thZy. Breaking NewsLoading... 29 Ekim 2015 Perşembe Home » diyet önerisi alma » hesaplama » kilolu muyum » şişman mıyım » testi » zayıf mıyım » Şişman mıyım? Zayıf mıyım? Testi - Hesaplama Unknown 1442 diyet önerisi alma hesaplama kilolu muyum şişman mıyım testi zayıf mıyım Kilo problemi olduğunu hisseden kişilerin ilk sorduğu sorulardan olan 'ben şişman mıyım?' ve 'ben zayıf mıyım?' sorularının cevaplarını öğrenmenin çok kolay bir yolu var. Kilo ve boy bilgilerini işleyerek geliştirilen bir hesaplama ile beden kitle indeksiniz Oku » Gönderen Unknown zaman 1442 Share Facebook Twitter Google+ StumbleUpon Digg Delicious LinkedIn Reddit Technorati Sonraki Kayıt Önceki Kayıt 0 yorum Yorum Gönder Kaydol Kayıt Yorumları Atom Obezite testi nasıl yapılır, nasıl hesaplanır, obez olup olmadığımızı öğrenmek için hangi soruları kendimize sormalıyız? Gibi sorulara yanıtlar arayarak obez miyim sorusuna yanıt bulmanıza yardımcı olmaya çalışacağız. Obezite testi olmadan da obez olup olmadığınızı kilonuzu ve boyunuzu bilmeniz durumunda kolaylıkla beden kitle indeksinizi hesaplayarak bulabilirsiniz. Beden kitle indeksini hesaplamak için yazının en altına inebilirsiniz. Ancak obezite testi denince, testte bir takım soruların yer alması gerekmektedir. Aşağıda obezitenin değerlendirilebileceği bir takım sorular bulunmaktadır. Yaşa göre değişiklik gösterebilmekte ve ileri yaşlarda kilo alımı normal olarak değerlendirilmektedir. Obezite Testi Soruları Göbeğinizin kıvamı nasıl? Kaya gibi sert, yumuşak, kaslı Arkadaşlarınız kilonuz için ne der? Şişman olduğumu söylerler, zayıf olduğumu söylerler. Hangisini tercih edersiniz? Fast food, sandviç, evde yerim Hamburger yer misiniz? Favori yiyeceğiniz nedir? Hamburger, pizza, patates kızartması, cips, ev yemekleri Boyunuz kaç? Kilonuz kaç? Arkadaşlarınız sizi nasıl görür? Şişman, obez, zayıf, normal Ailenizde kilolu ya da obez başka bireyler var mı? Annem, babam, abim, ablam, kardeşlerim Kaç yıldır kilolusunuz? 3 yıldır, 10 yıldır, 30 yıldır Gece atıştırmaları yapar mısınız? Hayır, haftada 1 kez, 3 kez, her gün Sorulara baktığınızda cevapların ne olması gerektiği aşağı yukarı tahmin edilebilir. Eğer cevabın tersindeyseniz, obez olduğunuz ortaya çıkabilir. Dikkatli olmanızda ve faydalı alışkanlıklar edinmenizi tavsiye ederiz. Bilgi anlamında obezite hastalığı konusundaki bilginizi test etmek isterseniz de aşağıdaki soruların cevabını bilmeniz gerekmektedir. Obezite Bilgi Değerlendirme Soruları Vücutta yağ ne olarak kullanılır? Vücutta aşırı yağ birikimi kısırlığa neden olur mu? Beden kitle indeksi nedir, ne işe yarar? Egzersiz yapmak kilo verimini kolaylaştırır mı? Kas çalışmak kilo verimini zorlaştırır mı? Yağların hangi bölgede birikmesi en sağlıksız ve en tehlikelidir? 1000 gram yağ kaç kalori enerji sağlar? Saçlarınızın yağa ihtiyacı var mıdır? 1980 yıllarında çocuklardaki obezite oranı kaçtır? Yüksek kolesterolü düşürmek mümkün müdür? Sosyal medya insanları daha mı obez yapıyor? Beden kitle indeksinin hangi aralıkta olması sağlıklıdır? Obezite testi yazımız ile ilgili olarak, obez olup olmadığınız ile alakalı ya da beslenme alışkanlığınız ile alakalı soruları yorum kısmına yazarsanız cevaplamaya çalışabiliriz. Yurtdışında konuyla alakalı detaylı kaynak için bu linki tıklayabilirsiniz. Obezite testinin dışında, obez olup olmadığınızı aşağıdaki araçla öğrenebilirsiniz. Etiketler obezite testi, Obezite Testi Nasıl Hesaplanır, Obezite Testi Nasıl Yapılır T24 - Diyetisyen Murat Gökçen’e göre, doğru ve iyi beslenme ve iyi bir yaşam tarzıyla genlerinizi olumlu etkileyebilsiniz. Gökçen, "Diyet genleri değiştirir. Hep zayıf kalarak genlerinizi çok daha farklı bir pozisyona getirebiliyorsunuz. Yani doğru ve iyi beslenmeyle ve iyi bir yaşam tarzıyla genlerinizi olumlu etkileyebiliyorsunuz" gazetesinin "Diyet genleri değiştiriyor" başlığıyla yayımlanan 15 Kasım 2010 haber şöyle Diyet genleri değiştiriyor“Hiçbir yiyecek yasaklanamaz. 