık Eğitim Planında yer alan kazanımlara uygun alan gezilerine yer verilmiş mi? -Aile katılımı ile ilgili olarak, yapılması gereken çalışmalar plana yansıtılmış mı? -Aylık Eğitim Planının değerlendirme bölümünde, o ay hangi formların kullanılacağının belirtilmesi, Eğitim yılı boyunca her çocuk için “Gelişim Gözlem Formu” doldurulur. Eylül ayında “Okul Tanıtım ve Aile Tanıma Dosyasında Bulunan Formlar” , “Aile Eğitimi İhtiyaç Belirleme Formu” ve “Aile Katılımı Tercih Formu” uygulanır. Eylül, Ocak ve Haziran aylarında her çocuk için“Gelişim Raporu” ile “Öğretmen Öz Değerlendirme Formu” doldurulur. Aylık planların değerlendirme bölümünde öğretmen; çocukların, programın ve kendisinin değerlendirme sonuçlarına yer verir. Her ay için planına aldığı kazanımların gerçekleştirilme durumu ile etkinlikleri uygulama durumuna ilişkin bilgileri kaydeder. Bunun yanı sıra uygulamada ortaya çıkan sorunları ve gereksinimleri de belirtir. Her ay sonunda yapılan bu değerlendirmeler bir sonraki ay için rehber olacaktır. Tüm aylık planların değerlendirmeleri ise bir sonraki yılın eğitim planlarının hazırlanmasına ışık tutacaktır. Öğretmenin grubundaki çocukları, programını ve kendisini değerlendirirken kullanacağı ve aylık planının değerlendirme bölümünde belirteceği formlar ve kullanma zamanları aşağıda verilmiştir [FONT="]Okulun açıldığı ayda çocukların evlerine yapılacak ziyaretler, grup ve bireysel veli toplantıları ve bunlarla ilgili takvim belirlenmeli, ebeveynlerin “Aile Eğitimi İhtiyaç Belirleme Formu” ve “Aile Katılım Formu” nu doldurmaları sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra “Okul Tanıtım ve Aileyi Tanıma Dosyasında Bulunan Formlar” da doldurtulmalıdır.[/FONT] Eğitim süreci boyunca çocukların gözlem bilgileri, “Gelişim Gözlem Formu” na Ek 1 kaydedilmelidir. Yıl içinde, birinci dönemin başında, birinci dönemin sonunda ve ikinci dönemin sonunda olmak üzere üç kez Eylül-Ocak-Haziran, her çocuk için onların gelişim gözlem sonuçlarını içeren “Gelişim Raporu” Ek 2 hazırlanmalıdır. Bu rapor, gelişim gözlem formuna kaydedilen bilgilerden yararlanılarak oluşturulmalıdır. Çocukların genel gelişimsel ilerlemelerini ve desteklenmesi gereken durumlarını ortaya koyan bu rapor, ailelerin çocuklarını tanımaları, gelişimlerini takip etmeleri ve desteklemelerine yönelik önerileri de içermelidir. Eğitim dönemlerinin sonunda aileler okula davet edilerek “Gelişim Dosyası Paylaşım Günü” düzenlenir. Çocukların bu güne katılan aile bireyleriyle kendi gelişim dosyalarındaki çalışmalarını paylaşmaları için rehberlik edilir. [FONT="]Öğretmen aylık planını etkinlik örnekleri de yer alacak şekilde hazırlayarak ailelere göndermeye ve sınıf panosuna asarak paylaşmaya özen göstermelidir. [/FONT] -Plan okul idaresi tarafından onaylanmış mı? 2-Belirli gün ve haftalar kutlama programı var mı? -Aylık Eğitim Planında yer alan kutlamalar için bir program sınıf içi etkinlikler ve okul merkezli olmak kaydıyla eğitim etkinlikleri şeklinde görevler verilir,uygun olursa veliler davet program hazırlayan öğretmen ve idareci tarafından imzalanır,aslı idarede kalır, fotokopisi öğretmen tarafından saklanır. 