Buişin bir planı yok ama daha yukarıya doğru bir adım atmak istiyorum. Bakalım." diye konuştu. Bursaspor'dan ayrılıp Manchester City'ye Kardeşigibi sabah uyanmanın çok zor olduğunu dile getiren Mahmut, “Çalışmak çok zor. 10-12 saat çalışıyorum. Ayda 600-700 TL kazanıyorum. Türkiye’de hiç okula gitmedim ama Suriye’de gittim. Sadece pazar günleri çalışmıyorum. Oyun oynamak istiyorum, okumak istiyorum. Hayalim futbolcu olmak” diyor. Şanlı bürokratik sorunlar yani halen yeni doğan başvurularından bazılarının inceleme aşamasında olması nedeniyle "vatansız Suriyeli çocuklar" sorununun büyüdüğüne dikkat Batmanda yaşayan bedensel engelli 60 yaşındaki 2 çocuk babası Yılmaz Temli üniversiteyi kendi bölümünü birincilikle bitirdi. Yılmaz Temli, Batman Üniversitesi 2021-2022 eğitim öğretim yılında eğitim engel tanımıyor sloganıyla başladığı üniversiteyi kendi bölümünde birincilikle bitirdi. Engeline ve yaşına rağmen eğitimini tamamlayan Temli'nin şimdiki hedefi FutbolSerdar Dursun: Beşiktaş’a kazanmak için birinci forvet olmak istiyorum” ifadelerini kullandı. “Zamanından bende çok video ve fotoğraflar var. 22 yaşında maçlara Türkiyede futbol antrenörü olmanın ön koşulu“TFF Grassroots Gönüllü Lideri” Lisansı’na en az 12 ay önce sahip olmak veya 3 sezon amatör futbolcu olarak tescil edilmiş olmak gerekiyor. Merhabalar 22 yaşındayım ve bir futbol geçmişim çok meraklıyım özelliklede teknik direktörlüğe.internette 8P5o2. Futbol A Takımıza yeni katılan isimlerden Brezilyalı stoper Gustavo Henrique, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan “Günün Röportajı” programına konuk oldu. Fenerbahçe’deki ilk günlerini anlatan Brezilyalı oyuncu, taraftarlarımızdan ve Teknik Direktörümüz Jorge Jesus’tan da övgüyle bahsetti. Takım olarak her geçen gün daha da geliştiklerini ifade eden Henrique, “Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım. Sahada gerekirse bu takımı onurlandırmak için ruhumu bırakacağım. Biz kendimize inanıyoruz. Her geçen gün daha da gelişiyoruz. Burada tarihe geçmiş bütün büyük Brezilyalı futbolcular gibi tarihe geçmek istiyorum.” diye konuştu. Gustavo Henrique’nin açıklamalarından derlediklerimiz şöyle ÇOCUKLUK HAYALİMDİ “Geldiğimde de belirtmiş olduğum gibi çok mutluyum. Her zaman Avrupa’nın büyük kulüplerinden birinde oynamayı hayal ediyordum. Bu benim için çocukluk hayalimin gerçekleşmesi. Burada olduğum için çok mutluyum. Avrupa’nın büyük kulüplerinden birindeyim. Slovacko maçının zor olacağını biliyorduk. Maça da iyi başladık. Erken bulduğumuz gol de aslında bizi rahatlattı. Sonrasında da maçı güzel bir şekilde maçı bitirdik ama henüz bir şey bitmiş değil. İkinci bir maç daha oynayacağız. O maçtan da güzel bir sonuçla ayrılıp, bir sonraki tura geçmek istiyoruz. TARAFTAR DESTEĞİ FARK YARATTI Çok güzel bir atmosfer Slovacko maçı vardı. Ev sahibi takım için bu tür atmosferler büyük bir avantaj olur. Kadıköy’deki ilk maçımdı ama bir önceki maçı da tribünden izleme şansım olmuştu. Gerçekten çok şaşırmıştım. Çok net şekilde fark ediliyor ki taraftarlar kulübüne çok büyük tutkuyla bağlı. Taraftar, çok büyük itici güç. Bizim için de dün bu şekilde oldu. Umarım her geçen gün daha iyi oluruz ve taraftarımızla aramızdaki uyum bu şekilde devam eder. Taraftarlarla, futbolcu arasındaki bağ çok dikkat çekiciydi. Çalan müzikler de çok güzeldi. Taraftarlarımız 90 dakika boyunca bizi desteklediler. Bunun da fark yarattığını düşünüyorum. ÇOK İYİ KARŞILANDIM Buraya geldiğim ilk andan itibaren gerek taraftarlarımız, gerek takım arkadaşlarım tarafından çok iyi şekilde karşılandım. Beni en iyi şekilde karşıladılar. Çok fazla başka dilde konuşamıyorum ama en kısa sürede dil öğrenmek istiyorum ki takım arkadaşlarımla daha çok iletişim kurabileyim, daha iyi anlayabileyim ve hep birlikte kupalar kazanma hedefimize ulaşabilelim. Takımda aynı dili kişi konuşan çok fazla kişinin olması Doğru ama ben kafama başka bir dil öğrenmeyi koydum çünkü buradaki herkes benim ana dilimi konuşmuyor. Benle aynı dili konuşan çok fazla oyuncunun olması tabii ki büyük bir avantaj ama ben farklı bir dil de öğrenmek istiyorum. JORGE JESUS, ÇOK BÜYÜK TEKNİK DİREKTÖR. O FUTBOL İÇİN YAŞIYOR Buraya gelmeden önce hocamız beni aradı. Bana kulübü ve kafasındaki projeyi anlattı. Beni istediğini söyledi. Kendisi hiç şüphe yok ki çok büyük bir teknik direktör. Bir süre kendisiyle Flamengo’da çalışma fırsatı buldum. Hem defansif hem de ofansif olarak uygulamak