80 yaşına kadar her gün bir yumurta yiyebilirsiniz. Diyette ekmeği kesmek yanlış. Ekmek her gün yenmeli. Ondaki vitamin kişiyi daha sakin yapar.” “Doğru beslenme, çocuğun zekâsını yüzde 90-95 etkiliyor. Normal zekâlı bir çocuk, altı yaşına dek doğru beslenirse, üst düzeyde bir zekâya sahip olabilir.” “Bizde en iyi alışkanlık etli ve kıymalı fasulye! Çünkü eti en iyi yeme şekli, sebzenin içinde pişirmektir. Izgara veya kızartırsanız, eti yakarsınız. Yanmış her şey kanser yapıcıdır.” * * * NEDEN MURAT GÖKÇENGünümüzde insanların en çok merak ettikleri konuların başında sağlıklı beslenme ve zayıflama geliyor. Televizyon programlarında, dergi ve gazetelerin sayfalarında her gün yeni bir zayıflama ve sağlıklı beslenme haberi yayınlanıyor. Bazı yiyecekler çok tehlikeli ilan ediliyor, sonra birden bunların tehlikeli olmadığı, aksine çok faydalı olduğu söyleniyor. Hangi sporun ne kadar sürede kaç kalori verdirdiği açıklanıyor, türlü isimler altında zayıflama diyetleri duyuruluyor. İnsanlara, günün hangi saatinde hangi gıdadan kaç gram yiyecekleri öğretiliyor, her gün kaç adım atacakları söyleniyor. Kısacası insanlar sağlıklı beslenmeye ve zayıflamaya çılgınca bir ilgi gösteriyorlar. Eskiden de insanlar zayıflamaya çalışırlardı ama bunu güzel görünmek için yaparlardı. Şimdi ise daha çok sağlık için yaptıklarını söylüyorlar. Acaba zayıflık sağlık için daha mı iyi? Biraz toplu olmak sağlık için çok mu kötü? Daha doğuştan genleri nedeniyle daha iştahlı ve daha şişman olan insanlar, bu genetik yapıyı diyetle aşabilirler mi? Kişinin ileride şişmanlık sorunu yaşayacağı çocuklukta belli olur mu? Normal insan ya da ideal insan diye bir ölçü var mı? Zayıflamak ve zayıf kalmak için nasıl bir diyet uygulamalıyız? Bizim ülkemizdeki insanlar için en iyi diyet ne? Asla yemememiz gereken yiyecekler var mı? Bir insanın her gün yemesi gereken besin nedir? Gece yatmadan önce yemek yemek şişmanlatır mı? Spor mu daha çok zayıflatır yoksa az yemek mi? Bütün bu soruları, sağlıklı beslenme ve diyet konularında kitaplar yazmış olan sektörün en eskilerinden diyetisyen Murat Gökçen’e sorduk ve çok net cevaplar aldık.* * *İnsanlar sürekli zayıflamaya çalışıyorlar. Bunu sağlık için mi, güzellik için mi yapıyorlar?Eskiden insanlar güzelleşmek için zayıflıyorlardı. Şimdi ise daha çok sağlık için zayıflıyorlar. Ama gene de kişinin zayıflama çabasının arkasında dış dünyaya güzel görünme isteği daima vardır. Mesela diyetisyen olarak iş yerimi 1985’te açtım ben. Sağlık için zayıflamak isteyenlerin sayısı her gün daha da arttı ve sağlık için daha mı iyi?Kesinlikle daha iyi. Zayıf olduğunuz zaman kalbiniz, ciğeriniz, böbreğiniz, bağırsaklarınız, her tarafınız daha iyi çalışır. Çünkü üzerinde yük toplu biri olmak çok mu sağlıksız?Hayır. Biraz kilolu olmak gayet tabii ki sağlıksız değil. Fakat bana en sağlıklısı hangisi diye sorarsanız, size, “en sağlıklısı, en zayıf olandır” olmayı nasıl tanımlıyorsunuz? Bir ölçüsü var mıdır zayıflığın?Bir standardı var. Sizin kilo açısından alt sınırınız 50 kilo, üst sınırınız ise 60 kilo diyelim. Bu durumda sizin 50 ile 60 kilo arasında bir yerde olmanız gerekiyor. Burada en sağlıklı nokta ikisinin ortası değildir. Yani 55 kilo sağlıklı kilo, en alt sınırdır, yani 50-52 arasında bir kilodur. Çünkü bu kiloda artık sıfır yük söz konusudur. Bir arabada dört kişi yerine bir kişi gidiyorsun demektir bu. Araba bu kadar yükten çok az zarar görür. Hele bir de yol iyiyse... Yani siz bir de iyi besleniyorsanız, bu durumda ne kadar zayıfsanız sağlığınız için o kadar iyidir. Zaten çevrenize bakın... Çok zayıf insanlar kolay kolay hastalanmazlar. Bunlar her zaman dinç ve diridirler. Ama çok kilolu insanlar öyle mi? Aksırmaktan perişan olurlar, yataktan de sıfır bedenler var. Bunlar çok zayıflar. Sıfır bedenler sağlıklı mı sizce?O tür zayıflık, alt sınırın da altıdır ve alt sınırın altı her zaman için kötüdür. Onlar da aynı fazla kilolu insanlar gibi çok sağlıksızlardır. Kilo almaları ve derhal standart içine girmeleri kiloyu nasıl hesaplıyorsunuz?Pratik hesapları var bunun. Mesela ortalama Türk kadınının boyu için 157 santimetre diyelim. 