3-Toplantı tutanakları var mı? -Zümre ve veli toplantı tutanakları var mı? 4-Sınıfında kayıtlı öğrencilerin devam ve devamsızlıları e-okulda işleniyor mu? -İdare veya öğretmen tarafından işlenir. 5-Günlük Eğitim Planı Akışı Planı var mı? -Günlük Eğitim Planı Akışı yapılıyor mu? Bu plan sınıf panosu veya sınıf kapısının uygun bir yerine asılmış mı? -[FONT="] Günlük Eğitim Planı Akışı planı yarım günlük veya tam günlük sınıflara göre uyarlanarak, Ek9-10’da yer alan başlıklara göre yapılmış mı? Güne başlama zamanı, Oyun zamanı, Kahvaltı ve Temizlik Zamanı, Etkinlik Zamanı, Değerlendirme Zamanı[/FONT] [FONT="]-Günlük Eğitim Akışında yer alan “Etkinlik Zamanı”na uygun etkinlikler, Etkinlik Kitabından seçilmiş ve uygulanmış mı? [/FONT] [FONT="]-Etkinlikler yapılırken, özel eğitim gerektiren öğrenciler için, Ek11’de bulunan açıklamalar dikkate alınarak gerekli tedbirler alınmış mı?[/FONT] -Sene başında velilere eğitim seti aldırılmış mı? Bakanlığın ve Talim Terbiye Kurulunun konu ile ilgili yazısı var. Kesinlikle yardımcı kaynak eğitim seti aldırılmaması gerekiyor, çünkü maddi açıdan velileri zorlarken, öğretmen sete bağımlı kalıyor, asıl uygulanması gereken okul öncesi programı unutuluyor. Sadece okuma yazmaya hazırlık çalışmalarında yer alan soyut kavramların verilmesinde kitapların görsel olarak çocukların ilgisini çekmesi, daha kolay anlamalarına yardımcı olması gibi durumlar göz önünde bulundurularak kavram kitaplarısayı,renk,şekil,çizgi çalışmaları alınabilir 6-Yapılan geziler için gezi planı yapılmış mı? Boy ve kilo cetvelleri aylık olarak tutulmuş mu? Çevre İncelemesi yapılmış mı? İlgili yönetmelikler var mı? Yıllık çalışma takvimi yapılmış mı? Aday kayıt formu ve acil durumlarda başvuru formunda yer alan öğrenci ve ailelere ait bilgiler kontrol edilerek alınmış mı? 7-Öğretmen çalışma saatleri devam takip defteri günlük imzalanıyor mu? Sınıf öğretmenlerinde ders defteri doldurulurken, okul öncesi eğitimde öğretmen çalışma saatleri devam takip defteri imzalanır. 8-Çocuklarla ilgili gerektiğinde bireyi tanımaya yönelik çalışmalar yapılıyor mu? 9-Kazanım Değerlendirme Formları doldurulmuş mu? -Okul öncesi eğitim program kitabında örneği bulunan formlar 1. ve 2. dönem sonuna kadar doldurulur. Doldurulan formlara göre e-okuldan gelişim raporu hazırlanarak çıktısı alınır,velilere verilir,geri alınmaz 10-Öğrenci dosyası e-okulda işleniyor mu? 11-Sınıfında özel eğitim gerektiren çocuk var mı? Kaynaştırma eğitimine alınan öğrenci var mı? Bu öğrenciler için program Ek11’de yer alan açıklamalar dikkate alınıyor mu? 12-Aile katılımı ile ilgili çalışmalar yapılıyor mu? -Sınıfta ebeveyn katılımı, kaynak kişi,sosyal faaliyetler,aile ziyareti,çocuk gelişimi ile ilgili bilgi notları,haber mektupları,okul pano çalışmaları,seminer vb. yapılıyor mu? -Bakanlıkça yayınlanan Aile Destek Eğitim Programı” esas alınarak, aile eğitimi ile ilgili çalışmalar bu programa göre yapılıyor mu? 13-Öğrenme Merkezleri oluşturulmuş mu? Yeterli materyal var mı? -Yeni Eğitim Programına göre oluşturulması gereken öğrenme merkezleri oluşturulmuş mu? Yeterli araç ve gereç var mı? blok, kitap, müzik, sanat, fen ve dramatik oyun merkezleridir. 