istediği çok iyi fikirleri var. Çok talepkâr bir antrenör. Sürekli oyuncunun gelişmesini istiyor. Asla oyuncunun yerinde saymasını istemiyor. Oyuncunun her gün daha da iyi olmasını istiyor. Bu bizler için iyi bir şey. Şüphe yok ki çok büyük bir antrenör. Maçları yaşıyor, antrenmanları yaşıyor. O futbol için yaşıyor. Futbol onun tutkusu. Siz sadece sahadaki 90 dakikalık bölümü görüyorsunuz, antrenmanlarda çok daha fazlası. Futbolcularından beklentisi yüksek olduğu için tabii ki saha dışında da kocaman bir kalbi var. Çok iyi bir insan. Büyük bir teknik direktör. Biz de onun istediklerine en iyi şekilde karşılık vermek istemiyoruz. HEDEFİMİZ KUPALAR KAZANMAK Kolektif olarak hedefimiz kupalar kazanmak. Bu kulübün hedefi her zaman budur, başka bir şey düşünemeyiz zaten. Bunun da bilincindeyiz. Yeni bir hocamız ve bir sürü yeni oyuncu var. Tabii ki sene başlarında bazı zorluklar olabilir yeni kurulan takımlarda. Ama biz kendimize inanıyoruz. Her geçen gün daha da gelişiyoruz. Bireysel olarak hedeflerim de oynayabildiğim kadar maç oynamak ve gelişmek. Ben antrenman yapmayı çok seven bir oyuncuyum. Her zaman elimden gelenin en iyisini vereceğim. ŞAMPİYON OLMAK İÇİN RAKİPLERİMİZE KARŞI EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANACAĞIZ VE EN İYİ FORMUMUZDA OLACAĞIZ Türkiye Ligi’ni biraz biliyordum. Gelmeden önce burada oynamış bazı oyunculara da sordum. Bana buranın zor ve rekabetçi bir lig olduğunu söylediler. Şampiyon olmak için rakiplerimize karşı en iyi şekilde hazırlanacağız ve en iyi formumuzda olacağız. BOYUM BENİM İÇİN BİR AVANTAJ Boyum özellikle hava toplarında büyük bir avantaj. Sadece defansif anlamda değil ofansif anlamda da ileri çıktığım zaman en iyi şekilde pozisyon alıp gol atmak istiyorum. Boyum benim için iyi bir özellik, bir avantaj. Bundan faydalanmak istiyorum. Bunu geliştirebilmek için de antrenmanlarda daha çok çalışıyorum. FİZİĞİM GELİŞTİKÇE POZİSYONUM DA BELİRLENDİ Futbol oynamaya 5 yaşımda futbol okulunda başladım. 7 yaşımda forvet pozisyonunda oynuyordum. Her geçen gün fiziğim gelişiyordu, boyum uzuyordu. Daha sonra orta saha pozisyonunda, defansif ön libero pozisyonunda oynamaya başladım. Bir yandan fiziksel olarak gelişmeye devam ediyordum. En sonunda da savunma pozisyonunda oynamaya başladım. Savunma pozisyonunda bir deneme antrenmanına alınmıştım ve antrenmandan sonra da o takımla devam etmiştir. Dolayısıyla fiziğim geliştikçe bu şekilde pozisyonum da belirlendi. HER ZAMAN FUTBOL OYNAMAYI, FUTBOLCU OLMAYI İSTEDİM Ben kendimi bildim bileli futbol oynuyorum. Daha 3 yaşımda evde top oynuyordum. 5 yaşımda futbol okuluna başladım, 13 yaşımda zaten Santos’un altyapısına girdim. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapıp gelişmeye çalıştım. Babam basketbol oynuyordu. Ben her zaman futbol oynamayı, futbolcu olmayı istedim. 5 yaşımdan beri bunun hayalini kurdum. Dövmeleri Bu fotoğraftaki benim oğlum ve Santos tesislerinde çekilmiş bir fotoğraf. O zaman 2-3 yaşındaydı, şu an 7 yaşında. Bu fotoğraf onun benim adımlarını takip ettiğini sembolize ediyor. Ben de her zaman onun arkasında olduğumu, desteklediğimi gösteriyor. Diğer dövmemde de kızım var. Kızım 3 yaşında. Ailem benim her şeyim. Ailem benim için en önemli şey. BURADA TARİHE GEÇMİŞ BÜTÜN BÜYÜK BREZİLYALI FUTBOLCULAR GİBİ TARİHE GEÇMEK İSTİYORUM Her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım bir oyuncu olacağım. Sahada gerekirse bu takımı onurlandırmak için ruhumu bırakacağım. Burada tarihe geçmiş bütün büyük Brezilyalı futbolcular gibi tarihe geçmek istiyorum. Bundan 10-15 yıl sonra sadece benim değil bu takımın, Türkiye Ligi’nde şampiyonluklar kazanan bir takımın parçası olduğumuzun konuşulmasını istiyorum.” Fenerbahçeli futbolcu Serdar Dursun, Beşiktaş derbisi öncesi yaptığı açıklamada, “Son 3 maçta atabildiğim kadar gol atmak istiyorum” futbolcu Serdar Dursun, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan Serdar Dursun, Spor Toto Süper Lig’in 36. haftasında oynayacakları Beşiktaş derbisini kazanmak için gideceklerini ifade ederek, “Özel bir maç, derbi. Kazanmak için gideceğiz. 3 maçımız kaldı. İnşallah 3’te 3 yapıp sezonu iyi şekilde bitirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.“Son 3 maçta atabildiğim kadar gol atmak istiyorum”Gelecek sene de performansının üzerine koymak istediğini aktaran Serdar, “Geçen sene gol kralı olmuştum bu sene de 1. sıralarda 14-15 gollü oyuncular var. 1 gol kaldı. 