157 rakamından 105 rakamını çıkarıyorsunuz. 52 ediyor. 157 santimetre boyundaki bir kadının ideal kilosu 52 demektir bu. Sonra elde ettiğiniz ideal kilo rakamını 10’a bölüyorsunuz. Yani bu örnekte, 52’yi 10’a bölüyorsunuz. 5,2 ediyor. Bu 5,2’yi ideal kilo olan 52’ye ekliyorsunuz. 57,2 kilo ediyor. İşte bu 57,2 rakamı, 157 santimetre boyundaki birinin kilo açısından üst sınırıdır. 52’den, 5,2’yi çıkarıyorsunuz. 47 kilo ediyor. 47 kilo da boyundaki kadının en alt sınırıdır. Demek ki bu kişinin standartları, 47 ile 52 kilo arasındadır. 47 kilonun altı, kesinlikle sağlıksızdır. Bu kişide 47 kilonun altı raşitik erkek için ideal kilo hesabı nasıl yapılıyor?Bu pratik hesapta kadın-erkek ayırımı yok. Boyu 160 santimetreye kadar olan kadın ve erkeklerde, kilodan 105 sabit rakamını çıkarıyorsunuz. Boyu 160 santimetreden uzun olan kadın ve erkeklerde de kilodan 107 sabit rakamını çıkarıyorsunuz. Ve biraz önce anlattığım hesaplamayı her ikisine de aynen uyguluyorsunuz. Bu pratik bir hesap! İdeal kilonun tabii ki kişiden kişiye değişen çok ince hesaplamaları var. Sordunuz ve ben size hemen en pratik olanı sağlık için tercihiniz kişinin en alt sınırdaki kiloda olması mı?En alt sınıra ne kadar yakınsa, sağlık açısından o kadar iyidir. Dediğim gibi yük binmez ve bütün organlar daha iyi çalışır. Bir de tabii kişinin yeterli ve dengeli beslenmesi çok önemli. Sağlıklı olmak için ölçü sadece kilo değil. Mesela kişi çok zayıftır ama sadece meyve yiyerek yaşıyordur. O kişi zayıf olsa bile sağlıklı değildir. Çünkü doğru beslenmiyor. Yani arabada tek başına ama sürekli kasisli yoldan gidiyor ve arabaya zarar veriyor. Ama yeterli ve dengeli beslenirse, yani düzgün bir asfalt yolda giderse, organlar da, araba da zarar görmez. Yeterli ve dengeli beslenen iki kişiyi ele alırsak ve bunları kıyaslarsak, kilosu standardın alt sınırında olan, kilosu standardın üst sınırında olandan kesinlikle daha toplu biri olmak çok mu sağlıksız diye sormuştum?Sağlıksız değil tabii ki. Eğer normal günlük fonksiyonlarını yerine getiriyorsa, uyku sorunu çekmiyorsa, bağırsak sindirim sistemi sorunları yaşamıyorsa, iyi besleniyorsa ve etraftan da olumsuz tepkiler almıyorsa, toplu biri sağlıksız olumsuz tepkiler almakla sağlık arasındaki ilişki nedir?“Çok kilolusun... Artık zayıflasan” gibi iğneleyici laflar insanın psikolojisini çok bozuyor. Duygusal denge çok önemlidir. Çünkü sadece midemizin değil, ruhumuzun da doyması gerekiyor. Sağlıklı olmak için tam doyum şart. Beğenilmemek kadını da, erkeği de ruhen sağlıksız yapıyor. Beğenilmemek sağlığa çok zarar kadarıyla eskiden ne sağlık için ne de güzellik için kimse zayıflamaya çalışmıyordu. Ne zaman başladı insanlarda zayıflama isteği?Zayıf kişiler, karşı cins tarafından tercih edilmeye başladığı andan itibaren başladı bu zayıflama isteği büyük ihtimalle. İnsanlar baktılar ki, zayıf olanlar karşı cins tarafından daha çok tercih ediliyor, onlar da zayıflamak için çaba sarf etmeye başladılar. Yani zayıflama isteği ilk başta güzelleşmek içindi. Ama sonra hastalıklar patladı ve şişmanlığın bu hastalıkların en büyük nedeni olduğu anlaşıldı. İşte o zaman da insanlar, “Benim zayıflamam lazım. Yoksa tansiyonum hiçbir zaman düşmeyecek, böbreklerim beni rahat bırakmayacak veya ciğerim yağ toplayıp görevini yapamayacak. Fazla kilolarım yüzünden hastalanmaya başlayacağım” demeye başladılar. İnsanlar, hastalıklar ile kilo ve beslenme arasında var olan ilişkiyi çok yaygın bir laf vardır, “aslan gibi adam gitti” derler...Dışı aslan gibi de, içi öyle değil ama. Aslan gibi adamın genç yaşta niye gittiğini şimdi biz onun beslenmesine baktığımızda anlıyoruz. Çünkü sürekli et ve yağlı gıdalar yiyor. Oysa, kanserojen kimyasallar besinlerin yağlı kısımlarında birikir. Dolayısıyla ne kadar yağlı besin yerseniz, bol yağlı etlerle, bol yağlı yoğurtlarla, yağlı yemeklerle beslenirseniz, o kadar fazla kanserojen kimyasalı içinize almış oluyorsunuz. Bu kimyasallar zamanla