14-Sınıfta bulunan eşyalar çocukların gelişimine,boyuna uygun mu? Kazaya sebep olacak eşyalar için önlem alınmış mı?Açık prizler,kalorifer petekleri,kesici aletler vb. 15-Öğretmen okuma yazmaya hazırlık çalışmalarında neler yapıyor? -Basit çizgi çalışmaları yapılabilir, hiçbir zaman harf öğretimi çalışmaları da ilköğretim programına uygun olarak kitabında açıklamaları yapılan görsel algılama çalışmaları,işitsel algılama çalışmaları,dikkat ve bellek çalışmaları,temel kavram çalışmaları,problem çözme çalışmaları yapılır,eğitici oyuncaklardan faydalanılır. 16-Sınıfta kavramlara yönelik somut çalışmalar asılmış mı? -Renk kavramı,sayı kavramı,şekil kavramı hazırlanarak görsel olarak çocukların göz seviyesinde sunulmuş mu? 18-Öğretmen çocukların seviyesine iniyor mu? Ses tonu,mimikler vb. 19-Giriş-çıkış saatlerine uygun eğitim yapılıyor mu? -İlköğretim anasınıflarında ve yarım gün eğitim yapan anaokullarında ara vermeden 6 etkinlik 50 dakikadan 300 dakika saat ettiğinden okulda toplam 5 saat eğitim yapılır 20- Okul öncesi eğitimin kurumları yönetmeliğinde yer alan amaçlara uygun çalışmalar yapılıyor mu? 21-Çocukların yapmış olduğu etkinlikler sınıf panosunda sergileniyor mu? -Her çocuk için etkinlik örneklerinin yer aldığı dosya oluşturulmuş mu? 22-Çocuklar arasında işbirliği,saygı,yardımlaşma,hoşgörü gibi örnek davranışların kazandırılması için etkinlikler planlanıyor mu? -Sınıf içi görevler verme,drama,oyun çalışmaları,aile ile işbirliği kurarak yapılan etkinlikler vb. 23-Çocuk Kulübü çalışmaları varsa Çocuk Kulüpleri Yönergesine uygun olarak yapılıyor mu? 21 Mayıs 2009 2011 essra85 Şef anasınıfında harf verilmez çıkartma işlemleri de objelerle kesinlikle harf verilmez ben bu ara el yazısına hazırlık kitabımz vardı onları veriyorum sadece elleri alışsın diye nokta birleştirme tarzında 21 Mayıs 2009 2020 hazan_nn Kapalı evet nokta birleştirmelerle okuma yazmaya hazırlık çalışmaları yapılabilir,,ama harfler verilmez,rakamları örneğe bakarak yazabilirler,ve toplama çıkarma işlemi somutlaştırılarak verilir.. 21 Mayıs 2009 2040 burcukcuk Şef walla benım sabahcı arkadas harflerı werıyor bır de ustune artılı eksılı cıkarma işlemlerını werıyor mesala2+3=5 ve 6-2=4 gibi eminsınız yanı sız harflerıde a b c dıye verıyor 21 Mayıs 2009 2042 burcukcuk Şef bırde sız rakamları 20 ye kadar mı öğretıyosunuz 10 a kadar mı yanı yonetmelıkte mecbur olan hangisi 21 Mayıs 2009 2113 egitimci_06 Genel Müdür napmış o duymadım matematik anlatıldığını 20 ye kadar sayma veriliyo ama zorlama yok benim tanısınlar diye 20 ye kadar etkinlik aracılığıyla vermiştik biz ama olsunlar diye yani... 21 Mayıs 2009 2343 zeren84 Şube Müdürü 20 ye kadar verilir okulöncesinde..Ama kesinlikle harf verilmez çünkü birinci sınıfta harf değil ses sistemiyle öğretiliyor artık okuma yazma..Yaptıgı kesinlikle yanlış..Sadece sesleri hissetmelerini sağlayın..İsimlerini vermeden..Toplama cıkarmaya gelincede benm yan sınıftaki arkadasda aynsını yapıyor hatta eve ödev bile gönderiyor ..6+2 8-5 tarzı işlemler yaptırıyor...Ben toplamay cıkarmayı şöyle veriyorumTahtaya elmalar çiziyorum..Belli sayıda elma katıyorum veya cıkarıyorum..Sonucu saymalarını istiyorum.. 