3 maç var. Ondan önce de açıklamıştım. Herkes bu seviyeye gelince gol krallığını kovalamak isteyecektir. Herkes gol kralı olmak istiyor. Tabi 3 maçta atabildiğim kadar gol atmak istiyorum. 1. sırada bulunmak istiyorum. Bu performans seneye için yeter mi? Fenerbahçe’de her zaman üst seviye. Her zaman transfer olur forvetler gelir starlar gelir diyelim. Ben de üstüne koymak istiyorum. Sezonu en iyi şekilde bitirmek istiyorum. Seneye bakalım ne olacak ne bitecek. Kim gelirse gelsin ben performansımı gösterip, birinci forvet olmak istiyorum” ifadelerini kullandı.“Gol krallığında en az süre alan benim”Sezona sakatlıkla başladığını vurgulayan Dursun, “Bu sene ben çok talihsizlikler yaşadım. Geldiğim ilk maç sakatlandım bu beni geri attı. Az oynadım. Şimdi gol krallığına da bakarsak, en az ilk 11 oynayan benim. En az dakika alan benim ilk 10 sırada. Son 2 aydan beri daha doğru dürüst ilk 11 oynuyorum. Bir forvet için ilk 11 oynamak her zaman önemlidir. Bakalım seneye ne olacak. İnşallah herkes için iyi olur” diye konuştu.“İsmail Hoca bana güvendi”Teknik Direktör İsmail Kartal’ın kendisine güvenerek ilk 11’de oynattığının altını çizen Serdar Dursun, şu ifadelere yer verdi“Takım olarak istediğimiz performansı gösterdiğimizi düşünüyorum. İsmail Hoca geldiğinden beri şu an Avrupa’da son dönem 15-16 maçta en yüksek istikrarı yakaladık. Bana güvenerek üst üste 11 oynattı. Takımdaki çoğu oyuncu artık her hafta üstüne koyarak oynuyor. Her hafta ilk 11 oynamaya başladı. 4-3-3 sistemine döndü ben de bu sistemde pivot santrfor ya da sahte 9 olarak daha çok topla oynamama müsaade ediyordu. Bazı hocalar defansın arkasında dikili kalmanı ister. Hoca istiyor ki sürekli ön tarafta gezebilirim, kenarlara gelebilirim, pas bağlantısında yardımcı olabilirim. Benim için en önemli şey kafa olarak oynarsan top gelirse daha rahat çıkıyorsun. Hocaya da teşekkür etmek istiyorum. Bana güvendi, oynattı. Bazen olur ya 2-3 maç gol atamazsın direkt yedeğe çekilirsin. Öyle bir şansım da oldu.”“Her maça gol atmak için çıkarım”Daha fazla süre alması durumunda 20-22 arasında gol kaydedebileceğini belirten 30 yaşındaki futbolcu, “Rakam olarak 14 oldu. 3 maç kaldı bakalım sezon sonu ne olacak. Ben her zaman çift hanelere ulaşmak istiyorum. 10 gol 20 gol diye söyleyemem. Her maça ben gol atmak için çıkarım. Her maça kafa olarak gol asist ile başlarım. Tabi bir rakam olarak şu an 14 daha fazla oynasaydım 20-22 olabilirdi. Kafa olarak biraz hep hayal gücüm yüksektir” diye konuştu.“Arda inşallah kısa zamanda Avrupa’ya gider”Sarı-lacivertli futbolcu, takım arkadaşı genç futbolcu Arda Güler hakkında da konuşarak, “Arda’yı yazdan beri tanıyorum. İlk idmanlarda gördüm. Kendini belli ediyor ister istemez. Herkes anlıyor çok değişik bir yeteneği olduğunu. Çok genç daha 17 yaşında. Bu sene oynadığı seneye göre çok müthiş işler yaptı. Çok da iyi ve temiz bir çocuk. Benim her zaman gençlere önerim; Fenerbahçe gibi camialar çok büyük. Hele Türkiye’deki genç oyuncular için böyle baskılarla oynamak zordur. İlk sene biraz daha kolaydır ama seneye Arda için nasıl olacak onu bilemem. İnşallah sakatlık bela olmadan kendini geliştirir. Kişilik olarak böyle kalır. Fenerbahçe zordur, ister istemez acayip oyuncular var. Forma rekabeti de olacak. İnşallah son maçları da iyi geçirip Avrupa’ya en kısa zamanda gider” değerlendirmesini yaptı.“Jeneriklik goller oyuncu ve taraftarlar için iyi oluyor”Serdar Dursun, farklı vuruşlarla goller atmayı sevdiğini dile getirerek, “Ben sürekli böyle bir şeyler denerim. Küçüklüğümden beri. Vuruş özellikleri gibi kendimi geliştirme açısından. Röveşata golleri de atmıştım önceki dönemlerde. Şu an Fenerbahçe’de acayip değişik bir golüm daha olmadı. 3 maçım var. Bir penaltı oldu, değişikti. Gol goldür, her gol önemlidir. İnşallah jeneriklik goller taraftar ve oyuncu için daha iyi oluyor” ifadelerine yer verdi.“Genç oyuncular kendilerine güvensinler”Kariyerinde 24 yaşından sonra bir sıçrama yaşadığını söyleyen Serdar Dursun, bu durumun genç futbolculara örnek olması gerektiğine değinerek, şu ifadelere yer verdi“Zamanından bende çok video ve fotoğraflar var. 22 yaşında maçlara gelirdim 2. ligde oynuyordum. Karagümrük zamanındandı o video. Ben her zaman kendime inanmış bir oyuncuydum. 