birikiyor ve içinizde tepecikler, urlar oluşuyor. Sonuçta da kanser patlıyor. Ama adam dışarıdan bakıldığında dağ gibi, çok iyi beslendiğini sanıyor. Ayrıca bu yağlı besinler, doymuş yağlar gidiyor damarların cidarlarına yapışıyor. Duvardaki damar resimlerine bakın...Aralarında nasıl bir fark var?Doğduğunuzda damarlar gıcır gıcır. Sonra beslenmeyle doymuş yağlar ve kolesteroller geliyor, damarlarınızın içini dolduruyor. Yağlı gıdalarla beslendikçe damarların içi daha da doluyor, kan daha da zor geçiyor ve kötü beslenmenin sonucunda derken bir gün damar durumda insan kolesterollü hiç bir şey yememeli mi?Olur mu hiç. İnsan vücudunun belli bir miktarda kolesterole ihtiyacı var. Çünkü hücre cidarları, sinir uçları hep kolesteroldendir. Vücut bu yağı kendisi yapar ve günde iki bin miligram kadar kolesterol üretir. 500-800 miligramını da dışarıdan alır. Mesela 100 gram kaşar peynirinden 100 miligram kolesterol alır. 100 gram yağsız etten 95 miligram kolesterol alır. Fazlası ise zaman içinde da damarları tıkadığı söyleniyor. Bu doğru mu?Sigara vücuttaki iyi kolesterolü düşürüyor. Vücut her gün belli miktarda kolesterolü kullanır. Kullanmadığı kolesterol ise vücutta birikir. Ortada kalan bu kötü kolesterolü, HDL dediğimiz iyi kolesterol toplar ve karaciğere götürür. Biz iyi kolesterole “çöpçü” de deriz. Sayısı yeteri kadar fazlaysa, ortadaki kötü kolesterolün hepsini toplar ve içiniz tertemiz olur. Sigara içmek, işte bu çöpçülerin sayısını azaltıyor. Yani vücuttaki iyi kolesterolü düşürüyor. Çöpçü sayısı azalınca, kötü kolesterolün hepsi toplanamıyor ve damarlar doluyor, dönersek... Niye bazı insanlar zayıf, bazıları şişman? Genetik mi belirliyor bunu?Genetik yüzde 5-7 oranında belirliyor. Aslında genetikten ziyade anne ve babanın şişman olup olmadığı çok önemli. Anne ve baba şişmansa, çocuğun şişman olma olasılığı yüzde 80’lere çıkıyor. Bu da bir nevi genetiğimsi bir şey oluyor tabii. Çünkü o evde sürekli yemek yeniyor. Çocuk onları görüyor ve o da yiyor. İlk başta yemese bile anne ve baba ısrarla ona ve babadan sadece birinin şişman olması durumunda ne oluyor?Eğer sadece baba şişmansa, çocuğun şişman olma ihtimali yüzde 50’nin altına düşüyor. Eğer sadece anne şişmansa bu oran yüzde 50’lerde seyrediyor. Çünkü çocuğa yemek yediren annedir. Eğer evde anne ve babanın ikisi de zayıfsa, çocuğun şişman olma ihtimali yüzde 20’lere ileride şişmanlık sorunu yaşayacağı çocuklukta belli olur mu?Belli olur. Şöyle belli olur. Eğer kişi bebekken çok kiloluysa, ömür boyu bunun sıkıntısını çeker. Çünkü bebeklik çağında vücudundaki yağ hücre sayısı çok artmış olur. Sürekli zayıflayıp tekrar kilo alanların, “ne yesem yarıyor” diyenlerin, bebekliklerine indiğinizde genelde çok fazla kilolu bebekler olduklarını görürsünüz. Yağ hücrelerinin yüksek sayıda olmasından ötürü, onlar genelde şişmanlık sorunu yaşıyorlar. Zira kilo, yağ hücrelerinin içinin dolmasıyla oluşuyor. Kişinin vücudundaki yağ hücrelerinin yapımı da büyüme çağında olur. Kişi büyüme çağında çok fazla kiloluysa, o kişinin vücudunda çok fazla yağ hücresi zayıfladığında vücudundaki yağ hücreleri yok olmuyor mu?Olmuyor. Sadece yağ hücrelerinin içi doğuştan genleri nedeniyle daha iştahlı ve daha şişman olan insanlar, bu genetik yapıyı diyetle aşabilirler mi?Aşabilirler. İsterlerse, iyi bir çalışma sonucunda zayıflayabilirler ve ömür boyu zayıf kalabilirler. Yeterli ve dengeli beslenmek çok önemlidir. İnsanlar sağlıklı beslenmeyi öğrenmek zorundalar. Bakın... İnsan beyninin gelişimi anne karnında yedinci aydan itibaren başlıyor ve altı yaşa kadar devam ediyor. Anne ve çocuğun doğru beslenmesi, çocuğun zekâsını yüzde 90-95 etkiliyor. Normal bir zekâya sahip çocuk, altı yaşına kadar doğru beslenirse üst düzeyde bir zekâya sahip olabiliyor. Bu yüzden “önce eğitim” değil. Önce beslenme, sonra eğitim! Size şunu da söyleyeyim. İnsanda kemik yapımı da bebeklikte başlar ve 25 yaşına kadar devam eder. Bebeklikten 25 yaşa dek, insan kalsiyum bakımından zengin gıdalarla