22 Mayıs 2009 0923 Aday Memur harf verilmesi zaten ysak ve bizim görevimiz değil,sadece hazırlık olsun diye okuma yzma çalışmalarında çizgi çalışması olarak veriyoruz birde ses çalışması ama oyun gibi gelince sadece rakama baktıklarında tanımaları yeterli,yazdırılmaması gerekiyor,harf ve ve diğer mat işlemleri yaptıranlar gösteriş için katıldığımız seminerde harflerin ve işlemlerin yapılmasının uygun olmadığı bunların öğretmeninin görevi olduğunu,eğer veliler birşey istiyorsalar 100 kadar 10 ar 10 ar saydırın dedi. 22 Mayıs 2009 1243 okulöncesi selda Aday Memur harf kesinlikle verilmez ama nokta birleştirme yaptırabilirtoplama çıkarmada çeşitli nesnelerle a kadar yazma 20 ye kadar tanıma... 22 Mayıs 2009 1327 vada83 Daire Başkanı atanmadan bunun tartışması ne komik bizi usta öğreticilik gibi makamla savaşa zorlasınlar yıllarca bizim üstümüze binlerce sınıf öğretmeni alsınlar bide onların işini siz yapın oldu olacak 5 e kadar okutun olsun bitsin siz harf öğreteceksinizde sınıfçılar ne iş yapacak?????????*çocuk avutuyosunuz hoca hanım kelimelerini daha fazla duyacaksınız artıııııııı sizin öğrettiğiniz çocuklarla onlar gurur yapacak....kaldırıyosanız öğretin birde atanalımda ondan sonra ne öğretirseniz öğretin müfredat var elinizde nihayetinde 22 Mayıs 2009 2232 delikızıntürküsü Memur Maalesef öğretenler var, bende bir kaç kişiden duydum, hatta gördüm de ! Bu arkadaşlar okulöncesi eğitim verecekleri zamanı böyle uğraşrak harf örneğin; e sesiyle başalyan elma,ekmek, el gibi kağıt üzerinde olabilir örneklerle çocuğa iyi bir okulöncesi eğitim verirsen seneye hazır olarak başalyacak, zamanında okuma-yazmayı kendi işini yapsa ne güzel olacak ... 22 Mayıs 2009 2233 burcukcuk Şef atandık ve kadroluyuz sımdı ne dıyosun bu işe 22 Mayıs 2009 2241 delikızıntürküsü Memur atandım ve kadrolu öğretmenim derken , anlayamadım ! Bende atandım, batıda söz. öğretmenim, 21 işaretlemedim diye kadroya geçmeyeyim Ne harf öğrettim, nede öyle toplama yada çıkartmayı .Ben okulöncesi öğretmeniyim, okulöncesi eğitim ikinci yılım, geçen seneki öğrencilerim okulda parmakla olan işini bilip, yapmak,Sağdan soldan öğrendiklerinle öğretmen birşeyler öğrenmeye çlışılır ama biz öğretmen olarak doğryu- yanlışı ayırt edemiyorsak, çocuklara neyi nasıl öğreticez! 22 Mayıs 2009 2250 burcukcuk Şef ya sana demedım kı vada 83 adlı arkadas senden once bıseler yazmıs ona dedım 22 Mayıs 2009 2252 dennis_ksk Genel Müdür her öğretimin yeri-zamanı vardır... Okul öncesinde bu tip eğitimin verilmesi doğru değil... Ayrıca ses temelli mi veriyor onu da araştırmak lazım, sonra ileride hem çocuklar için hemde 1. sınıf öğretmeni için büyük problem oluşturabilir... 26 Mayıs 2009 0011 meneksem_ Şube Müdürü harf öğretimi kesinlikle olmaz toplama çıkarma var ama 2+2=4 gibi değil tabiki yöntem oyun.... toplamada çıkartmada 5 küçük şişe oyunu çok kolaylaştırıyor. ses eğitimi var ama o da oyun şeklinde verilie Toplam 15 mesaj

okul öncesinde harf öğretimi etkinlikleri