2. ligde oynuyordum ama bir gün orada olacağım’ diye kendime söylüyordum. İnanıyordum ve dua ediyordum. Bu yaz böyle teklif olunca buraya geldik. Böyle bir before-after videosu çektik. Güzel oldu. Her zaman gençler veya benim gibi süper lige gelip oradan bir alt lige oradan 2. lige düşen oyuncular için bir umut kaynağıdır. Ben de öyle süreçler yaşadım. Bazı oyuncular böyle yerlerde başlar ben biraz düştüm diyelim. 24’ten sonra bir kariyer sıçraması oldu. Kazıya kazıya oldu. Kariyerime bakarsak nereden nereye geldim. İnşallah genç oyuncular için umut olur. Burada da oluyor. Oynayamıyorlar bir gidiyorlar ve kafaları acaba bitti mi’ diye karışıyor. Herkes genç oyuncular kendilerine güvensinler. Benim kariyerim de böyle oldu.""Yeter ki ceza sahasında topla buluşayım, sistem fark etmiyor"Hangi sistemde daha rahat oynadığı sorulmasının ardından Serdar, "4-3-3’ün önünde oynamayı seviyorum. Sahte 9 tarzı. Bazen 10 numaraya gelip oyun kurmayı ya da kanatlara gitmeyi. 3-4-3’ün önü de güzel oluyor. Benim için en önemli şey yeter ki top öne gelsin. Yeter ki ceza sahasında topla buluşayım. Sistem fark etmiyor” yanıtını verdi."Süper Lig'de kariyerli oyuncular var"Süper Lig ile ilgili de konuşan Serdar, açıklamasını şu şekilde tamamladı"Lige bakarsak zor bir lig. Katı bir savunma yapılan bi lig. Bireysel oyuncu olarak yetenekli bir lig. İyi kariyerli oyuncular var. Benim için de tuhaf hiç böyle süper ligde oldu mu. Son 3 haftaya girdik. birinci 15 golde her lige bakarsak 18-20-25 civarında oluyor. Cevaplamam biraz zor. Belki ligden belki defanstan kaynaklı belki oyuncular yeteri kadar performans göstermedi." 04 Mart 2018 Pazar Saat 1723 Soran Emre Kaymaz Araba almak İstiyorum Merhabalar, 22 yaşındayım. Aylık 2000 Tl gelirim var. Şuan tl kredi borcum var. 1 yıl sonra bitecek. Ama hemen ardından KYK borcu başlayacak. Bu şartlar altında araba alabilir miyim? Cevaplayan Para Durumu Merhaba Emre Bey, Aylık bütçe yapın. Nereye ne kadar harcadığınızı giderlerinizin ne kadar olduğunu bilin. Araba peşinatı biriktirmek için hangi giderlerinizden kısabileceğinize karar verin. Peşinat için birikim hesabı açtırın bu para ayrı bir yerde dursun. Genel kural olarak unutmayın; ev borcu hariç aylık borç ödemeleriniz aylık gelirinizin dörtte birini geçmesin. Araba alırken araba kredisi dışında arabanın aylık bütçenize getirdiği masrafları hesaplamayı unutmayın. Aylık yakıt, vergi, bakım, sigorta, otopark vs... Moneye 7/24 Her An Seninle! Yaptığın harcama istek miydi yoksa ihtiyaç mıydı? Peki kendine koyduğun “ev” ya da “araba” hedefinde yolun neresindesin? Bu ay ne kadar para harcadın? Sor, Moneye sana söylesin. Get In OnGoogle Play Download on theApp Store Sizin de danışmak istediğiniz bir konu varsa uzmanlarımıza sorabilirsiniz. Uzmanına Soru Sor Futbol, birçok kültür ve ülke tarafından sevilen ve 240 milyondan fazla kayıtlı oyuncusu ve milyarlarca fanı olan popüler bir spordur. Dünya Kupası dünya çapındaki en popüler ve en çok seyredilen spor etkinliğidir. Prestijli ve geniş kitlelere ulaşan bir spor dalında kariyer yapmaya ve profesyonel futbolcu olmaya karar verdiyseniz aşağıdaki ipuçlarını ve stratejileri takip edin. Futbola meraklı olunErken yaşta başlayın ve kendinizi adayınHer anlamda uzmanlaşınYeteneğinizi sergileyinYaşam tarzı zorunluluklarıMantıklı seçimler yapınİpuçlarıUyarılarEvde Çevirmenlik Yapacak Arkadaşlar Arıyoruz! TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Hemen Deneyin! Futbola meraklı olun 1 – Her zaman bir hedefiniz olsun. Yukarıda da belirtildiği gibi başlangıç aşamasındaki en önemli nokta oyuna karşı tutkunuzun olmasıdır. Bu oyunu sevmeniz profesyonel bir futbolcu olmanız konusunda itici güç olacaktır. Bu sizden beklenen veya başka birisinin hayalini gerçekleştirmek için zorunlu hissedeceğiniz bir şey değil istediğiniz bir şey olmalıdır. Futbol sizin tutkunuzsa, futbol sevginiz sıkıntılı zamanlarda tekrar ayağa kalkmanızı ve denemeye devam etmenizi sağlayacaktır. 2 – Futbolla ilgili her şeyi bilin. Başından sonuna kadar bu oyunla ilgili mümkün olduğunca çok şey öğrenin. Kitaplar okuyabilir, maçları, eğitimleri izleyebilir, DVD’ler seyredebilir, maçlara katılabilir ve iyi futbol oyuncularıyla taktikleri üzerine konuşabilirsiniz. Ünlü ve başarılı futbol oyuncularının nasıl başarılı olduklarını anlamaya çalışın. Erken yaşta başlayın ve kendinizi adayın 1 – Derecelendirilmiş seviyeler aracılığıyla futbol oynamaya kendinizi adayın. İyi bir antrenörü olan ve düzenli olarak katılabileceğiniz bir okul takımı, yerel kulüp veya bölgesel takım seçin. En iyisi genç oyuncuları profesyonelliğe hazırlayan akademilerdir. Her ülkenin, şehrin veya bölgenin kendi kulübü veya takımı vardır ve bunların kendi ilerleme seviyeleri vardır. Süreç hakkında kesin bir tahminde bulunmak mümkün olmasa bile yapabileceğiniz birtakım şeyler vardır Mümkün olan en erken yaşta futbol oynamaya başlayın. 