beslenirse, kemikleri çok daha sağlam konusuna gelirsem... Diyet, kişinin genlerini değiştirmediğine göre, insanlar rejim bitince yeniden şişmanlaşmaya ve çok yemeye başlamıyorlar mı?Diyet genleri değiştirir. Hep zayıf kalarak genlerinizi çok daha farklı bir pozisyona getirebiliyorsunuz. Yani doğru ve iyi beslenmeyle ve iyi bir yaşam tarzıyla genlerinizi olumlu insanlar genelde rejimleri bitince yeniden şişmanlaşmaya ve çok yemeye başlıyorlar. Bu kısır döngünün nedeni nedir?Yediğiniz zaman kilo alırsınız. Kilo aldığınız zaman iştahınız artar. Dolayısıyla daha çok yersiniz ve daha da kilo alırsınız. Bu bir kısırdöngüdür. İnsanın iştahı kilo aldıkça daha da artar. Çünkü bünyesi genişler ve daha çok şeyi doyurmak zorunda kalır. Yeryüzünde 1,8 metrekare yer kaplarken, kısa süre sonra 2,3 metrekare yer kaplamaya ve zayıf kalmak için nasıl bir diyet uygulamalı insanlar?Eğer kişi fazla kiloluysa, beslenme şekli, alışkanlıkları yanlış demektir. Doğru beslenmeyi öğrenmek zorundadır. Bir kere, dünyada “ana öğün” diye bir şey kalmadı. Sabah, öğle ve akşam olmak üzere üç öğün beslenme ortadan kalktı. Onun yerine az az, sık sık beslenme şekli geldi. Gelişmiş ülkelerde insanlar otuz yıldan beri böyle az, sık sık beslenmek, tam olarak nasıl oluyor?Bir öğle yemeğinde önce çorba, arkasından et yemeği, onun arkasından sebze yemeği, ekmek ve arkasından da tatlı yiyip sofradan kalkmak diye bir şey yok artık. Böyle beslenmek kişide ne kan şekeri ne de tansiyon bırakıyor. Böyle beslenenin tansiyonu aniden yükseliyor ve sonra aniden düşüyor. Tansiyon, ürik asit hepsi birbirine giriyor. Az az ve sık sık beslenirseniz, bunlar olmuyor. Öğle yemeğini mesela bir tabak salata, bir kâse çorba ve bir dilim ekmekle bitiriyorsunuz. İki buçuk, üç saat sonra bir kâse cacık içiyorsunuz ve bir bisküvi yiyorsunuz. Gene birkaç saat sonra bir bardak sütle bir tost yiyorsunuz. Birkaç saat sonra bir meyve biraz peynir yiyorsunuz. Yani her üç saatte bir, az az besleniyorsunuz. Böyle yapın ve vücut ne kadar rahat ediyor görün. O zaman ne yemekten sonra uykunuz geliyor, ne de halsizleşiyorsunuz. Rahat ve enerjik yatmadan önce yemek yemenin şişmanlattığına dair yaygın bir inanç var. Bu doğru mu peki?Yanlış. Metabolizmamız hiç durmuyor ki. Yattığımızda her şeyimiz gene çalışıyor. Ama yüksek kalorili bir şey yiyip yatmak sadece gece değil, gündüz vakti de yanlıştır. Gene kalbiniz yorulur. Bakın... Önemli olan şudur. Yatana kadar yiyebilirsiniz ama, yeter ki abartılı yemeyin. Abartılı yerseniz kalbinizi yorarsınız, kötü rüyalar görürsünüz. Ama yatmadan önce yediniz diye, daha fazla kilo almazsınız. Bir elma, 50 kaloriyse hep 50 kaloridir. Elma yatarken yediğinizde daha kalorili olmaz az, sık sık beslenmede kaç öğün yemek gerekiyor?Sekiz öğün deniyor ama altı öğün de olabilir. Mesela yatmadan önce bir bardak sütle ya da bir kâse yoğurtla birlikte bir grisini veya bir dilim Etimek ve bir parça peynir biri sürekli mi diyet yapmak zorunda?Zayıflamak istiyorsa diyet yapmak zorunda. Kilo verebilmek için günlük kalori miktarını düşük tutmak zorunda. Ama zayıfladıktan sonra diyet yapmak zorunda değil. O zaman dengeli beslenmek zorunda. Bir de şu var. Eğer kişi balıketiyse ve hayatından da memnunsa, fazla kiloları kendisini çok rahatsız etmiyorsa, aksine diyet uygulamak onu ruhen rahatsız edecekse, kişinin öyle kalması daha iyidir. Çünkü duygusal denge her zaman daha önemlidir. Bozulduğunda onu düzeltmek çok zordur. Bu yüzden ruhsal durumu koruyarak zayıflamak sinirleri bozar mı?Yanlış beslenmeyle zayıflarsanız, sinir durumunuzu berbat edersiniz. Sadece elma, veya sadece et, veya sadece makarna yiyerek zayıflamaya kalkarsanız, metabolizmanın dengesini bozarsınız. Tek tip diyetle zayıflamak asla doğru mineral ve vitamin hapları almak çözüm değil midir?Kesinlikle çözüm değil. Çünkü vitaminlerin birçok formu vardır. Vitamini hap olarak aldığınızda, o vitaminin tek bir formunu almış oluyorsunuz. Oysa vitaminleri besinlerden aldığınızda, vitaminlerin birçok formunu ve ikincil maddeleri de almış oluyorsunuz. Bu yüzden E Vitamini çıktı alalım, krom çıktı alalım, onu alalım, bunu alalım derken insanların avuçları vitaminlerle doluyor. O insanlar dopingle yaşıyorlar. Doğru beslenin ve vitaminlerin hepsini kenara atın. Eğer doğru beslenemeyecekseniz vitamin ve mineral hapları alın. Mesela B-kompleks vitaminleri merkezî sinir sistemini çok etkiler ve kişinin daha sakin ve sinirsiz olmasını sağlar. B-kompleks vitaminleri özellikle ekmekte çok fazladır. Bu yüzden biz diyetisyenler, ekmeği hiç kesmeyiz. Diyet sırasında ekmeği kesmek çok söylediğiniz beyaz ekmek için de geçerli mi?Her ekmek için geçerli ama en kaliteli ekmek yulaf, çavdar ve tam buğday ekmeğidir. İkinci kaliteli ekmek kepek ekmeğidir. Üçüncü kaliteli yani en kalitesiz ekmek de beyaz ekmektir. En az B-kompleks beyaz ekmekte insanın her gün yemesi gereken besin nedir?Ekmek! Kişi ekmeği her gün yemeli. Kişi, doğru beslenmek için her gün protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineraller mu daha çok zayıflatır yoksa az yemek mi?Kesinlikle az yemek daha çok zayıflatır. Spor vücudun çok diri, dinç, fit olmasını sağlar ve zayıflamaya yardımcı olur. Kişi mutlaka spor yapmalı. Çünkü biz insanlar kemiklerimizin üzerinde durmayız. Biz, kaslarımızın üzerinde dururuz. Kasları yapan da spor olduğuna göre, mutlaka spor yapmamız gerekir. Spor derken ağır sporları kastetmiyorum. En güzel spor kolları sallayarak yürümektir ve yüzmektir. Aşırı spor yapmak, bedeni çok fazla yormak da zararlıdır. Sabah kalkıp akşam yatana kadar on bin adım atmak ya da yarım saat yüzmek yeterlidir. Bu da günde 4-5 kilometre yürümek yemememiz gereken yiyecekler var mı?Hayır yok. Her yiyeceği yememiz gerekir. Ne kadar çeşitli beslenirseniz o kadar kaliteli beslenmiş olursunuz. Bir yemeği yaparken on çeşit baharat katarsanız o yemeğin kalitesi daha artar, vücut için daha çok yararlı şey alırsınız. Hiçbir yiyecek yiyecekler çok tehlikeli ilan ediliyor sonra tehlikeli olmadığı anlaşılıyor. Aslında bütün yiyeceklere insan vücudunun ihtiyacı olabilir mi? Yani hiçbir yiyecek söylendiği kadar tehlikeli olmayabilir mi?Kesinlikle. Hiçbir yiyecek söylendiği kadar tehlikeli değil. Her yiyeceğe vücudun ihtiyacı var. Mesela 80 yaşına kadar her gün bir yumurta yiyebilirsiniz. Mesela mayonez... Yağ ve yumurtadan yapılmıştır. Çok kaliteli bir gıdadır. Çok kaliteli olduğu için de az yenmelidir. Mesela etin yağı... Onda da A Vitamini vardır ama fazla yendiğinde damarları doldurur. Kısacası her şeyden abartısız yemek yeme alışkanlıkları toplumdan topluma değişiyor. Mesela Fransızlar çok et ve yağ tüketiyor ama o kadar da zarar görmüyorlar. Bir Fransız, sağlıklı olmak için bir Japon gibi yemeğe başlarsa bu olumlu mu yoksa olumsuz mu bir sonuç verir?Bu, yanlış bir sonuç verir. Çünkü alışkanlıkların birden dışına çıkmak, ani değişiklikler sağlıklı yaparken geleneksel yemek yeme biçimi de göz önünde bulundurulmalı mı?Kesinlikle ülkemizdeki insanlar için en iyi diyet ne?Bizim en iyi yaptığımız şey, etli fasulye, kıymalı karnabahar gibisinden eti sebzenin içinde yemektir. Çünkü eti en kaliteli yeme şekli, sebzenin içinde pişirmektir. Izgara yaptığınızda, ya da yağda kızarttığınızda eti yaşla ilgisi var mı?Bir miktar var. Şöyle anlatayım. Yaşlılıkta daha az kalori almak gerekiyor. Çünkü iç organların çalışma hızı yavaşlıyor. Bazal metabolizma erkeklerde emeklilikten sonra, kadınlarda da menopozdan sonra kilo alacağımızı kabullenerek mi beslenmeliyiz yoksa hep aynı kiloda gayret mi etmeliyiz?En iyisi hep aynı kiloda kalmaktır. Ben 51 yaşındayım. 25 yaşında da bu kilodaydım. 25-30 yaşınızdaki kilonuz eğer rahat ettiğiniz ideal kilonuz ise, amacınız hep o kiloda kalmak olmalı. “Yaşlandıkça kilo alınır” sözü doğru insan ya da ideal insan diye bir ölçü var mı? Boyla kilo arasında böyle ideal bir denge bulunuyor mu?Body mass index denen bir ölçü var. Bu ölçüde, boyunuzun karesini alıp, çıkan rakamı kilonuza bölüyorsunuz. Sonucun 25 ve altında olması gerekiyor. Sizin boyunuz ve kilonuz kaç?Boy 166 santim. Kilo 51... çarpı eşittir Bu rakamı kilonuza bölelim. 