5 ve 14 yaş aralığındakiler için gençlik takımları vardır. Aileniz veya diğer yetişkinler ve hatta arkadaşlarınızla mümkün olduğunca çok futbol oynayın. Genç takımlarla her yıl oynamaya devam edin, vitesi büyütmek için daha rekabetçi ve seçkin takımlarla ilerlemeye ve sizin yaş grubunuzun üstündekilerle oynamaya çalışın. Düzenli aralıklarla eğitim alın ve organize edilen maçlara mümkün olan en erken sürede dahil olun. Okulunuzdaki, bölgedeki, şehirdeki veya ülkedeki gençler seviyesindeki maçlara ve turnuvalara katılmaya çalışın. Mümkün olan en erken sürede eğitim kamplarına katılın. Kulübünüz veya kulüpler birliği eğitim kampları veya yaz kampları yapıyorsa bunlardan faydalanın. Bu sayede coşkunuzdan ve diğer oyuncuların rekabetçiliğinden faydalanırsınız ve kısa sürede çok şey öğrenirsiniz. Profesyonel gelişim programlarını araştırın ve bunlara nasıl katılabileceğinizi öğrenin. Koçunuzdan veya antrenörünüzden kulübünüz aracılığıyla veya genel anlamda neler yapabileceğinizle ilgili tavsiyeler isteyin. Er ya da geç gençler takımından, okul veya üniversite takımına geçeceksiniz ve daha sonra da amatörlükten, takımların ve kulüplerin yarı profesyonel seviyedeki takımlarına gireceksiniz. Üst düzey oyunculara karşı oynayacak seviyeye gelene kadar birçok aşamadan geçeceğiniz için seviyeleri yavaş yavaş tırmanmaya devam etmelisiniz. Her anlamda uzmanlaşın 1 – Çok çalışmanız ve sabırlı olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Profesyonel seviyeye çıkmak için çok çalışmanız ve aynı zamanda sabırlı olmanız gerekir. Profesyonel bir oyuncuya dönüşmek aşamalı bir süreçtir ve bu süreçte öğrenmeye, teknik beceriler geliştirmeye, futbol bilgisi edinmeye devam etmeli ve en önemlisi de diğer insanlarla bağlantılar kurmalısınız. Oyuncu olarak en iyisi olmak istiyorsanız haftanın en az 5-6 günü antrenman yapmak için zaman ayırmalısınız. Hava koşulları nasıl olursa olsun antrenman yapmaya devam etmelisiniz. Günlük olarak yaptığınız bu antrenmanlar yeteneğinizi geliştirmenizi ve becerilerinizi en üst seviyeye çıkarmanızı sağlayacaktır. Daha öncede belirttiğimiz gibi bağımsız olarak idman yapın. Kulüpte olmasanız bile bağımsız olarak veya arkadaşlarınızla ve aile üyelerinizle, tercihen de iyi deneyimleri olan daha eski oyuncularla birlikte becerilerinizi geliştirin. Teknik kabiliyetinizi daima ilerletmeyi amaç edinin. Hareketleri yapmak kolay hale gelene kadar topla çalışın. Bütün beceri gruplarınızı ve uyum kabiliyetinizi güçlendirmek için daha zayıf becerileriniz üzerine de çalışın. Profesyonel futbolcu olmak isteyen bir çocuğunuz varsa fedakarlık seviyeniz çok yüksek olmalıdır. Çocuğunuzu maçlara götürmekten şehirlerarası ve ülkelerarası , futbol malzemeleri almaya, üyelik ücretlerinden, zorunlu olmayan antrenmanlarda yardımcı olmaya ve çocuğunuzun moralini yükseltmeye kadar bir sürü şey yapmanız gerekecektir. 2 – Çok iyi olun. Bir süreliğine oynama şansı yakaladıktan sonra becerilerinizi ciddi ciddi gözden geçirmeniz gerekir. Hangi pozisyonun doğuştan gelen becerilerinize en iyi şekilde uygun olduğunu keşfedin. Bunu yaparken sadece kendinizi düşünmeyin aynı zamanda becerilerinizin takım çalışmasını nasıl beslediğini ve güçlü yönlerinizin oyuna nasıl uyum sağladığını da düşünün. Eninde sonunda yaptığınız şeyde iyi olmak zorundasınız çünkü rekabet çok yoğun ve ikinci bir şans yakalama olasılığınız çok düşük. Antrenörünüzle güçlü yönleriniz hakkında konuşun ve size karşı dürüst olmasını isteyin. Antrenörünüzün önerilerini doğal yeteneğinizi geliştirmek için kullanın. Oynadığınız seviyede en iyi oyuncu olun. Değilseniz kendinizi nasıl geliştirebileceğinizle ilgili dürüst değerlendirmeler yapın veya farklı bir pozisyona geçin veya amatör seviyede kalmaya devam edin. İyi olduğunuzu kanıtlayın ve bu istikrarlı bir kanıt olsun. Her hafta haftanın en gözde oyuncu olmayı başarırsanız doğru yoldasınız demektir. 3 – Formda olun. Futbolda fitness seviyesi çok önemlidir. Düzenli aralıklarla spor yaparak, sağlıklı beslenerek ve alkol gibi performansınızı düşürecek maddelerden uzak durarak sağlıklı olun. Her gece yeteri kadar uyuyun. Sakatlanmamaya çalışın ve sakatlanmadan nasıl oynayabileceğinizi öğrenin. Formda kalmak ve sakatlıklardan dolayı problem yaşamamak için esneyin ve idman yapın. 