275 bölü 51 eşittir 18,5. Bu rakam 25’in altında. Bu kilonun tabii bir de alt sınırı var. O sizdeki alt sınır 16-17’dir. Ayrıca sağlık açısından bel-kalça oranları da çok önemlidir. Erkekte bu oran kadında ise olması gerekir. Bel kalça oranını bulmak için önce baseninizi ve belinizi ölçüyorsunuz. Sonra belinizi baseninize bölüyorsunuz. Eğer ve altında bir rakam çıkarsa, ölçüler çok iyi demektir. Eğer üstünde çıkarsa dikkat etmek gerekir. Çünkü bel kalınlaşması, kişinin kalp hastası, yüksek tansiyon ve şeker hastası olma eğiliminin yüksek olduğunu ve sebze şişmanlatır mı?Her şeyin fazlası şişmanlatır. Sebzenin de fazlası şişmanlatır ve zararlıdır. Çünkü her şeyin fazlası toksit etki yaratır. Zira o besindeki etken maddeleri çok fazla alırsınız. Vücut bunun hepsini kullanamaz ve bu fazlalık sizi şişmanlık arasında bir ilişki var mı?Var çünkü fazla uyuyan kişinin kalori sarfı kendi genetik yapısını ya da yaşını göze almadan zayıflamaya çalışması bir sağlık sorunu yaratır mı?Yaratmaz. Bana, zayıflamak için 80 yaşındaki insan da geliyor, altı yaşındaki çocuk da. Hepsi de zayıflayınca daha sağlıklı olduklarını söylüyorlar. Tekrar söyleyeyim. Şişmanlık, sağlıksız bir durumdur! Anne olmak isteyen kadının ne çok zayıf ne de kilolu olmasını istiyoruz. Fazla kilo doğurganlığı etkiliyor ama çok zayıf olanlarda da vücuttaki yağ oranının düşüklüğüne bağlı olarak adet düzensizliği ve gebe kalmakta zorluk olmam hamile kalmamı engeller mi? 23 yaşında, 1 yıllık evli bir kadınım. Ancak çok zayıfım. Kilom 43. Bu kiloyla hamile kalmam sorun olur mu? Çok şişmanların hamile kalmakta zorlandıklarını yazmıştınız. Acaba çok zayıf olanlarda da böyle bir tehlike var mı? CEVAPSevgili okurum, vücut kitle indeksinin çok fazla olması gibi çok az olması da gebelik isteği sırasında ve hamilelik esnasında bazı problemlere yol açabilmektedir. Kilonuz epey düşük ama boyunuzu mailinizde belirtmemişsiniz. Bu durumlarda boy ve kilo ölçümü ile hesaplanan vücut kitle indeksi değeri bizim için anlamlı oluyor. Aşırı zayıf kadınlarda genellikle vücuttaki yağ oranının çok düşük olmasına bağlı olarak adet düzensizliği ve gebe kalmada zorluklar görebiliyoruz. Bu nedenle bir doktora danışıp muayene olmanızı öneririm. Safra kesemdeki polip etkili olur mu? 52 yaşındayım. İdrar yaparken zorluk çekiyorum, yanma ve sızlama oluyor. Safra kesesinde polip tespit edildi. Bunun idrar yollarında oluşan yanmaya etkisi var mıdır? CEVAP Sevgili okurum, idrar yolu enfeksiyonlarının safra kesesi ya da polibi ile ilişkisi bulunmamaktadır. İdrar yolu enfeksiyonları tipik olarak idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma şeklinde bulgu göstermektedir. Size önerim en kısa zamanda doktorunuza başvurarak tam idrar testi ve idrar kültürü yaptırmanız olacaktır. Bu test sonuçlarına göre hangi enfeksiyon olduğu tespit edilerek buna yönelik ilaç tedavisi sonrası ağrı hissediyorum On aylık evliyim. Cinsel ilişkiye girdikten sonra ağrı hissediyorum. Ayrıca evlendiğimden beri idrarımda kötü koku oluyor, akıntım da var. Sizce bütün bunlar normal mi? CEVAP Sevgili okurum, cinsel birliktelik esnasında ağrıya neden olabilecek birçok sebep bulunmaktadır. Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlık sağlanamaması ağrının en sık sebeplerinden bir tanesidir. Bunun yanı sıra ultrason ile rahim ve yumurtalıklarınızın değerlendirilmesini öneririm. Olası yumurtalık kistleri ve miyomlar kadınlarda cinsel birliktelik esnasında ağrıya yol açabilir. İdrardaki kötü koku şikayeti içinde idrar testi yaptırıp enfeksiyon olup olmadığını kontrol ettiriniz. Kişiye Özel Diyet; Herkesin kendine özgü fizyolojik özellikleri bulunmaktadır. Diyet adı altında verilen her tür program sadece kısa süreliğine hızlı kilo verilmesini sağlayan, bazen sağlıklı bazen sağlığı tehlikeye atan diyetlerdir. Önemli olan ise kişiye özel diyetlerdir. Kilo vermek istiyorsanız eğer herkesin kendine özgü