4 – İyi bir iletişimci olun. Futbol ekip oyunudur ve iyi ilişkiler kurmak hayati önem taşır. Takım arkadaşlarınızla iyi anlaşmanız başarılı olmanıza ve etkili oynamanıza yardımcı olur. Bireysel oynamaya çalışan bir oyuncu veya diğerleriyle iletişim kurmayı reddeden bir oyuncu sorumluluğu takıma yükler ve başarılı olamaz. Kendi tavır ve hareketlerinizi kullanarak, kendinizi net bir şekilde ifade ederek, sahada asi veya sinirli davranışlardan uzak durarak ve takım ruhunu yakalayarak iyi iletişim kurmaya çalışın. 5 – Ruhsal olarak güçlü olun. Futbol kendi başına güzel bir oyun olsa bile profesyonel futbolcuların hayatı belirsiz ve istikrarsızdır. Bu kısa süreli sözleşmelerin yapıldığı, yerine geçmek için diğerlerinin performansının düşmesinin beklenildiği, sakatlık risklerinin ve yaşlanmak gibi bir gerçeğin olduğu dünyadır. Bu gerçeklikler güvensiz hissetmeye ve psikolojik olarak yıpranmaya neden olur. Belirsizliğin, daimi rekabet baskılarının ve güvensizliğin üstesinden gelme kabiliyetinizi geliştirmeniz başarışınızda büyük rol oynar. Aynı zamanda toplum önünde olmak da oldukça zorlayıcıdır. Kendinizi hazırlamazsanız en yüksek seviyeye çıkmak ve medya tarafından sürekli olarak dikkatli bir biçimde incelenmek yorucu olur ve depresyona ve de diğer ruhsal sağlık problemlerine neden olur. Bu tür becerilere sahip değilseniz başa çıkma stratejileri geliştirmek için spor psikologları veya sağlık profesyonelleri ile görüşmenizin faydası olabilir. Ve endişelerinizi içinizde tutmaktansa güvendiğiniz birileriyle konuşmayı öğrenmelisiniz. Yeteneğinizi sergileyin 1 – Kulübünüzün sizin için neler yapabileceğini öğrenin. Kulübünüz deneme veya yetenek günleri düzenleyebilir. Bugünlerde daha sıradan bir olay haline geldiği için kulüpler networklere güvenme eğilimindedir. Kulübünüzün dikkat çekmenize yardımcı olacak ne tür networklar ve topluluk programlarına dahil olduğunu öğrenin. Önemli olan bütün denemelerde yer alın. Her zaman başarılı olmayı beklemeyin ancak tanınmak, insanlarla buluşmak ve detaylar hakkında konuşmak için bu buluşmaların çoğuna katılın. Kulübünüzün yetenek avcılarının kulübü ziyaret etmelerini sağlamak için neler yaptığını öğrenin. 2 – Yetenek avcılarının ne aradığını bilin. Maç boyunca harika bir performans ve iyi davranışlar sergileseniz bile yetenek avcılarının ne istediğini bilmeniz önemlidir. Sonuç olarak takımı kontrol etmek için her an gelebilirler. Yetenek avcıları sadece nasıl top oynadığınızı değil temel olarak genel tutumunuzu izlerler. Yani yeteneğiniz kadar karakterinizi de izlerler. Takım ruhunuzu gösterin. İyi bir futbolcu, takım arkadaşlarına yardımcı olmalı ve güven verici bir takım oyuncusu olmalıdır. Azminizi gösterin. Kibirli veya kötü niyetli olmadan rekabetçi olun. Soğukkanlılığınızı nasıl koruduğunuzu ve baskı altındayken nasıl odaklandığınızı gösterin. Her zaman en iyi şekilde oynayın. Yaşam tarzı zorunlulukları 1 – Yer değiştirmeye hazır olun. Takımlar ve kulüpler bulunduğunuz bölgede değilse yaşam tarzınızda büyük değişiklikler yapmanız gerekebilir. Kulüpler ve aracılar isteklerini karşılamanız için özel hayatınız veya kariyerinizle ilgili uzun vadeli beklentilerinizi önemsemeden en kısa sürede taşınmanızı isterler. Bu noktada kendinizi dinlemeniz ve kendinizi adamanız gereken yolun bu olup olmadığına ve az bir kazanç için bu kadar büyük bir değişikliğe değip değmeyeceğine karar verin. 2 – Profesyonel Futbolcular Derneğinin aşağıda yer alan tavsiyelerini göz önünde bulundurun Düzenli olarak oynayacak mısınız? Taşınacağınız yerin dilini konuşabiliyor musunuz? Ücret yeterli mi? Kulübün iyi bir itibarı var mı? Sakatlanma ihtimaline karşılık ne tür medikal standartlar var? Mantıklı seçimler yapın 1 – Gerçekçi olun. Futbol bir sürü insanın aynı profesyonel sonucu almak istediği ve çok az insanın zirveye ulaştığı oldukça rekabetçi bir spordur. Profesyonel futbolcu olmak isteyenlerin kariyer yolculukları ile ilgili yapılan bir araştırmada bu kariyer yolunun uzun vadeli, ve istikrarsız olduğu belirlenmiştir. 2 – Geleceğe odaklanın. Futbol kariyerinizin ötesinde yaşamınızı nasıl idame ettireceğinizi de düşünmelisiniz. Akademik çalışmalarınızla futbol eğitiminizi dengelemeye devam etmelisiniz. Bu sayede işler umduğunuz gibi gitmezse yaşamınızı farklı şekilde idame ettirebilirsiniz. İpuçları Her zaman tam potansiyelinizi gösterin, yetenek avcısının sizi ne zaman izleyeceğini asla bilemezsiniz. Kendinizi oyuna verin ve oyun süresini sadece futbolu düşünerek geçirin. Diğer şeyleri düşünmek için oyun öncesi ve sonrasında zamanınız olacaktır. Sağ ayağınızı sol ayağınıza göre daha iyi kullanıyorsanız sol ayağınızla şut çekmek veya çalım atmak gibi zayıf yönlerinizi oyun esnasında geliştirmeye çalışın. Sol ayağınızı sağ ayağınıza göre daha iyi kullanmanız harika bir avantajdır çünkü sağ ayakla oynayan futbolcuların sizinle mücadele etmesi zorlaşır. Futbol oyuncusu olarak kayıt yaptırabileceğiniz online veri tabanları vardır ve bu veri tabanları sayesinde yetenek avcılarının ve diğerlerinin dikkatini çekebilirsiniz. Size destek olmaları ve eğitiminize yardımcı olmaları için umutlarınızı ve beklentilerinizi aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşmanız önemlidir. Hala gençseniz geçmiş deneyimleriniz ve ailenizin destek seviyesini öğrenmek için yetenek avcıları ailenizle de tanışmak ister. Oynarken her zaman eğlenin. Korkusuz olun. Düşüncelerinizin veya tedirginliklerinizin ayağınıza dolanmasına izin vermeyin. Her zaman odaklanın ve oyunda kalın. Sınırlarınızı zorlamaya devam edin ve hataların sizi durdurmasına izin vermeyin. Evde bile olsanız antrenman yapmak için her zaman alan ve zaman bulun. Ne kadar çalışırsanız çalışın profesyonel bir futbolcu olacağınızın garantisi yoktur. Elinizden gelenin en iyisini yapmanız gerektiğini ve hayalinize ulaşabileceğinizi akılınızdan çıkarmayın. Her zaman elinizden gelenin en iyisini yapın! Uyarılar Sakatlık profesyonel sporlar için her zaman var olan bir gerçektir. Sakatlanmamak için elinizden geleni yapın ancak sakatlanabileceğinizi de aklınızdan çıkarmayın. Profesyonel futbolcu olana kadar düzenli işinizden istifa etmeyin. Ücret oranı düşük ve hatta belirsiz olacaktır. Profesyonel olsanız bile sözleşmelerin birçoğu kısa süreli olacaktır. Bu nedenle yatırım yapmayı en baştan öğrenin. Galatasaraylı futbolcu Arda Turan, 50 yaşında Galatasaray Kulübü'ne başkan olmak istediğini söyledi. Arda, Galatasaray'ın aylık yayın organı ''Galatasaray Dergisi''nin şubat sayısında yer alan röportajında, 30'lu yaşların ilk yarısı biterken futbolu bırakacağını dile getirerek, ''Ama Türkiye'de kalırsam daha erken de bırakabilirim. Futboldan sonra idareci olmak isterim. Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim. Hatta 50 yaşında Galatasaray'a başkan olmak istiyorum. Olmayacak bir şey değil'' dedi. ''Sence 10 yıl sonra nerede olacaksın'' sorusunu ise Arda, ''10 yıl sonra nerede olacağımı bilemem, ama bu kalpte her zaman Galatasaray olacak'' diye yanıtladı. ''DÜDÜĞÜN ÇALMASI HEYECANI YATIŞTIRAN UYUŞTURUCU İĞNE GİBİDİR'' Maçlardan önce çok heyecanlandığını anlatan Arda, ''Kaç maça çıktım bugüne kadar, sayısını bilemem, ama başlama düdüğü çalana kadar heyecanım vardır. Maçlar başlamadan heyecandan ölürüm. Düdüğün çalması ise o heyecanı yatıştıran uyuşturucu iğne gibidir. İdmandaki maçta da öyledir, heyecanımı her zaman içimde tutarım'' dedi. Arda, kaptan olduktan sonra takımdaki sorumluluğunun arttığını da ifade ederek, şunları kaydetti ''Zaten kendini bırakan bir insan değildim. Pukhet'e tatile gittim. Döndüğümün ertesi günü antrenmana başladım. Sadece takımın kaptanı değilim. Florya'ya hemen gitmek istedim. Garsonlar ne durumda, ne olmuş, malzemeci ne yapıyor, onlarla ilgilenmek zorunda hissediyorum kendimi.'' ''METİN OKTAY BİR TANE, BİR DAHA DA GELMEZ'' Ekşi sözlükte hakkında yazılanlara baktığını belirten Arda, şöyle dedi ''Bazen 'Dur ben şunu bir eleştireyim' diye yazmadıkları saçmalık kalmıyor. Herkes klavyenin istediği tuşuna vurmakta özgür, fakat insan tarafsızlıktan kopmamalı. Bazen daha çok zeka arıyorum insanlarda. Mesela bir yazı vardı hakkımda, 'Liverpool'a gitse, tesiste Arsenal marşı çalınsa ne düşünürdü' demişler. Ya ne düşüneceğim, ben Liverpool'da profesyonel futbolcu olurdum. Ben şu anda buranın öz çocuğuyum. Yani bu mahalledenim. Hepimizde vardır, mahalleye bir yabancı gelince bir süzeriz. Birbirimizi kandırmayalım. Galatasaray konusunda profesyonel değilim. Bunu her zaman söyledim. Tamam, para da kazanıyorum. N;apayım, para veriyorlar, almayayım mı? Gülerek. Bana, 'Taraftara oynuyor' diyorlar. Benim, taraftarı arkama almaya ihtiyacım yok ki, neden böyle bir şey yapayım? Yaşlı teyzeler, küçük çocuklar hepsi beni seviyor, çünkü ön