bir besin programı olduğunu düşünerek beslenme uzmanı veya diyetisyen yardımı almalısınız. Kişiye Özel Diyet Nasıl Yapılır? Sorusunun yanıtını merak etmekteyseniz size yardımcı olabilecek bilgileri de hemen sunalım. Kişiye Özel Diyet Nasıl Yapılır? Kişiye Özel Diyet Nasıl Yapılır?Kan Değerlerine BakılırTahliller YapılırBoy ve Kilo Ölçümü YapılırMetabolizma Hızına Bakılır Kişiye özel diyet programı hazırlanırken sadece testler veya tahliller yapılmaz. Kişinin günlük beslenme düzeni ve yaşam tarzı da göz önünde bulundurulur. Bu yüzden program kişiye özel olarak ayrı ayrı yapılmaktadır. Kan Değerlerine Bakılır Kişiye Özel Diyet – Kan Testi Kan değeri diyet programı için en önemli belgedir. Kandaki mevcut şeker düzeyi, kolesterol, karaciğer enzimlerinin çalışma seviyesi, B12 ve demir değerleri, tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesini kapsayan belge göz önünde bulundurularak kişiye özel diyet programı hazırlanır. Kişiye öze diyette kan değerleri sonucuna göre; kişinin sevmediği veya alerjisi olan her tür besin programda yerini almaz. Kişi günlük yaşantısında hangi zaman dilimlerinde öğün yiyorsa, neler tüketiyorsa veya neyi sevmiyorsa ona göre bir program işin uzmanı tarafından hazırlanır. Tahliller Yapılır Kişiye Özel Diyet – Tahliller Kişiye özel diyet listesi hazırlanırken son 6 ay içerisinde yapılmış olan kan testi varsa kişiden istenir. Yoksa da yeni bir kan testi yapılır. Hemogram değerleri kontrol edilir. Bu değere bakılarak kişinin diyete olan dayanıklılığı tespit edilmiş olur. Vücudun yağı taşlarından biri olan B12 ve demir gibi maddelerin vücutta bulunma oranı kontrol edilir. Kişinin durumuna bağlı olarak açlık ve tokluk şekerine bakılır. İyi ve kötü kolesterol dengesi araştırılır. Boy ve Kilo Ölçümü Yapılır Kişiye özel Diyet – Boy Kilo Ölçümü En önemli hususlardan biri de kişinin boyu ve kilo ölçümüdür. Herkesin boyu ve kilosu aynı olmaz. Yalnızca kiloya bakarak program hazırlamak da doğru değildir. Kişinin boy endeksine uygun bir diyet programı oluşturulması gerekir. Evrensel formlar bulunmaktadır. Bu formlara bakılarak kişinin önce zayıf mı yoksa kilolu mu olduğu yani ideal ağırlığa sahip olup olmadığına bakılmalıdır. Vücut yalnızca yağlardan oluşmaz. Kişilerde kemik ağırlığı, kas ağırlığı ve yağ ağırlığı oranı da göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm oranlar tespit edilir, harmanlanır ve kişiye özel sağlıklı beslenme listesi oluşturulur. Liste oluşturulurken baş etken ise; alınan kalorinin harcanan kaloriden fazla olması gerektiğidir. Metabolizma Hızına Bakılır Kişiye Özel Diyet – Metabolizma Kişiden kişiye değişen kilo kaybının sebeplerinden biri de metabolizma hızıdır. Metabolizmanız ne kadar hızlıysa kilo vermeniz o kadar kolay, metabolizmanız ne kadar yavaşsa kilo vermeniz o kadar yavaş demektir. Metabolizma hızı herkeste aynı olmaz. Cinsiyet farkına ve yaş farkına göre değişebilmektedir. Metabolizma hızını ölçen cihazlar vardır. Ancak en kapsamlı ve en önemli ölçüm sağlanan yöntemlerden biri oksijen maskesi ile gerçekleştirilen yöntemdir. Vücuttaki oksijenin tüketim oranından yola çıkılarak bireyin metabolizması ölçülür. Yalnız bu yöntem masraflıdır ve diyetisyenler genelde vücut ölçüm cihazlarını kullanmaktadır. Mesela; bir kişinin kas kitlesi yoğunsa metabolizma hızı o yoğunluk ile paraleldir. Erkekler kadınlara göre daha hızlı metabolizmaya sahiptir. Kas yerine yağ kitlesi yoğunsa eğer metabolizma için tam tersi etki yaratır. Metabolizma hızını artırmak için; kişiye özel hazırlanan diyet programına uymak, çok sık yemek yemek gerekir. Diyet yaparken kendinizi vereceğiniz kiloya adapte etmeniz gerekir. Unutmayın siz kilo vermekten ziyade sağlıklı olmak istiyorsunuz! Bunu göz önünde bulundurarak diyetinizi yapın. Aynada görünüşünüze bakın. Zayıf olduğunuz resimleri buzdolabınızın üzerine yapıştırın. Zayıf halinizi gördükçe daha azimli olursunuz ve o kiloya gelmek için çabalarsınız. Vazgeçmez ve istikrarlı hareket edersiniz…

zayıf mı kilolu mu testi