yargılı değiller. Daha net bakıyorlar. Geçen günlerde bir amca bana 'Metin Oktay, ona vuranların kafasını okşardı. Sen 22 yaşındasın, yavaş yavaş olacak' dedi. Kesinlikle doğru söylüyor, ama o Metin Oktay'dı. Metin Oktay bir tane, bir daha da gelmez.'' ''BENİ ÇEKEMEYENLERİ ÇOK İYİ ANLIYORUM'' ''Beni çekemeyenleri çok iyi anlıyorum'' diyen genç yıldız, ''Adam, 'Milli takıma ne verdi, daha ne yaptı' diyor. Görmek isteyen görür. Cevap almak isteyen herkese cevap verebilirim, ama istersem. Sonuçta o kişiyi meşhur etmek de var. Yaptığım hareketlerin, söylediğim sözlerin hepsinin arkasındayım. Geri adım atarsam, onlar ileriye bir adım atar'' ifadelerini kullandı. Camiye gidip ibadet ettiğini belirten Arda, şöyle devam etti ''Bunu yapmak, bunu söylemek bana zor gelmez. Ben gece de dışarı çıkıyorum, bir yerlerde arkadaşlarımla oturmayı seviyorum. Tabii ki yaptığım işi etkilemeyecek şekilde. Kesinlikle içki ve sigara kullanmıyorum. İngilizce öğreniyorum. Beni sıradanlıkla eleştiren insanlardan belki daha az, belki daha çok İngilizce konuşuyorum. Tek başıma yurt dışına tatile gittim, hiçbir sorun yaşamadım, çünkü öğreniyorum, öğrendiğimi de ortaya koymaktan çekinmiyorum. Benden çok daha iyi İngilizce bilen arkadaşlarımla da yurt dışına gittim, ama ben daha çok diyalog yaşadım. 13'lü yaşlardan beri kamplarda yaşıyorum. Herkes bir mücadelenin içinde, ben de bu mücadelenin içindeyim. Şu da bilinmeli, ben 22 yaşında bir çocuğum. Hayatta herkes bir mücadelenin içine giriyor, ama çoğunluk bunu liseden sonra yapıyor. Ben çok küçük yaşlardan beri veriyorum bu mücadeleyi ve bir sürü sorumluluk altındayım.'' ''Ben de 22 yaşında olsam, dışardan Arda'yı izleyen bir taraftar olsam, ben de kıskanırdım'' diyen Arda, ''Güzel arabalara biniyorum, hayatın tadını çıkarmayı biliyorum. Güzel bir kız arkadaşım var. İnsanlar bir şeyler dedikçe cevap da verebiliyorum. İşimi iyi yapıyorum. Bu adamı ben kıskanırdım'' diye görüş belirtti. ''GÜNLÜK TUTUYORUM'' Arda, yalnızken kitap okuduğunu ve bunun kafasını çok iyi dağıttığını kaydederek, ''Bu aralar okumanın yanına yazmayı da ekledim. Günlük tutuyorum. Haliyle dışarıya yansıtamadığım çok şey var. Özellikle maçlardan önce ve sonra bir şeyler karalıyorum'' dedi. Hayattan çok fazla korkan bir adam olmadığını belirten Arda, şöyle devam etti ''Ama her insan gibi çekincelerim var. Kafama takılanları, çekincelerimi kağıda aktarıyorum. Kendim yazmak istedim. Bir tavsiye üzerine değil. Hayat öyle bir yere geliyor ki, anlatmak istediğim çok şey oluyor. Anlatıyorsun, ama belki tam anlatamıyorum, belki de tam anlaşılamıyorum. Aslında üzerimde bir baskı hissetmiyorum, ama bir gerilim de var hayatımızda. Bu açıdan yazmak, rahatlamak için bir yol.'' Arda Turan, her şeye açık biri olduğunu ifade ederken, şunları kaydetti ''Mesela sezon başı çok çalışırım. Bilgi teknolojileri artık her yerde. Futbolun içinde de var. Ben de takip ederim, ama sezon içinde eski futbolcu kafasında davranırım. Hayat bana her şeyi gösteriyor. Konum olarak en yüksek noktaya çıktım. Galatasaray kaptanı oldum. Türkiye'de futbol adına en yüksek yerdeyim. Genç yaştayım, ama çok şey gördüm. Altyapıdan çıkan genç oyuncu, yedek bekleyen oyuncu, maçı kurtaran oyuncu... bunların hepsini yaşadım.'' Galatasaray taraftarının kendisinden desteğini çekmesi halinde çok üzüleceğini vurgulayan Arda, ''Onlar benden desteklerini çekerlerse çok üzülürüm. Bazen iki maç kötü oynadım, ki bu olacak, o zaman tribünlerde homurdanmalar oluyor. Bu beni çok üzüyor. 33 yaşına gelince bu artar mı, işte bunu bilmiyorum. Bence biz bu takım için her şeyimizi veriyoruz. O yüzden taraftar bunun farkında olmalı. Takım kaybedince bizden daha fazla üzülen olmaz. Futbol çok kolay iş değil. Her gün attığın her pas adama gitmez'' dedi. Bir şeyler almak için Milano'ya gidebileceğini dile getiren Arda, ''Neden gitmeyeyim ki. İmkan var, bunu herkes yapıyor, ben de yapıyorum. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışmak lazım'' diye konuştu. ''ARABA TUTKUSU YOK'' Arda, araba tutkusunun hiç olmadığını ve kullanmayı da sevmediğini kaydederek, bir minibüsü ve şoförü olduğunu, minibüsüyle gezmeyi sevdiğini söyledi. Tatilde bir Norveçli turist ile yaşadığı anıyı da anlatan Arda, Galatasaraylı Arda olduğu söylediği halde karşısındakini inandıramadığını, ancak birkaç futbol hareketi yaptığında Norveçli turisti buna inandırabildiğini ifade etti.

22 yaşındayım futbolcu olmak istiyorum